Tokat Merkez'de faaliyet gösteren yıllık 45.000 MW kapasiteli Biyokütle Enerji Santralinde tarımsal atıklar elektrik enerjisine dönüştürüyor. Yaklaşık 20 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayan tesis, çevreye etkisiyle ilgili zaman zaman gündeme gelen tesis iddialar üzerine üretim süreci ve emisyon sistemi hakkında kamuoyunu bilgilendirdi. Basın mensularına tesisi gezdiren CEMAK Enerji Şirket Müdürü Timuçin Kars, tesisin 7/24 otomasyon sistemi ile anlık denetlendiğini kaydetti.

Çiftçi hem gelir elde ediyor hem anız yakmaktan kurtuluyor
Tarlalarda yakılması yasak olan anız ve diğer tarımsal atıklar, Tokat'ın yanı sıra çevre il ve köylerden tırlarla balyalar halinde tesise getiriliyor. Burada kontrollü şekilde yakılarak elektrik enerjisine dönüştürülen atıklar, elektrik enerjisine dönüşüyor. Bu sistem sayesinde çiftçiler, tarlalarını temizlemek için anız yakmak yerine tarımsal atıklarını ekonomik değere dönüştürerek ek gelir elde ederken, kontrolsüz emisyonun da önüne geçilmiş oluyor.

Emisyon bacası 7 gün 24 saat Bakanlığa veri gönderiyor
Tesisin Endüstri Müdürü Dursun Ateşli, emisyon bacasında yapılan ölçümlerin kesintisiz sürdüğünü belirterek şu bilgileri verdi:
"Tesisimizde karbonmonoksit, toz ve nem gibi değerleri sürekli ölçüyoruz. Ölçülen bütün verilerimizi 7 gün 24 saat Bakanlığın sistemine gönderiyoruz. Bakanlığın sürekli izleme sistemi var ve tesisimiz buraya online olarak bağlı."
Ateşli, kamuoyunda zaman zaman tesisin çevreye zarar verdiğine yönelik iddiaların gündeme geldiğini belirterek şunları söyledi:
"Bazı şikâyetler alıyoruz. Bunun temel sebebinin yeterli bilgi sahibi olunmaması olduğunu düşünüyoruz. Ancak sistemimiz tamamen Bakanlığın kontrolü altında çalışıyor. Emisyon için belirlenen yasal sınır metreküpte 460 miligram. Biz bu sınırın altında faaliyet gösteriyoruz. Eğer bu limitlerin üzerine çıkarsak Bakanlık ya idari ceza uygular ya da tesisin faaliyetini durduracak işlemleri başlatır."

"Bacadan sadece su buharı çıkıyor demiyoruz"
Emisyon konusunda yanlış anlaşılmaların bulunduğunu ifade eden Ateşli, bacadan çıkan gazların içeriğini de açık şekilde anlattı.
"Bacadan tamamen su buharı çıkıyor demiyoruz. Bunun içinde karbonmonoksit de var, toz da var. Ancak bunların tamamı Bakanlığın belirlediği sınır değerlerin altında. Önemli olan da budur. Yasal limitlerin altında kaldığımız sürece çevresel açıdan herhangi bir sorun oluşmuyor."
Tesisin yakıt yapısına da değinen Ateşli, santralde yalnızca biyokütle kullanıldığını belirterek şöyle konuştu:
"Biz burada çöp yakmıyoruz. Ağır metal içeren malzemeler ya da kömür kullanmıyoruz. Sadece tarımsal ve ormansal atıkları enerji üretiminde değerlendiriyoruz. Bu nedenle sistemimiz yüzde 100 yenilenebilir enerji kapsamında değerlendiriliyor."

