Tokat TSO’da Sandıktan Önce Rakamlar Konuşulmalıdır.

Sonbaharda gerçekleşmesi beklenen Tokat Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri yaklaşırken tüm gözler başkan adayları ve listelerine çevrilmiş durumdadır. Tabiki seçilecek olan başkan ve ekibinin amaçları, hedefleri, misyon ve vizyonu kısaca stratejisi çok önemlidir. Fakat kamuoyunda asıl tartışılması gereken konu gündem dışında kalmaktadır. Bu ise odanın üretimden ihracata, istihdamdan yatırıma kadar kentin geleceğinde nasıl daha güçlü rol üstleneceğidir. Aslında sandıkta başkan adayı değil, Tokat’ın ekonomik geleceği vardır. Tokat’ın ürünü var, Toprağı var, Sanayisi var: Şimdi Ekonomiyi Büyütecek Ortak Akıl Zamanıdır.

Tokat TSO seçimlerinde isimlerden önce şehrin ekonomik bilançosu konuşulmalıdır. Çünkü 3,47 milyon dekar tarım alanına ve 2,75 milyon ton üretime sahip Tokat, kişi başına gelirde Türkiye ortalamasının ancak yüzde 52,6’sına ulaşabilmektedir. TÜİK’in yayımladığı son il bazlı GSYH verilerine göre; Tokat, 2024 yılında 264 bin 526 TL kişi başına gelirle Türkiye ortalamasının yüzde 52,6’sında ve 81 il içinde 71’inci sırada kalmıştır. Bu rakamlar göstermektedir ki; Tokat’ın sorunu kaynak yetersizliği değildir, mevcut kaynakları yüksek katma değerli üretime, markalaşmaya, ihracata ve kalıcı istihdama dönüştürecek bütünleşik ekonomik ekosistem eksikliğidir.

Dolayısıyla, Tokat TSO seçimi de bu nedenle yalnızca bir oda seçimi değil, şehrin ekonomik yön arayışıdır. Çünkü Tokat’ın her şeyi var fakat sistemi yoktur. Asıl sorun bu sistemi kurabilecek vizyoner yöneticilerdir.

Tokat TSO başkanlık seçimi Tokat’ın gelecek kalkınma vizyonu tercihidir.

Kamuoyunda, basın ve sosyal platformlarda Tokat Ticaret ve Sanayi Odası seçimlerine yönelik hareketlilik artarken, iş dünyasından farklı isimler ve listeler kamuoyunun gündemine gelmeye başlamıştır. Tabiki, demokratik bir yarışın doğal bir sonucu olan bu hareketlilik çok önemlidir. Ancak yapılacak olan seçim sürecinin yalnızca “kim veya kimler kazanacak?” sorusuna indirgenmesi, Ticaret ve Sanayi Odasının Tokat için taşıdığı stratejik öneminin gözden kaçmasına neden olmaktadır. Çünkü ticaret ve sanayi odalarının sadece belge düzenleyen, aidat toplayan veya resmi işlemleri yürüten bir meslek kuruluşunun ötesinde çok önemli bir misyonu vardır. Bu kurumlar; işletmeler ile kamu yönetimi arasında köprü kuran, yatırım ortamını geliştiren, sektörlerin ortak sorunlarını karar mercilerine taşıyan ve şehirlerin ekonomik geleceğine yön verebilen kurumsal yapılardır. Dolayısıyla Tokat Ticaret ve Sanayi Odası seçimi, kişiler ve gruplar arasındaki bir yarıştan öte daha büyük anlam taşımaktadır. Aynı zamanda seçim, Tokat iş dünyasının gelecek dönem önceliklerini ve kalkınma anlayışını da belirleyecektir. Yani Tokat’ın ticaret ve sanayi vizyonunu da belirleyecek olan bir potansiyele sahiptir.

Odalar Türkiye’nin en geniş ekonomik temsil ağlarındandır.

