Başkan Yazıcıoğlu, “Sonuç su denir ya da su değil denir. Ondan sonra bakılır” ifadelerini kullandı. Tokat'ta 9 Ekim'den itibaren artış gösteren ishal, kusma, karın ağrısı ve mide bulantısı şikâyetleri kent gündemindeki yerini koruyor. Binlerce vatandaşın sağlık kuruluşlarına başvurmasının ardından özellikle içme suyu şebekesiyle ilgili ortaya atılan iddialar tartışılmaya devam ederken, Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ulusal televizyon ekranlarından açıklamalarda bulundu.


NOW TV'de İlker Karagöz ile Çalar Saat programına canlı telefon bağlantısıyla katılan Başkan Yazıcıoğlu, salgının boyutundan su analizlerine, depoların güvenliğinden klor seviyesinin artırılmasına kadar birçok konuda merak edilen soruları yanıtladı.

Başkan Yazıcıoğlu Salgın1

“Tokat'ta bir salgın var, doğru”
Kentte yaşanan sağlık sorunlarının boyutuna ilişkin konuşan Başkan Yazıcıoğlu, hastanelere başvuru sayılarının basına yansıdığı gibi olduğunu doğruladı. Ancak bu rakamların değerlendirilmesinde bazı ayrıntılara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
Yazıcıoğlu, “Tokat'ta bir salgın var, doğru. Sayı da basına yansıdığı gibi. 2 bin ile başladı, 4 bin, 5 bin. Bu sayı şöyle; gelen hastalar belki bir sefer hastaneye geldiler, tedavi oldular, sonra tekrar gelen hastalar da baz alınıyor tabii bu rakamlarda. Bir de ayakta tedavi oluyor. Yatan hasta sayısı zaten 15. Belki biraz daha artmıştır ama böyle ciddi bir vaka şu anda söz konusu değil, almış olduğumuz bilgiler neticesinde” dedi.
Başkan Yazıcıoğlu, hastaların büyük bölümünün ayakta tedavi edildiğini, mevcut bilgiler doğrultusunda ağır bir tablonun söz konusu olmadığını belirtti.

Şebeke suyu iddiaları nasıl ortaya çıktı?
Salgının ilk günlerinden itibaren vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri, yaşanan rahatsızlıkların şebeke suyundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı oldu.
Bu iddiaların ortaya çıkış sürecini de değerlendiren Yazıcıoğlu, ilk hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmasıyla birlikte tüketilen yiyecek ve içeceklerin sorgulandığını hatırlattı.
Başkan Yazıcıoğlu, “İlk vaka hastaneye ulaştığında, mide bulantısı ve ishalle beraber gelen süreçte doktorlar haklı olarak 'Ne yediniz, ne içtiniz, bugün ne yaptınız?' gibi sorular soruyor. Bunun neticesinde yediklerinize ve içtiklerinize dikkat edin, bundan kaynaklı olma ihtimali olabilir gibi ilk etapta bir söylem ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.
Bu durumun vatandaşlarda yiyecek ve içeceklerle ilgili hassasiyet oluşturduğunu belirten Yazıcıoğlu, rahatsızlıkların kentin farklı noktalarında görülmesinin şebeke suyuyla ilgili şüpheleri artırdığını söyledi.
Yazıcıoğlu, “Suyla alakalı olan bir süreçte kamuoyu biraz suya doğru yönlendi. Acaba kullanmış olduğumuz çeşme suyundan mı kaynaklandı gibi bir iddia ortaya atıldı. Çünkü yediklerinden değil, farklı bölgelerden de vakalar oldu. Haklı olarak vatandaşlar arasında acaba şebeke suyundan mı kaynaklandı diye bir söylenti yayıldı. Tabii olabilir de ama sonuçların net gelmesi lazım” diye konuştu.

“5 Ekim'de gelen analizlerde hiçbir olumsuzluk yoktu”
Tokat Belediyesi'nin içme suyu altyapısına ilişkin sorumluluklarını da anlatan Yazıcıoğlu, su numunelerinin analiz edilmesi sürecinin halk sağlığı birimleri tarafından yürütüldüğünü belirtti.
Belediyenin bu analizler için ilgili kuruma ödeme yaptığını söyleyen Başkan Yazıcıoğlu, düzenli olarak gerçekleştirilen kontrollerin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Yazıcıoğlu, “Biliyorsunuz belediyeler altyapıyla sorumludur. Ama su numunelerini incelemek İl Halk Sağlığı Müdürlüğünün uhdesindedir. İl Halk Sağlığı Müdürlüğü bizim bütün şebekelerimizden, depolarımızdan, hatta evlerden, çeşme suyundan, musluklardan aldığı numuneleri 15 günde bir tahlil eder. Biz de halk sağlığına bunun bedelini öderiz” dedi.
Son analiz sonuçlarının 5 Ekim'de belediyeye ulaştığını vurgulayan Yazıcıoğlu, “En son yapılan numunelerde, yani alınan numunelerin neticeleri ayın 5'inde bize ulaştı. Ve hiçbir şebekede, depoda, suda herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı” ifadelerini kullandı.
Başkan Yazıcıoğlu Salgın (3)

