Özbekistan, yenilenebilir enerji yatırımlarında yalnızca ülkenin değil, Orta Asya’nın da en iddialı projelerinden birini hayata geçirdi. Buhara Bölgesi’nde kurulan Nur Buhara Güneş Enerjisi ve Batarya Depolama Tesisi, 250 megavatlık güneş üretim kapasitesi ile şebeke ölçekli batarya depolamayı aynı sahada birleştirerek bölgenin enerji altyapısında yeni bir dönemi başlattı.

250 Megavatlık Fotovoltaik Güç Çölde Elektrik Üretiyor

Yaklaşık 6,9 kilometrekarelik çöl arazisi üzerine kurulan tesis, yüksek verimli fotovoltaik panellerden oluşuyor. Santralin kurulu gücü 250 MW AC seviyesinde bulunurken, yıllık ortalama 606 gigavat-saat elektrik üretmesi hedefleniyor. Bu üretim miktarı, 55 binden fazla hanenin yıllık elektrik ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip.

Çöl ikliminin yoğun güneşlenme süresi sayesinde santral, yıl boyunca yüksek kapasite faktörüyle çalışacak şekilde projelendirildi. Panel dizilimleri ve inverter altyapısı da yüksek sıcaklık koşullarında verim kaybını en aza indirecek mühendislik çözümleriyle tasarlandı.

Güneş Enerjisi Bataryada Depolanıyor

Nur Buhara’yı klasik güneş santrallerinden ayıran en önemli özellik ise entegre enerji depolama sistemi oldu. Tesiste yer alan 63 MW gücündeki Batarya Enerji Depolama Sistemi, toplam 126 megavat-saat elektrik depolayabiliyor.

Bu sistem, gündüz saatlerinde güneş panellerinin ürettiği fazla elektriği bataryalarda depoluyor. Güneş ışınımının azaldığı akşam saatlerinde ise depolanan enerji yeniden ulusal şebekeye aktarılıyor. Böylece güneş kaynaklı üretimde yaşanan dalgalanmalar dengelenirken, şebekenin frekans ve gerilim kararlılığı da güçlendiriliyor.

220 Kilovolt Şebekeye Doğrudan Bağlandı

Santral yalnızca üretim tesisi değil, aynı zamanda yüksek gerilim iletim altyapısının da önemli bir parçası olarak inşa edildi. Proje kapsamında kurulan 220 kV trafo merkezi, üretilen elektriğin Özbekistan’ın ulusal iletim sistemine doğrudan aktarılmasını sağlıyor.

Yüksek gerilim bağlantısı sayesinde enerji kayıpları azaltılırken, Batarya Enerji Depolama Sistemi de talebin yoğun olduğu saatlerde şebekeye ani güç desteği verebiliyor. Bu hibrit yapı, güneş santralini yalnızca elektrik üreten bir tesis olmaktan çıkarıp aktif bir şebeke dengeleme merkezine dönüştürüyor.

Denizlerde palamut bereketi: Sezonun ilk palamutları tezgaha geldi
Denizlerde palamut bereketi: Sezonun ilk palamutları tezgaha geldi
İçeriği Görüntüle

Çöl Koşullarına Uygun Mühendislik Tasarımı

Buhara Bölgesi, yaz aylarında 45 dereceyi aşan sıcaklıklar ve yoğun toz taşınımıyla bilinen sert bir çöl iklimine sahip. Bu nedenle projede kullanılan fotovoltaik modüller, inverter sistemleri ve elektrik ekipmanları yüksek sıcaklık dayanımı esas alınarak seçildi.

Saha yerleşiminde paneller arasındaki mesafeler doğal hava sirkülasyonunu artıracak şekilde planlanırken, bakım yolları ve modüler ekipman yerleşimi sayesinde temizlik ve işletme süreçlerinin daha düşük maliyetle yürütülmesi hedefleniyor.

Orta Asya’nın İlk Büyük Ölçekli Hibrit Enerji Projesi

Dünya Bankası tarafından Orta Asya’da güneş üretimi ile batarya depolamayı bir araya getiren ilk büyük ölçekli yenilenebilir enerji yatırımı olarak tanımlanan Nur Buhara, bölgedeki enerji dönüşümünün simge projelerinden biri kabul ediliyor. Tesisin her yıl yaklaşık 367 bin ton karbon emisyonunu önlemesi beklenirken, Özbekistan’ın 2030 yılına kadar yenilenebilir enerji kapasitesini 25 gigavatın üzerine çıkarma hedefinde de kritik rol üstlenmesi öngörülüyor.

Güneş üretimi, batarya depolama ve yüksek gerilim şebeke entegrasyonunu tek bir altyapıda buluşturan Nur Buhara, yalnızca Özbekistan’ın değil, Orta Asya’nın da en gelişmiş hibrit enerji tesislerinden biri olarak enerji mühendisliğinde yeni nesil santral modeli oluşturuyor.

Kaynak: The Times Of Central Asia