Orta ve İç Karadeniz’in ekonomik kaderini baştan yazacak dev bir potansiyel yanı başımızda duruyor. Samsun Limanı’nın stratejik deniz kapısı konumunu; Amasya ve Tokat’ın üretim, tarım ve maden gücüyle tam entegre hale getirecek bölgesel bir lojistik hamlesi, üç kent için de gerçek bir kurtuluş reçetesi olabilir.
Tarihe bakıldığında Samsun Limanı; İç ve Doğu Anadolu’dan gelen kervan yollarının denizle buluştuğu en kritik düğüm noktasıydı. Sivas, Amasya ve Tokat üzerinden taşınan tahıl, deri ve maden ürünleri Samsun üzerinden dünyaya ihraç ediliyordu. Geçmişte Osmanlı’nın Karadeniz’deki en büyük lojistik üssü olan bu hat, bugün modern altyapı ve üretim vizyonuyla yeniden inşa edilmeyi bekliyor.
Üretim ve lojistik entegre edilmeli: Üç il ortak dev bir ekonomiye dönüşebilir
Bu tarihi rotanın modern sanayi, demiryolu ve karayolu ağlarıyla desteklenerek planlı bir "Sanayi ve Lojistik Koridoru"na dönüştürülmesi gerekiyor. Amasya ve Tokat’ta üretilen katma değerli ürünlerin, güçlü bir lojistik altyapısıyla doğrudan Samsun Limanı üzerinden uluslararası pazarlara açılması; nakliye maliyetlerini düşürürken bölgenin ihracat kapasitesini katlayacaktır.
Samsun’un küresel lojistik imkanları ile Tokat ve Amasya’nın üretim potansiyelini tek bir ekonomik havuzda birleştirmek; bölgedeki istihdamı artırma, beyin göçünü durdurma ve sanayide sıçrama yapma adına en somut adım olarak öne çıkıyor. Üç komşu kentin ortak hareket ederek kuracağı bu stratejik hat, sadece Karadeniz’in değil Türkiye’nin yeni ekonomi merkezlerinden biri olmaya aday.