“Vakalar artınca depolarımızı yeniden taradık”
Salgının ortaya çıkmasının ardından belediyenin kendi sorumluluk alanında yeni kontroller gerçekleştirdiğini belirten Yazıcıoğlu, içme suyu depolarının güvenlik sistemlerinin de incelendiğini açıkladı.
Başkan Yazıcıoğlu, “Ayın 5'inde size en kısa sürede bir rapor ulaşmış. İki gün sonra da bu vakalar olmuş. Haklı olarak insanlar endişe etti. Biz ilk etapta yine depolarımızı taradık. Bizim depolarımız yalıtımlı, antibakteriyel seramik kaplı. Kamera sistemleri var. Herhangi bir müdahale olup olmadığı tarandı. Bu doküman, bu rapor bizim elimizde var. Haklı olarak siz de gelen rapora göre hareket edersiniz” diye konuştu.
Depoların hem fiziki şartlarının hem de kamera kayıtlarının incelendiğini ifade eden Yazıcıoğlu, belediye olarak bütün ihtimalleri değerlendirdiklerini söyledi.

Ankara'ya gönderilen su numunelerinin sonuçları bekleniyor
İlk analizlerde olumsuz bir bulguya rastlanmadığını ancak salgının ardından daha kapsamlı incelemelerin başlatıldığını aktaran Başkan Yazıcıoğlu, Ankara'ya gönderilen numunelerin sonuçlarının beklendiğini bildirdi.
Yazıcıoğlu, “Devlet olarak, kamu olarak biz de yeniden bir tahlil alalım dedik. Daha doğrusu Halk Sağlığı, Bakanlıktan yetkililer geldi. Ankara'ya gönderildi numuneler. O sırada başka etkenlerden olup olmadığı diğer kurumlar tarafından araştırılırken suyu da tekrar numune alıp gönderelim dendi” ifadelerini kullandı.
Detaylı testlerin kısa süre içerisinde sonuçlanmasını beklediklerini dile getiren Yazıcıoğlu, “O da inşallah bu akşam ya da yarına doğru daha net bir sonuç ortaya konacak. Bunu beklemek lazım” dedi.

Yoğun yağışlar yer altı sularını etkilemiş olabilir mi?
Programda İlker Karagöz'ün yaşanan durumun kendisinde nasıl bir düşünce oluşturduğunu sorması üzerine Başkan Yazıcıoğlu, Tokat'ta son dönemde etkili olan yoğun yağışlara dikkat çekti.
Yağışların yer altı su seviyelerini yükseltebileceğini belirten Yazıcıoğlu, bunun mevcut salgınla bağlantılı olup olmadığı konusunda kesin bir değerlendirme yapmanın doğru olmayacağını söyledi.
Başkan Yazıcıoğlu, “Gerçekten ilginç. Neden ilginç? Biz biliyorsunuz çok ağır yağışlara maruz kaldık. Bu yağışlar yer altı sularını yükseltebilir. Gelecek olan tahlil numune sonuçlarının neticesinde bir şey söylenebilir. Yani hemen bir kanıya varmak çok doğru bir şey değil” dedi.

“Kanalizasyon sisteminden kaynaklanması mümkün değil”
Vatandaşlar arasında konuşulan iddialardan birinin de kanalizasyon sistemiyle içme suyu hatlarının birbirine karışmış olabileceği yönünde olduğunu belirten Yazıcıoğlu, belediyenin altyapısında böyle bir durumun söz konusu olmadığını savundu.
Yazıcıoğlu, “Bizim hatlarımız, özellikle kanalizasyon sisteminden şüphelenmişlerdi. Vatandaşların kendi aralarındaki ifadeleri. Mümkünatı yok. Bunların tahlilleri yapıldı. Böyle bir şeyin söz konusu olma ihtimali kesinlikle yok. Nedeni birbirinden çok bağımsız sistemler ve uzak sistemler” ifadelerini kullandı.
İçme suyu ve kanalizasyon altyapılarının birbirinden ayrı olduğunu vurgulayan Başkan Yazıcıoğlu, bu konuda ortaya atılan iddiaların mevcut kontrollerle örtüşmediğini dile getirdi.

“Su depolarına dışarıdan müdahale edilmesi söz konusu değil”
Salgınla birlikte gündeme gelen bir başka iddia ise su depolarına dışarıdan müdahale edilmiş olabileceği yönündeydi.
Başkan Yazıcıoğlu, depoların kapalı alanlarda bulunduğunu ve kameralarla izlendiğini belirterek bu ihtimali de değerlendirdi.
Yazıcıoğlu, “Depolara birilerinin girip müdahil olabilme şansları da söz konusu değil. Çünkü kapalı ve kameralı. Bütün kameralarda görüntüler tarandı. Bakanlıktan yetkililerimiz, halk sağlığından gelen yetkililerimiz depolarımızı gezdi. Hatta bize teşekkür etti. 'Bu zamana kadar gördüğümüz en temiz depolar' diye” açıklamasında bulundu.
Depoların hijyen koşullarının denetimlerde olumlu değerlendirildiğini söyleyen Yazıcıoğlu, belediyenin bu konudaki kayıtlarının da mevcut olduğunu belirtti.

