Samsun’un can damarı olan Çarşamba Ovası, son yılların en büyük doğa felaketlerinden biriyle mücadele ediyor. Gökyüzünün yarıldığı o kabus dolu iki günde, metrekareye düşen 112,9 kilogramlık devasa yağış miktarı, bölge halkını çaresizlikle baş başa bıraktı. Türkiye'nin en çok yağış alan noktası haline gelen ilçede, sadece sokaklar değil, umutlar ve emekler de sular altında kaldı.

Yükselen Sular ve Çaresiz Bekleyiş

Yurtta hava durumu
Yurtta hava durumu
İçeriği Görüntüle

Öğle saatlerinde aniden bastıran ve gece boyunca durmaksızın devam eden sağanak, ovadaki hayatı tamamen durdurdu. Kanalların taşmasıyla birlikte nehir yatağına dönen yollar, evlerin giriş katlarını ve hayvanların sığındığı ahırları yuttu. Mahalle sakinleri, ellerinde kovalar ve kendi imkanlarıyla suları tahliye etmeye çalışırken, doğanın gücü karşısında ne kadar savunmasız kaldıklarını bir kez daha anladılar. Birkaç hafta önce yaşanan selin yaralarını sarmaya fırsat bulamadan ikinci bir dalgayla sarsılan bölge halkı, şimdi ellerinde kalan son şeyleri kurtarabilmek için çırpınıyor.

Hatalı Altyapı ve Sular Altında Kalan Emekler

Yaşanan felaketin boyutunu artıran en büyük etkenlerden biri de yetersiz kalan su kanalları oldu. Yapılan köprülerin dar olması, geriden gelen devasa su kütlesinin geçişini engelleyerek tarlaları birer göle çevirdi. Hasat zamanı gelen mısır tarlaları ve toplanmayı bekleyen fındık bahçeleri çamurlu suların altında kayboldu. Üreticinin aylarca gözü gibi baktığı, tüm birikimini yatırdığı mahsul, göz göre göre yok olup giderken, geriye sadece çaresizce izlenen bir yıkım tablosu kaldı.

Mayıs ayı sonlarında Çarşamba ovasına su taşıyan Yeşilırmak Nehri önündeki Tokat/Almus Baraj Gölü de savak ölçeğinden taşma yaşamış, Tokat'ın Turhal ilçesi ve Kazova'daki tarlalarda su baskınları oluşmuştu.

Muhabir: Haber Merkezi