Dünya Sağlık Örgütü bünyesinde çalışmalarını yürüten Pan-Avrupa İklim ve Sağlık Komisyonu, gezegenin geleceğine dair ezber bozan kapsamlı bir rapor yayımladı. Hazırlanan raporda, iklim krizinin doğrudan insan türünün hayatta kalışını tehdit eden bir boyuta ulaştığı ve tıpkı Covid-19 ile Mpox (Maymun Çiçeği) krizlerinde olduğu gibi derhal "küresel kamu sağlığı acil durumu" ilan edilmesi gerektiği vurgulandı.
ÖLÜMCÜL TEHDİTLER KÜRESEL ÇAPA YAYILIYOR
Komisyonun hazırladığı sarsıcı raporda, daha önceleri belirli coğrafyalarla sınırlı kalan krizlerin artık tüm dünyayı sardığının altı çizildi. Uzmanlar, uluslararası acil durum protokollerinin acilen devreye sokulmasını gerektiren ana faktörleri şu şekilde sıralıyor:
Aşırı Sıcak Dalgaları: İnsan vücudunun dayanma sınırlarını zorlayan ve ani ölümlere yol açan eşi görülmemiş rekor sıcaklıklar.
Gıda Güvensizliği: Tarım alanlarının tahribatıyla birlikte baş gösteren küresel beslenme ve açlık krizi.
Tropikal Hastalıkların Göçü: Dang humması gibi normal şartlarda sadece tropik bölgelerde görülen sivrisinek kaynaklı ölümcül hastalıkların, ısınan havayla birlikte dünyanın dört bir yanına yayılması.
Zehirli Hava: Sanayi ve fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğinin solunum yolu hastalıklarını zirveye taşıması.
FOSİL YAKIT FATURASI: SADECE AVRUPA'DA 600 BİN ERKEN ÖLÜM
Uzmanların en çok dikkat çektiği ve hükümetleri sert bir dille uyardığı konuların başında fosil yakıt politikaları geliyor. Raporda yer alan istatistiklere göre; devletlerin kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıt endüstrilerine sağladığı sübvansiyonlar, sadece Avrupa kıtasında her yıl 600 bin insanın erken yaşta hayatını kaybetmesine neden oluyor. Hükümetlere net bir mesaj veren komisyon, insan sağlığını hiçe sayan bu endüstrilerin desteklenmesine derhal son verilmesini talep ediyor.
FİZİKSEL VE RUHSAL ÇÖKÜŞE KARŞI ÇÖZÜM REÇETESİ
Raporda öne çıkan bir diğer çarpıcı bulgu ise iklim krizinin yarattığı sessiz yıkım olan ruh sağlığı boyutu. Ekosistemdeki fiziksel çöküş, toplumlar üzerinde devasa bir kaygı bozukluğuna ve ciddi ruh sağlığı krizlerine dönüşmüş durumda.
Uzmanlara göre DSÖ'nün acil durum ilan etmesi, iklim değişikliğini bir gecede durdurmayacak olsa da; tüm dünyada koordineli, hızlı ve etkili bir sağlık müdahalesi ağının kurulmasını tetikleyecek. İçinde bulunduğumuz bu küresel girdaptan çıkışın tek yolu ise temiz hava politikaları uygulamak, yalıtımlı ve enerji verimli evler inşa etmek ve sürdürülebilir gıda üretimini merkeze alan kalıcı devlet politikaları yaratmaktan geçiyor.





