Kadim Durmaz’dan Çifte Soru Önergesi: Çevre ve Tarım Alarmı

TOGÜ’den Kadın Çiftçilere Arıcılık Desteği: Ürettikleri Bal Çocuklarının Eğitimine Katkı Sağlayacak
TOGÜ’den Kadın Çiftçilere Arıcılık Desteği: Ürettikleri Bal Çocuklarının Eğitimine Katkı Sağlayacak
İçeriği Görüntüle

CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Tokat’ın Erbaa ilçesine bağlı Gümüşalan, Pınarbeyli ve Çamdibi köyleri arasında planlanan patlatmalı taşocağı ve kırma-eleme tesisi projesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Durmaz, hem Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a hem de Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ayrı ayrı soru önergeleri sundu.

Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğü’nün 96’ncı maddesi kapsamında verilen önergelerde, projenin çevresel etkilerinden deprem riskine, tarım alanlarından su kaynaklarına kadar geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

“Köylere Çok Yakın, Doğal Denge Tehlikede”

Durmaz, proje sahasının yerleşim yerlerine olan yakınlığına dikkat çekerek önemli veriler paylaştı. Buna göre:Pınarbeyli köyüne yaklaşık 720 metre, Çamdibi köyüne yaklaşık 850 metre, Gümüşalan köyüne yaklaşık bin 200 metre, En yakın yapıya ise sadece 270 metre mesafede bulunuyor.

Ayrıca bölgenin içme suyu kaynaklarına, tarım arazilerine ve köy yollarına yakın olması nedeniyle ciddi riskler barındırdığı ifade edildi. Mevcut taşocakları nedeniyle halihazırda yaşanan tozlanma, yoğun kamyon trafiği ve yol deformasyonu da dikkat çekilen unsurlar arasında yer aldı.

Deprem Gerçeği: Niksar Sarsıntısı Gündeme Taşındı

Durmaz’ın önergesinde, 13 Mart 2026 tarihinde Niksar merkezli meydana gelen MW 5.5 büyüklüğündeki deprem de önemli bir referans olarak gösterildi. AFAD verilerine göre depremin 6,37 kilometre derinlikte gerçekleştiği ve çok sayıda artçı sarsıntının kaydedildiği hatırlatıldı.

Bölgenin Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer aldığına dikkat çeken Durmaz, bu tür bir alanda patlatmalı madencilik faaliyetlerinin sadece çevresel değil, jeolojik ve kamu güvenliği açısından da yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kelkit Vadisi İçin Kritik Uyarı: “Telafisi Güç Sonuçlar Doğabilir”

Kelkit Vadisi’nin yalnızca Tokat için değil, Anadolu’nun önemli ekosistemlerinden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bölgenin: “Önemli Doğa Alanı” statüsünde olduğu, bin 316 bitki taksonuna ev sahipliği yaptığı, bunların 132’sinin endemik olduğu bilgileri paylaşıldı.

Durmaz, bu hassas ekosistemde yapılacak madencilik faaliyetlerinin biyolojik çeşitlilik, su dengesi ve tarım üretimi üzerinde geri dönüşü zor etkiler yaratabileceğini ifade etti.

Tarihi Alanlar da Risk Altında

Proje sahasının yakınında yer alan Delikli Kaya, Kara Mezarlık ve Kilise Yeri gibi alanların SİT kapsamında değerlendirildiği belirtilerek, kültürel mirasın da tehdit altında olduğu kaydedildi.

Bu durumun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda tarihî ve arkeolojik değerler açısından da hassasiyet gerektirdiği vurgulandı.

Erbaa Ekonomisi Tehlikede mi? Bin 500 Kişilik İstihdam Vurgusu

Durmaz, Erbaa’daki tarımsal üretimin büyüklüğüne de dikkat çekti. İlçede: 640 dekar alanda çiçek üretimi yapıldığı, 120 üreticinin faaliyet gösterdiği, yaklaşık bin 500 kişiye istihdam sağlandığı, 85 ülkeye 105 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirildiği belirtildi. Patlatmalı taşocağı faaliyetinin, bölgedeki çiçekçilik, bağ yaprağı üretimi ve tarım ekonomisini doğrudan tehdit edebileceği ifade edildi.

İki Bakanlığa 34 Kritik Soru

Durmaz’ın önergesinde öne çıkan başlıklar şu şekilde sıralandı:

Çevre Bakanlığı’na yöneltilen sorular:
ÇED süreci başlatıldı mı, hangi aşamada?
Deprem sonrası risk analizi yapıldı mı?
Kümülatif çevresel etki değerlendirildi mi?
Patlatma faaliyetinin hava, gürültü ve titreşim etkileri incelendi mi?
Halkın katılımı toplantısı yapıldı mı?
Tarım ve Orman Bakanlığı’na yöneltilen sorular:
Proje alanı tarım arazisi kapsamında mı?
Su kaynaklarına etkisi değerlendirildi mi?
Çiçekçilik ve tarım üretimi üzerindeki etkiler analiz edildi mi?
Heyelan ve deprem riski dikkate alındı mı?
Üreticilerin zarar görmesi halinde bir koruma planı var mı?

COP31 ve “Sıfır Atık” Vurgusu: Çelişki Tartışması

Durmaz, Türkiye’nin 2026 yılında Antalya’da düzenlenecek COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacak olması ve “Sıfır Atık” politikalarıyla öne çıktığı bir dönemde, böyle projelerin çevre politikalarıyla çelişebileceğini dile getirdi.

“Kamu Yararı İçin Yeniden Değerlendirilmeli”

CHP’li Durmaz, tüm bu riskler göz önüne alındığında söz konusu taşocağı projesinin: Çevresel etkileri, deprem ve heyelan riski, tarımsal üretime etkisi
Su kaynakları üzerindeki sonuçları açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Kaynak: Haber Merkezi