Fas üzerinden yükselerek Batı Avrupa’nın üzerine adeta bir kabus gibi çöken sıcak hava kubbesi, Fransa ve İngiltere’de mayıs ayı meteoroloji kayıtlarını altüst etti. İspanya’da termometrelerin 40 dereceye dayanmasıyla geceleri nefes almayı imkansız hale getiren "tropikal geceler" dönemi resmen başladı.
Avrupa genelinde günlük yaşamı felç eden sıcak dalgasının en acı verici faturası ise Fransa’da kesildi. Paris’te düzenlenen bir koşu etkinliğinde, aşırı sıcağa ve neme dayanamayan çok sayıda sporcu peş peşe kalp krizi geçirerek hastaneye kaldırıldı. Yaşanan bu korkutucu gelişmelerin ardından gözler, iklim bilimcilerin Türkiye için güncellediği risk haritalarına çevrildi.
Avrupa’yı kavuran bu ekstrem doğa olayının ardından Türkiye için ilk somut uyarı İzmir Bakırçay Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şermin Tağıl’dan geldi. Büyük Okyanus’taki sıra dışı ısınmanın tetiklediği "Süper El Nino" sürecinin Türkiye’yi son derece istikrarsız ve sert bir iklim döngüsüne sokacağını belirten Tağıl, önümüzdeki yaz ayları için kritik bir projeksiyon çizdi.
Yeni tahminlere göre; Ege, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri bu yaz tehlikeli boyutta kuraklık riski ve orman yangınları tehdidiyle karşı karşıya kalacak. Buna tezat olarak Karadeniz Bölgesi ise deniz suyunun aşırı ısınması nedeniyle ani, lokal ve yıkıcı sel felaketleriyle mücadele etmek zorunda kalabilir.
İklim bilimcileri asıl korkutan senaryo ise yaz mevsiminin bitimiyle, yani sonbahar aylarında devreye girecek. Yaz boyunca Akdeniz ve Karadeniz havzasında biriken devasa ısı enerjisi, sonbaharda kuzeyden sarkacak ilk organize soğuk hava kütleleriyle çarpışacak.
Uzmanlar, bu atmosferik çarpışmanın Doğu Akdeniz’de "medicane" olarak bilinen, tropikal kasırga benzeri çok şiddetli ve yıkıcı fırtınalara yol açabileceği konusunda uyarıyor. Türkiye'nin kıyı şeridini tehdit eden bu senaryo, iklim krizinin artık uzak bir gelecek değil, kapımızdaki bir gerçek olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.




