Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ilgili kuruluşu TENMAK ile Danimarka merkezli Copenhagen Atomics arasında imzalanan mutabakat zaptı, Türkiye'nin nükleer enerji stratejisinde yeni bir teknoloji döneminin kapısını araladı. Anlaşma kapsamında, Türkiye'nin zengin toryum kaynaklarının küçük modüler reaktörlerde (SMR) yakıt olarak kullanılmasına yönelik kapsamlı araştırma ve geliştirme çalışmaları yürütülecek.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, toryumun yalnızca bir maden değil, enerjide dışa bağımlılığı azaltabilecek stratejik bir nükleer yakıt alternatifi olduğunu belirterek geliştirilecek teknolojilerin uzun vadede ticarileşebilecek milli ürünlere dönüşmesini hedeflediklerini açıkladı.

Küçük Modüler Reaktörler Nükleer Enerjinin Yeni Nesli Oluyor

SMR olarak adlandırılan küçük modüler reaktörler, klasik büyük ölçekli nükleer santrallerden farklı olarak 300 megavat ve altındaki elektrik üretim kapasitesine sahip modüler sistemler olarak geliştiriliyor. Fabrika ortamında üretilebilen bu reaktörler, sahada daha kısa sürede kurulabiliyor ve kademeli kapasite artırımı sağlayabiliyor.

Yeni nesil SMR tasarımlarında pasif güvenlik sistemleri ön plana çıkarken, düşük basınçlı soğutma çevrimleri ve erime riskini azaltan reaktör mimarileri uluslararası nükleer güvenlik standartlarını yeniden şekillendiriyor.

Toryum Yakıt Döngüsü Uranyuma Alternatif Oluşturuyor

Türkiye'nin üzerinde çalışacağı temel teknoloji, toryum bazlı yakıt çevrimi olacak. Toryum-232 doğrudan fisil bir yakıt olmamasına rağmen reaktör içerisinde nötron absorbe ederek Uranyum-233'e dönüşüyor ve böylece sürdürülebilir nükleer yakıt döngüsü oluşturabiliyor.

Bu sistemin teknik avantajları arasında daha yüksek yakıt verimliliği, uzun ömürlü radyoaktif atık miktarında azalma, yakıt kaynaklarının çeşitlenmesi ve yüksek sıcaklıkta kararlı çalışma kabiliyeti bulunuyor.

Türkiye Dünyanın En Önemli Toryum Potansiyeline Sahip Ülkeleri Arasında

Jeolojik araştırmalar, Türkiye'nin özellikle Eskişehir, Sivrihisar, Beylikova ve çevresinde önemli toryum mineralizasyonuna sahip olduğunu ortaya koyuyor. Nadir toprak elementleriyle birlikte bulunan bu rezervler, gelecekte yalnızca enerji sektöründe değil yüksek teknoloji sanayilerinde de stratejik değer taşıyor.

TENMAK tarafından yürütülecek çalışmalar, cevherden yakıt üretimine kadar uzanan bütünleşik nükleer yakıt teknolojilerinin geliştirilmesini hedefliyor.

Erimiş Tuz Reaktörleri Toryum Teknolojisinin Merkezinde Yer Alıyor

Copenhagen Atomics'in üzerinde çalıştığı reaktör konsepti, erimiş tuz reaktörü (Molten Salt Reactor) teknolojisine dayanıyor. Bu sistemlerde nükleer yakıt katı çubuklar yerine florür bazlı erimiş tuz içerisinde çözünmüş halde dolaşıyor.

Erimiş tuz teknolojisi sayesinde:

Bu nedenle birçok ülke, dördüncü nesil reaktör teknolojileri içerisinde MSR tasarımlarını öncelikli Ar-Ge alanı olarak değerlendiriyor.

Ar-Ge Süreci Yakıt Teknolojisinden Reaktör Tasarımına Uzanacak

İmzalanan mutabakat yalnızca teorik araştırmaları kapsamıyor. TENMAK ile Copenhagen Atomics'in ortak çalışma programında toryum yakıt kimyası, malzeme bilimi, reaktör termohidrolik analizleri, nötronik modelleme, yakıt üretim süreçleri ve lisanslanabilir mühendislik tasarımlarının geliştirilmesi planlanıyor.

Bu çalışmaların ilerleyen aşamalarda prototip reaktör bileşenlerine ve yerli teknoloji geliştirme projelerine dönüşmesi hedefleniyor.

Enerjide Dışa Bağımlılığı Azaltacak Stratejik Yakıt Modeli

Türkiye bugün nükleer yakıt ihtiyacında büyük ölçüde dış kaynaklara bağımlı bulunurken, toryum tabanlı yakıt teknolojilerinin geliştirilmesi yerli kaynak kullanımını artırabilecek önemli bir alternatif oluşturuyor. Amaç yalnızca elektrik üretmek değil; nükleer yakıt, reaktör ekipmanları ve ileri mühendislik çözümlerini kapsayan yüksek katma değerli bir teknoloji ekosistemi oluşturmak.

Nükleer Teknolojide Milli Ürün Hedefi

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, başlatılan Ar-Ge programının uzun vadede ticarileşebilecek milli bir ürüne dönüşmesini amaçladığını vurguladı. TENMAK ile Copenhagen Atomics iş birliği, Türkiye'nin toryum rezervlerini yalnızca doğal kaynak olarak değil, ileri nükleer teknolojilerin temel girdisi haline getirmeyi hedefleyen stratejik bir sanayi ve enerji yatırımı olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: Enerji Ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı