Programın Tokat bölümü, şehrin tarihi dokusunu yansıtan Tarihi Tokat Evleri ve Sulu Sokak görüntüleriyle başladı. Restorasyon çalışmalarıyla yeniden hayat bulan sokaklarda yapılan gezide, Tokat’ın Osmanlı döneminden kalan mimari mirası dikkat çekti.

Kırşan, Tokat’ın tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yaptığını vurgularken şehirdeki önemli kültür noktalarını da tek tek ziyaret etti. Tokat Müzesi’nde sergilenen arkeolojik eserler, Anadolu’nun kadim geçmişini gözler önüne serdi.

Anadolu’nun İlk Medreselerinden Biri: Yağıbasan

Tokat gezisinin önemli duraklarından biri de Anadolu’nun ilk medreselerinden biri olarak kabul edilen Yağıbasan Medresesi oldu. Danişmentliler döneminde inşa edilen medrese, Anadolu’daki ilk yüksek eğitim kurumlarından biri olarak dikkat çekiyor.

Programda ayrıca Türk-İslam coğrafyasının ilk umumi tuvaleti olarak bilinen Şeyh Tursi Helası da ilginç tarihi yönüyle izleyiciye aktarıldı.

Tokat Saat Kulesi ve Mevlevihane

Tokat’ın simgelerinden biri olan 1902 yılında inşa edilen Tokat Saat Kulesi de programın dikkat çeken duraklarından biri oldu. Yüzyılı aşkın süredir çalışan saat mekanizması, Tokat’ın şehir kimliğinin önemli parçalarından biri olarak gösterildi.

Kırşan ayrıca Tokat Mevlevihanesi’ni ziyaret ederek şehrin tasavvuf kültürüne dair bilgiler paylaştı.

Tokat’ın Unutulmuş Meslekleri

Tokat Şehir Müzesi’nde sergilenen eski meslekler de programda geniş yer buldu. Bakırcılık, yazmacılık ve geleneksel el sanatları Tokat’ın geçmişte önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu gösteriyor.

Osmanlı döneminde bakır işleme merkezi olarak bilinen Tokat, tarih boyunca ticaret ve zanaatın önemli şehirlerinden biri olarak öne çıkmıştı.

Vedat Milor’un Övdüğü Tokat Kebabı

Tokat gezisinin en dikkat çeken bölümlerinden biri ise şehrin meşhur lezzetlerinin tanıtıldığı bölüm oldu.

Özellikle Tokat kebabı, programda özel bir yer buldu. Gastronomi yazarı Vedat Milor’un “Uluslararası bir yarışma olsa Türkiye’yi Tokat kebabı temsil etmeli” sözleri hatırlatılırken Alp Kırşan da bu efsane lezzetin peşine düştü.

Tokat kebabının odun ateşinde özel şişlerde pişirilmesi ve Tokat’a özgü sebzelerle hazırlanması, lezzetin sırrı olarak anlatıldı. Programda ayrıca Tokat sarması ve yöresel yemekler de tanıtıldı.

Ballıca Mağarası’nın Büyüleyici Atmosferi

Tokat’ın doğal güzellikleri de programda geniş yer buldu. Dünyanın önemli mağaralarından biri olarak gösterilen Ballıca Mağarası, eşsiz sarkıt ve dikitleriyle izleyicilerin ilgisini çekti.

Doğal oluşumları ve dev salonlarıyla Ballıca Mağarası, Tokat turizminin en önemli noktalarından biri olarak gösteriliyor.

Zile’de Tarihin İzleri

Programın son bölümünde Alp Kırşan bu kez rotayı Zile ilçesine çevirdi. Tarihi sokaklarda yapılan gezi sırasında Kınalı Ali’nin hikayesi de anlatıldı.

Zile gezisinin en önemli noktası ise Zile Kalesi oldu. Roma İmparatoru Julius Sezar’ın M.Ö. 47 yılında kazandığı zaferin ardından söylediği “Veni, Vidi, Vici” (Geldim, gördüm, yendim) sözünün burada söylendiği rivayet ediliyor.

Tokat Turizmi İçin Tanıtım Fırsatı

Alp Kırşan’ın Tokat bölümünde şehir; tarihi yapıları, doğal güzellikleri ve gastronomisiyle geniş kitlelere tanıtıldı. Tokat’ta gezilecek yerleri ve yöresel lezzetleri merak edenler için hazırlanan bölüm, şehrin turizm potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.

Tokatlı izleyiciler ise sosyal medyada programla ilgili yorumlar paylaşarak şehrin tanıtımından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Tokat’ın tarihi mirası, doğası ve mutfağıyla Anadolu’nun en zengin şehirlerinden biri olduğunu gösteren bu bölüm, gezi tutkunlarının ilgisini çekmeye devam ediyor.

Muhabir: Serdar Pazarlıoğlu