Türkiye’de oda ve borsalar, ülkenin tamamına yayılan son derece geniş bir kurumsal ağa sahiptir. TOBB’un güncel kurumsal sınıflandırmasına göre 81 il ve 160 ilçede kurulmuş olan, 186 Ticaret ve sanayi odası, 52 Ticaret odası, 12 Sanayi odası, 2 Deniz Ticaret odası, 115 Ticaret borsası olmak üzere toplamda 367 oda ve borsadan oluşmaktadır. Bu rakamlar incelendiğinde, oda ve borsa sisteminin yalnızca büyükşehirlerde değil, aynı zamanda Anadolu’nun neredeyse bütün il ve ilçelerinde de örgütlenmiş güçlü bir ekonomik temsil mekanizması olduğunu da göstermektedir. Odalar; şirket kuruluşlarından ticaret siciline, kapasite raporlarından faaliyet belgelerine, dış ticaret işlemlerinden yatırım danışmanlığına kadar çok farklı alanda önemli görev ve sorumluluklar üstlenmektedir. Bu görevlere ilaveten üyelerinin sorunlarını hükümete, bakanlıklara, yerel yönetimlere ve ilgili kurumlara ileterek ekonomik politikalarının oluşmasına da önemli katkı sağlamaktadır.

Odaların temsil ettiği kesim Türkiye ekonominin omurgasını oluşturmaktadır.

KOBİ’ler Türkiye’deki toplam girişimlerin yüzde 99,6’sını oluşturmaktadır. TÜİK’in 2024 verilerine göre; Türkiye’de 3 milyon 928 bin girişim KOBİ sınıfına girmektedir. Yine bu verilere göre, Türkiye’deki toplam istihdamın yüzde 68,5’i, personel maliyetlerinin yüzde 43,5’i, toplam cironun yüzde 44,1’i, ihracatın 29,6'sı ve ithalatında %15,9’u KOBİ’ler tarafından oluşturulmaktadır. Dolayısıyla oda seçimlerinde temsil edilen işletmeler yalnızca belirli bir meslek grubunu değil; Türkiye’de üretimin, ticaretin, istihdamın ve girişimciliğin ana gövdesini meydana getirmektedir.

Yine TOBB’un 2025 Ekonomik Raporu’na göre sanayi kapasite raporu bulunan üretim tesislerinin sayısı 93 bin 864, bu tesislerde çalışanların sayısı ise yaklaşık 3 milyon 851 bindir. Bu göstergeler, oda sisteminin üretim ekonomisiyle ne kadar geniş bir temas alanına sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle ticaret ve sanayi odalarının başarısı yalnızca kendi üyelerini değil; ülkemizdeki tüm çalışanları, tedarikçileri, tüketicileri ve dolayısıyla şehirlerin tamamını etkilemektedir.

Konuyu bir soru ile genişletelim: Ticaret ve Sanayi Odası Tokat için neden stratejik öneme sahiptir?

Çünkü, Tokat; tarım ve gıda sanayisi, tekstil, makine, metal, toprak ürünleri, turizm ve hizmet sektörlerinde önemli bir ekonomik potansiyele sahip bir ildir. Tokat Merkez’in yanı sıra Erbaa, Turhal, Niksar ve diğer ilçelerdeki üretim yapısı, ilin farklı sektörlerde uzmanlaşabileceğini göstermektedir. Fakat yapılan bilimsel ve ekonomik çalışmalarda ifade edildiği gibi; bir şehrin kaynaklara sahip olması tek başına kalkınması için yeterli olmamaktadır. Aynı zamanda, işletmeler arasında iş birliği kurulması, sektörlerin kümelenmesi, ortak projeler geliştirilmesi, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi, yatırımcıların şehre çekilmesi ve ürünlerin dış pazarlara ulaştırılması gerekir. İşte Tokat Ticaret ve Sanayi Odası tam da bu noktada önem kazanmaktadır. Çünkü odanın önümüzdeki dönemde yalnızca üyelerinin günlük sorunlarını çözen bir kurum olarak değil; Tokat’ın ekonomik geleceği için veri üreten, proje geliştiren, kurumları bir araya getiren ve uygulamaları takip eden bir “Stratejik Kalkınma Merkezi” haline gelmesi beklenmektedir. Dolayısıyla seçilecek başkan ve ekibinin vizyonunu bu yönde belirleyip stratejik yönünü yani rotasını buna göre oluşturması gerekmektedir.

Ticaret ve sanayi Odası seçimi kişisel değil, kurumsal bir sorumluluktur. Bu bilinçle hareket edilmelidir.

