Günlerdir devam eden öksürük, merdiven çıkarken yaşanan nefes darlığı ya da sebepsiz yere verilen kilolar... Günlük hayatın yoğunluğu içinde çoğu zaman önemsenmeyen bu şikâyetler, ciddi bir hastalığın habercisi olabiliyor. Tokat'ta özel bir hastanede görev yapan Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Yaşar Culha, özellikle uzun süren öksürük ve kanlı balgam konusunda vatandaşları uyardı.

Tokat’ta Sağlık Çalışanlarından Mobbing Şikâyeti! Sağlık-Sen’den Sert Uyarı
Tokat’ta Sağlık Çalışanlarından Mobbing Şikâyeti! Sağlık-Sen’den Sert Uyarı
İçeriği Görüntüle

Akciğer kanseri, dünyada en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Hastalığın en önemli tehlikelerinden biri ise başlangıç döneminde belirgin bir şikâyete neden olmaması. Bu nedenle bazı hastalar, belirtileri fark ettiklerinde hastalık ilerlemiş olabiliyor.

Medikal Onkoloji Uzmanı Dr. Yaşar Culha, erken teşhisin tedavi açısından büyük önem taşıdığını belirterek vatandaşların vücutlarında meydana gelen değişiklikleri dikkate almaları gerektiğini söyledi.
Dr Yaşar Çulha Onkoloji

Her öksürük masum olmayabilir
Öksürük, özellikle kış aylarında soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklarla birlikte sıkça görülüyor. Ancak haftalarca devam eden, giderek şiddetlenen veya alışılmışın dışında gelişen öksürüğün altında farklı sağlık sorunları bulunabiliyor.

Dr. Culha, akciğer kanserinin kendisini farklı belirtilerle gösterebildiğini belirterek şu şikâyetlere dikkat çekti:
- Uzun süre geçmeyen veya giderek artan öksürük
- Balgamda kan görülmesi
- Nefes alıp verirken zorlanma
- Göğüs, sırt veya omuz ağrısı
- Ses kısıklığı ve hırıltılı solunum
- Sebepsiz kilo kaybı ve iştahsızlık
- Sürekli yorgunluk ve halsizlik
Bu belirtilerin her zaman kanser anlamına gelmediğini ancak özellikle devam eden şikâyetlerde doktor muayenesinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Culha, kanlı balgamın mutlaka araştırılması gerektiğini ifade etti.

Sigara içenler daha büyük risk altında
Akciğer kanseri denildiğinde akla gelen ilk risk faktörü sigara oluyor. Ancak hastalık yalnızca sigara kullanan kişilerde görülmüyor. Dr. Culha, sigaranın yanı sıra başkalarının içtiği sigaranın dumanına maruz kalmanın da riski artırabildiğini belirtti. Hava kirliliği, asbest ve radon gazına maruz kalma, KOAH gibi kronik akciğer hastalıkları ve ailede kanser öyküsü bulunması da risk faktörleri arasında yer alıyor. Özellikle uzun yıllardır sigara kullanan kişilerin solunumla ilgili şikâyetlerini yalnızca sigaraya bağlamamaları gerektiğine dikkat çekildi.

Akciğer kanseri nasıl anlaşılır?
Akciğer kanserinden şüphelenilen hastalarda öncelikle doktor muayenesi yapılıyor. Ardından gerekli görülmesi halinde akciğer filmi ve bilgisayarlı tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılıyor. Bazı hastalarda PET/BT, bronkoskopi ve farklı incelemeler de gerekebiliyor. Ancak görüntüleme yöntemleri tek başına kesin kanser tanısı koymak için yeterli olmayabiliyor. Kesin tanı, şüpheli dokudan alınan örneğin patolojik incelemesiyle konuluyor. Dr. Culha, hastalığın mümkün olduğunca erken dönemde belirlenmesinin tedavi seçeneklerini değerlendirmek açısından önemli olduğunu vurguladı.

Akciğer kanseri tedavi edilebilir mi?
Akciğer kanserinde uygulanacak tedavi, hastalığın türüne, hangi evrede olduğuna ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiyor. Bazı hastalarda ameliyatla tümörün çıkarılması mümkün olurken bazı hastalarda kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi veya hedefe yönelik ilaçlar kullanılabiliyor. Dr. Culha, günümüzde farklı tedavi seçeneklerinin bulunduğunu belirterek her hastaya aynı tedavinin uygulanmadığını ifade etti. Tedavi planının kişiye özel hazırlandığını kaydeden Culha, erken teşhisin özellikle bazı hastalarda başarılı tedavi şansını artırabildiğine dikkat çekti.

Kemoterapi gören hastalar nelere dikkat etmeli?
Akciğer kanseri tedavisinde kullanılan yöntemlerden biri olan kemoterapi, bazı hastalarda çeşitli yan etkilere neden olabiliyor. Halsizlik, mide bulantısı, iştahsızlık, saç dökülmesi ve ağız içinde yaralar görülebilen şikâyetler arasında bulunuyor. Dr. Culha, bu süreçte hastaların beslenmesine ve günlük yaşam düzenine dikkat etmelerinin önemli olduğunu söyledi. Özellikle yeterli protein alınması, dengeli beslenme ve uygun miktarda sıvı tüketiminin tedavi sürecini destekleyebileceğini belirtti. Kemoterapi sırasında enfeksiyonlara karşı da dikkatli olunması gerektiğini hatırlatan Culha, ellerin sık sık yıkanmasını, yiyeceklerin temizliğine özen gösterilmesini ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılmasını önerdi.

Tedavi bitse de kontroller bitmiyor
Akciğer kanseri tedavisinin tamamlanması, doktor kontrollerinin sona erdiği anlamına gelmiyor. Dr. Culha, tedavi sonrasında hastaların belirlenen aralıklarla muayene edilmesi ve gerekli tetkiklerinin yapılması gerektiğini söyledi. Hastaların yeniden günlük yaşamlarına uyum sağlamalarında düzenli uyku, dengeli beslenme, sağlık durumlarına uygun yürüyüşler ve aile desteğinin önemli olduğunu belirtti. Tedavi sonrasında yorgunluk ve iştahsızlık gibi bazı şikâyetlerin bir süre daha devam edebileceğini de hatırlattı.

Uzmandan önemli uyarı: Geçmesini beklemeyin
Akciğer kanserinde erken tanının hayat kurtarıcı olabileceğine dikkat çeken Dr. Yaşar Culha, özellikle sigara kullanan kişilerin risklerin farkında olması gerektiğini vurguladı. Culha, "Uzun süren öksürük, nefes darlığı ve kanlı balgam gibi şikâyetler ihmal edilmemeli. Özellikle sigara ve tütün ürünleri kullanan kişilerin risklerinin farkında olması ve şüpheli belirtilerde vakit kaybetmeden bir uzmana başvurması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İHA