"Anız tarlada yanacağına burada enerjiye dönüşüyor"
Tarımsal atıkların değerlendirilmesinin çevresel açıdan önemli katkı sağladığını belirten Dursun Ateşli, anız yakılmasının oluşturduğu emisyona dikkat çekti.
"Çiftçiler bu atıkları çoğu zaman bertaraf etmek zorunda kalıyor. Anız yakılması ise zaten yasak. Bu nedenle atıkları bize getiriyorlar. Eğer bunlar tarlada yakılırsa hiçbir filtreleme olmadan doğrudan atmosfere karışıyor. Biz ise bu atıkları kazanlarımızda kontrollü şekilde yakıyoruz. Enerjiye dönüştürüyoruz ve emisyonu filtreleme sistemlerinden geçirerek atmosfere veriyoruz. Böylece hem elektrik üretiyoruz hem de kontrolsüz emisyonun önüne geçmiş oluyoruz."
Santralde oluşan küllerin de yeniden doğaya bırakılmadığını belirten Ateşli, "Yakma işlemi sonrasında oluşan küller de bertaraf tesislerine gönderiliyor ve burada gerekli işlemler yapılıyor." dedi.

"Yaklaşık 20 bin hanenin elektrik ihtiyacını karşılıyoruz"
CEMAK Enerji Şirket Müdürü Timuçin Kars ise tesisin yalnızca enerji üretmediğini, aynı zamanda çevre açısından da önemli bir görevi yerine getirdiğini söyledi.
"Tesisimizde ormansal ve tarımsal atıkları, halk arasında daha çok anız olarak bilinen biyokütleyi yakarak elektrik enerjisi üretiyoruz. Bu işlemi çevreye saygılı ve güvenli bir şekilde gerçekleştiriyoruz. Türkiye'deki en iyi tesislerden biri olduğumuzu rahatlıkla söyleyebiliriz."
Kars, tesis sayesinde hem atıkların ekonomiye kazandırıldığını hem de önemli miktarda elektrik üretildiğini belirterek şöyle devam etti:
"Bir taraftan çevrede atık olarak görülen materyalleri topluyoruz. Diğer taraftan bunları elektrik enerjisine dönüştürüyoruz. Ürettiğimiz enerjiyle yaklaşık 20 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayarak ülke ekonomisine katkı sağlıyoruz."

"Bakanlık anlık olarak tüm değerleri izliyor"
Çevre konusunda hiçbir denetim boşluğu bulunmadığını vurgulayan Timuçin Kars, emisyon sisteminin tamamen Bakanlığın kontrolünde olduğunu söyledi.
"Baca gazı emisyonumuzun yaklaşık yüzde 90'ı su buharından oluşuyor. Geriye kalan değerler de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının belirlediği sınırların altında tutuluyor. Biz zaten kanunen bu limitlerin altında çalışmak zorundayız."

Kars, denetim mekanizmasını ise şu sözlerle anlattı:
"Tesisimiz online olarak 7 gün 24 saat Bakanlığın denetimine tabi. Bacadaki sensörler sayesinde tüm emisyon değerlerimiz anlık olarak Ankara'daki sisteme iletiliyor. Zaman zaman anlık yükselmeler olduğunda sistem bizi uyarıyor. Biz de gerekli müdahaleyi yaparak değerleri tekrar normal seviyeye çekiyoruz. Mevzuatta belirlenen anlık tolerans sınırlarını bugüne kadar aşmadık."

Atıklar enerjiye dönüşüyor, denetim kesintisiz sürüyor
Tokat'ta faaliyet gösteren Biyokütle Enerji Santrali, tarımsal ve ormansal atıkları enerjiye dönüştürerek yaklaşık 20 bin hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. Tesis yöneticileri, emisyon değerlerinin kesintisiz olarak Bakanlık tarafından izlendiğini, kullanılan tüm yakıtların biyokütle kaynaklı olduğunu ve çevre mevzuatında belirlenen sınırların altında üretim yaptıklarını vurgulayarak, kamuoyunda oluşan soru işaretlerini teknik verilerle yanıtladı.