Tabiki oda seçimleri her zaman demokrasinin işlediği, rekabete açık ve şeffaf olmalıdır. Dolayısıyla adayların ve listelerin ortaya çıkması, farklı görüşlerin üyelerle paylaşılması ve projelerin tartışılması kurumsal canlılığın önemli bir göstergesidir. Ancak seçim sürecinin kişisel tartışmalara, geçmiş hesaplaşmalara veya yalnızca isimler üzerinden yürütülen bir rekabete dönüşmesi Tokat’a katkı sağlamayacaktır. Hiçbir adayın peşinen üstün veya yetersiz ilan edilmediği; bütün adayların eşit biçimde projeleri, ekipleri, yönetim anlayışlarını, vizyonlarını ve ölçülebilir hedefleri üzerinden değerlendirildiği objektif bir seçim ortamı oluşturulmalıdır.

Ve oda üyeleri aday tercihlerini belirlerken seçeceği başkan adayı ve ekibinin;

Tokat’ın ihracatını nasıl artıracağı, işletmelerin finansmana erişimi nasıl kolaylaştırılacağı, Tokat’a yeni yatırımcı çekmek için hangi somut çalışmalar yapılacağı, OSB’ler ile üniversite arasındaki iş birliği nasıl güçlendirileceği, gıda, tekstil, makine ve diğer sektörlerde kümelenmenin nasıl sağlanacağı, KOBİ’lerin dijital ve yeşil dönüşüme nasıl hazırlanacağı, genç ve kadın girişimcilerin nasıl destekleneceği, ilçeler arasındaki ekonomik bağların nasıl geliştirileceği, odanın faaliyetleri hangi göstergelerle ölçüleceği ve üyeler karar süreçlerine nasıl daha etkin katılacağı konusundaki çözüm stratejilerinin neler olduğunu mutlaka sorgulamalıdır. Nihayetinde seçimin niteliğini belirleyecek olan aday sayısı değil, bu sorulara verilecek somut ve uygulanabilir cevaplar olmalıdır.

Tokat’ın önünde çok yoğun ekonomik gündemler vardır.

Tokat, önümüzdeki yıllarda sadece kendi iç ekonomik gelişimini tehdit eden sorunlarla değil, Türkiye’de ve dünyada yaşanan büyük bir stratejik dönüşüm tehditleriyle de karşı karşıya kalacaktır. Çünkü Kalkınma Yolu, Orta Koridor ve Samsun–Mersin ekseninde gelişen mega sanayi alanları ve yeni ulaşım ve lojistik ağları Tokat için yeni fırsatlar meydana getirecektir. Bunlar arasında, Çamlıbel ve Kızıliniş geçişini kolaylaştıracak ulaşım yatırımları, Ünye–Tokat bağlantısı, Zile-Alaca-Ankara yolu ile hızlı demiryolu ağlarına bağlantı, organize sanayi bölgelerinin gelişimi ve ihracata yönelik üretim kapasitesi ilin ekonomik konumunu değiştirebilecek projelerdir. Ancak Tokat’ın bu gelişmelerden yararlanabilmesi ilin bütün kurumlarının ortak bir vizyonla hareket etmesi ile gerçekleşebilir.

Dolayısıyla Tokat Ticaret ve Sanayi Odası; Valilik, Belediye, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi, ilçe odaları, ticaret borsaları, organize sanayi bölgeleri, OKA, DOKAP ve ilgili bakanlıklar arasında etkili bir koordinasyon sağlayabilecek konumdadır. Bu nedenle yeni dönemde oda yönetiminin en önemli görevlerinden biri, Tokat’ın dağınık ekonomik kapasitesini ortak bir sanayi ve ihracat ekosistemine dönüştürmek olmalıdır.

Seçilecek olan oda yönetimi ölçülebilir hedeflerle çalışmalıdır.

Seçilecek yönetimden yalnızca yapılacakları sıralayan faaliyetler listesi değil, somut çıktıları olan ve somut sonuç üreten bir performans programı beklenmelidir. Dört yıllık dönem için somut çıktı olarak kullanılabilecek göstergeler kamuoyuna açıklanmalıdır. Bu göstergeler ise; İhracatçı firma sayısındaki artış, Tokat’ın toplam ihracatındaki değişim, il bazında kazandırılan yeni yatırım sayısı, kurulan ve kapanan işletmeler arasındaki fark, oluşturulan yeni istihdam sayıları, finansmana erişimi sağlanan üye sayısı, kümelenme ve ortak tedarik projelerine katılan işletme sayısı, üniversite-sanayi iş birliği kapsamında geliştirilen proje sayısı, kadın ve genç girişimcilere sağlanan destekler, ulusal ve uluslararası fonlardan Tokat’a kazandırılan kaynak ve üye memnuniyeti ve yönetime katılım oranı gibi faaliyetlerin somut sonuçlarıdır. Bu sonuçların her yıl bir “Tokat Ekonomisi ve Oda Performans Raporu” ile kamuoyuna açıklanması, kurumsal güveni, şeffaflığı ve hesap verebilirliği güçlendirecektir.

