Küresel iklim sistemine ilişkin son modellemeler, dünya genelinde çok güçlü bir El Nino sürecinin oluşabileceğine işaret ediyor. Uzmanlara göre “süper El Nino” olarak adlandırılan bu olağanüstü iklim olayı, yalnızca Pasifik bölgesini değil, tüm dünya üzerinde sıcaklık, yağış ve aşırı hava olaylarını doğrudan etkileyebilir.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) tarafından paylaşılan son veriler, süper El Nino ihtimalinin giderek güçlendiğini ortaya koyuyor. Özellikle yaz ve sonbahar aylarında etkisini gösterebilecek bu sistemin, önceki tahminlere göre daha yüksek bir olasılıkla gerçekleşebileceği belirtiliyor.
El Nino, Pasifik Okyanusu’nda deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla ortaya çıkan doğal bir iklim olayı olarak biliniyor. Ancak “süper El Nino” dönemlerinde bu ısınma çok daha güçlü gerçekleşiyor ve etkileri küresel ölçekte hissediliyor. Kuraklıklar, sel olayları, sıcak hava dalgaları ve tropikal fırtına düzenindeki değişimler bu süreçte daha şiddetli yaşanabiliyor.
Uzmanlara göre süper El Nino, bazı bölgelerde deniz yüzeyi sıcaklıklarının ortalamanın 2 santigrat derecenin üzerine çıkmasıyla karakterize ediliyor. Bu durum atmosferik dolaşımı değiştirerek jet akımlarını etkileyebiliyor ve dünya genelinde hava sistemlerini yeniden şekillendirebiliyor.
Bilim insanları, olası bir güçlü El Nino’nun etkilerinin kısa süreli kalmayabileceğini ve 2027’ye kadar uzanabilecek küresel sonuçlar doğurabileceğini ifade ediyor. Bu süreçte dünya genelinde sıcaklık rekorlarının yeniden kırılabileceği ve aşırı hava olaylarının artabileceği öngörülüyor.
Türkiye açısından değerlendirildiğinde ise süper El Nino’nun yağış rejimi, sıcaklık ortalamaları ve mevsimsel geçişler üzerinde belirgin etkiler oluşturabileceği belirtiliyor. Uzmanlar, bu tür büyük ölçekli iklim olaylarının Akdeniz havzasında kuraklık riskini artırabileceğine ve ani hava değişimlerini daha sık hale getirebileceğine dikkat çekiyor.