Sorulması gereken asıl soru; kimin seçileceğinden önce, Tokat için hangi sistemin kurulacağı olmalıdır.

Seçim sürecinin adaylar arasında taraf tutulmadan, kurumsal kapasite ve proje odaklı değerlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü Ticaret ve sanayi odaları bir şehrin ekonomik hafızası, ortak aklı ve temsil merkezidir. Bu nedenle Tokat TSO seçimini yalnızca bir başkanlık yarışı olarak görmek doğru değildir. Asıl mesele, kimin seçileceğinden önce Tokat’ın üretimini, ihracatını, girişimciliğini ve yatırım kapasitesini geliştirecek hangi sistemin kurulacağıdır.

Mutlak olan şudur ki; seçime katılan bütün adaylar Tokat için değerlidir. Fakat seçim rekabetinin şehir açısından bir ayrışmaya değil, proje üretme fırsatına dönüşmesi gerekmektedir. Bütün adaylardan ölçülebilir hedefler ve uygulanabilir projeler beklenmelidir. Seçim bittiğinde kazanan yalnızca bir liste olmamalı; Tokat ekonomisi, Tokat halkı, işletmeler ve çalışanlar kazanmalıdır. Adaylar arasında rekabet normal bir durumdur. Fakat seçim sonrasında diğer adaylar da Tokat’ın ortak menfaatleri etrafında birlikte hareket edebilecek olgunluğu gösterebilmelidir.

Seçim sonuçları her ne şekilde olursa olsun sandıktan ortak akıl çıkmalıdır.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odasının önündeki seçim, üyelerin serbest iradesiyle ve demokratik olgunluk içinde gerçekleşmelidir. Adayların eşit koşullarda kendilerini anlatmaları, üyelerin bilinçli tercihte bulunmaları ve seçim sonrasında kapsayıcı bir yönetim anlayışının benimsenmesi büyük önem taşımaktadır. Çünkü seçilecek yönetim yalnızca bugün kayıtlı işletmeleri değil; gelecekte kurulacak fabrikaları, ihracata başlayacak KOBİ’leri, iş arayan gençleri, üretim yapan kadın girişimcileri ve Tokat’ta kalmak isteyen yeni kuşakları da ilgilendiren kararlar alacaktır. Tokat’ın ihtiyacı olan yeni tartışmalar değil; yeni yatırımlar, daha fazla üretim, nitelikli istihdam, güçlü ihracat ve kurumlar arası iş birliğidir. Bu nedenle Tokat TSO seçimlerinin temel ilkesi şu olmalıdır: Adaylar arasında tarafsızlık, projeler arasında nitelikli rekabet ve seçimden sonra Tokat için ortak çalışma ortamı olmalıdır. Rakamlar Tokat’ın kaynağının yetersizliğini değil, kaynaklarını sanayiye, markaya ve ihracata dönüştürme kapasitesinin yetersiz olduğunu göstermektedir.

Başkan adayları ve ekibi gerçek gündemi ne olmalı ve neyi konuşmalıdır? Sıralayalım;

1. Seçimden önce ekonomik bilançoyu konuşmalıdır.

Üç buçuk milyon dekara yaklaşan tarım alanı, 2,75 milyon ton bitkisel üretimi, dört önemli OSB merkezi, üniversitesi ve güçlü tarihi ticaret birikimi bulunan Tokat, kişi başına gelirde neden Türkiye’nin 71’inci sırasındadır? Sorusunun cevabını konuşmalıdır.

2. Tokat’ın fakir bir il olmadığını fakat ürettiği değeri neden büyütemediği konuşmalıdır.

Tokat’ın sahip olduğu önemli stratejik kaynakları vardır. Bunlar arasında; Kazova, Erbaa, Niksar, Turhal, Zile, Çamlıbel, Maşat, Artova ve Tokat Gözovası gibi 8 nitelikli ovası, Yeşilırmak ve Kelkit havzaları, Sebze, meyve, tarla bitkileri ve hayvancılık kapasitesi, gıdadan tekstile, toprak ürünlerinden metal ve makine sanayisine, Tokat Merkez, Erbaa, Turhal ve Niksar’daki organize sanayi yapıları, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesinin bilimsel kapasitesi, tarih, kültür, termal, doğa ve gastronomi turizmi, Samsun–Mersin ve Karadeniz–İç Anadolu geçiş hatlarına yakınlık gibi devasa avantajları bulunmaktadır.

Aslında Tokat’ın temel ekonomik problemi üretim yapamaması değil; ürettiğini yeterince işleyememesi, markalaştıramaması, ölçeklendirememesi ve dış pazarlara taşıyamamasıdır.

3. 2,75 milyon ton üretimin olduğunu fakat katma değer zincirinin neden yeterince güçlü olmadığını konuşmalıdır.

Tokat’ta 3 milyon 471 bin 257 dekar tarım alanında, tarla ürünleri, sebze ve meyveler dahil yaklaşık 2 milyon 752 bin ton üretim yapılmaktadır. Buna rağmen ilin gıda sanayisi kapasitesi, söz konusu üretimin tamamını yüksek katma değerli mamullere dönüştürecek büyüklüğe ulaşmış değildir.

Tokat yalnızca tarımsal ürün satan bir il olarak kaldığı sürece emeğinin gerçek karşılığını alması mümkün değildir. Dolayısıyla Tokat ürünü işleyen, markalaştıran ve ihraç eden bir gıda sanayisi merkezine dönüşmek zorundadır.

4. Aynı bölgede (TR83) yer alan şehirler ile kıyaslama yapıldığında Tokat’ın rakamlarının neden böyle olduğu konuşulmalıdır.

Resmi ihracat rakamlarına analiz edildiğinde, örneğin Aralık 2025’te Tokat’ın ihracatı yaklaşık 4 milyon dolar, Çorum’un ihracatı ise 238,5 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Tabiki tek bir aylık veriden uzun dönemli hüküm kurulmamalıdır; ancak ortaya çıkan yaklaşık 59 katlık fark, sanayileşme ve ihracat kapasitesi bakımından dikkat çekicidir.

Aynı TR83 Bölgesi içinde bulunan şehirler arasındaki büyük fark, doğal kaynaklardan çok örgütlü sanayi, firma ölçeği, ihracat kültürü ve kurumsal koordinasyonun belirleyici olduğunu göstermektedir. Üstünlük sadece kaynakla değil kaynağı fırsata dönüştürmekle sağlanır.

5. Tokat TSO seçiminin gerçek gündeminin neler olması gerektiği konuşmalıdır.

Başkan adayları aşağıdaki konuları seçimin ertesi günü her şeyden bağımsız olarak ekonomik acil eylem planının birinci sırasına almalıdır. Bunlar;

Tokat Gıda Sanayisi İhracat Odaklı Kümelenme Programı, KOBİ Tedarikçi Geliştirme Programı, Tokat İhracat Akademisi ve dış ticaret danışmanlığı, ilçe bazlı ekonomik uzmanlaşma modeli, Üniversite–sanayi ortak Ar-Ge ve ürün geliştirme merkezi, ortak paketleme, soğuk zincir, depolama ve lojistik altyapısı, kadın ve genç girişimcilik yatırım ağı, savunma yan sanayi tedarikçi proğramı, otomotiv ve demiryolu yan sanayisi tedarikçi programı, dijital ve yeşil dönüşüm merkezi ve Tokat Ekonomik Veri ve Strateji Merkezi proğramlarını acil eylem planı kapsamında uygulamaya başlamalıdır.

Son söz olarak; Tokat’ın toprağı da ürünü de girişimcisi de vardır. Eksik olan, bütün bu değerleri aynı hedefte buluşturacak kurumsal koordinasyon ve ihracat odaklı sanayi ekosistemidir. Tabiki sandıkta isimler yarışacaktır, fakat asıl oylanacak olan Tokat’ın ekonomik geleceğidir. Seçimin gerçek kazananı da ancak Tokat olursa, oda seçimleri amacına ulaşmış olacaktır.

Prof.Dr.Yücel Erol

TOGÜ İ.İ.B.F İşletme bölümü öğretim Üyesi