“Suya bir şey enjekte edildiği iddiaları da ortaya atıldı”
İçme suyu hatlarına dışarıdan herhangi bir madde karıştırılmış olabileceği yönündeki söylentilere de değinen Başkan Yazıcıoğlu, şebekenin basınçlı yapısına dikkat çekti. Yazıcıoğlu, “Zaten çok tazyikli bir su. Bu suyun içerisine bir şey koyma ya da bir şey enjekte etme... Böyle dedikodular, iddialar oldu. Bu da mümkün değil. Nedeni şu; çünkü çok tazyikli sular. Buna birinin müdahil olması demek, o hattın patlaması demek” dedi.
Vakaların kentin farklı noktalarında görülmesine de değinen Yazıcıoğlu, tek bir noktaya müdahale edilmiş olması durumunda etkilerin o bölgeyle sınırlı kalmasının bekleneceğini savundu.
Başkan Yazıcıoğlu, “Bir de şöyle, bir bölgede değil birçok yerde. Birisi bir şey yapmış olsa sadece o bölge etkilenir biliyorsunuz. Çünkü birçok yerde deponuz var, birçok yerde altyapınız var. Yani tek bir yerde değil. Bir yerde müdahil olunmuş olsa o bölgedeki vatandaşlarımız ağırlıklı olarak etkilenirdi ama Tokat'ın belli başlı lokasyonlarında da bu şikâyetler geldi” diye konuştu.


“Norovirüs olduğunu açıkladılar”
Tokat'taki vakalarla ilgili yapılan sağlık incelemelerinde norovirüs tespit edildiğinin açıklanmasına da değinen Başkan Yazıcıoğlu, tıbbi değerlendirmelerin ilgili uzmanlar tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.
Yazıcıoğlu, “Norovirüs olduğunu en son açıkladılar. Yani bulaşıcı bir virüs olduğunu. Tabii ben tıbbi terimleri çok fazla bilemem. Bu konuda da bir söylemde bulunmam çok sağlıklı olmaz” dedi.
Belediye olarak kendi sorumluluk alanlarına giren kontrolleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Yazıcıoğlu, su numunelerinin Bakanlık yetkilileri tarafından daha detaylı incelendiğini belirtti.

“Dün itibarıyla yapılan testlerde de problem çıkmadı”
İlk test sonuçlarının olumlu olduğunu söyleyen Başkan Yazıcıoğlu, Samsun'dan gelen yetkililerin ve yerel halk sağlığı birimlerinin de incelemeler gerçekleştirdiğini anlattı. Yazıcıoğlu, “Ben kendi sorumluluğum altında numuneler alındığını söyleyebilirim. Bakanlık yetkilileri Ankara'da çok daha detaylı bir şekilde test yapacaklardır ve sonuçlar açıklanacaktır. Ama ilk önce yapılan testlerde Samsun'dan geldi arkadaşlar, yetkililer. Aynı zamanda bizim kendi halk sağlığımız daha kısa sürede sonuç alınabilecek testleri yaptı. Dün itibarıyla da bu testlerde bir problem çıkmadı” ifadelerini kullandı.
Daha kapsamlı incelemelerin zaman aldığını belirten Yazıcıoğlu, “Ama tabii daha detaylı testler belirli bir süre alıyor. 24 saat, 48 saat. Bunlara daha detaylı bakılması gerektiğini onlar da söylüyor. Tahmin ediyorum ya bu akşam ya da yarın itibarıyla çıkar” dedi.

Tokat’ın 541 Yıllık Tarihi Camisi Yeniden İbadete Açılıyor! İlk Namaz İçin Tarih Belli Oldu
Tokat’ın 541 Yıllık Tarihi Camisi Yeniden İbadete Açılıyor! İlk Namaz İçin Tarih Belli Oldu
İçeriği Görüntüle

“Suyu kaynatarak kullanın dememiz, suda sorun var anlamına gelmez”
Vatandaşlara yönelik tedbir çağrısının nedenini de açıklayan Başkan Yazıcıoğlu, suyun kaynatılarak kullanılması tavsiyesinin kesinleşmiş bir kirlilik bulgusuna dayanmadığını, ihtiyati bir yaklaşım olduğunu söyledi. Yazıcıoğlu, “Biz yine her ihtimale karşı, çünkü biz bir kamu görevini ifa ediyoruz, bir devlet adamlığı gereği şunu ifade ettim: Mümkünse bu tahliller netleşinceye kadar kaynatarak, titizlikle kullanılmasını istirham ettim vatandaşlarımızdan” dedi.
Bu açıklamanın yanlış anlaşılmaması gerektiğini vurgulayan Yazıcıoğlu, “Ama bu şu demek değil, yani suda illa bir şey var anlamına gelmez. Ama bir tedbir anlamında söylüyorsunuz. Tabii bunu ifade etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.


“Bazı vatandaşlar endişeyle hastaneye başvuruyor”
Hastanelerdeki başvuru sayılarının artmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Başkan Yazıcıoğlu, salgınla ilgili endişelerin vatandaşların sağlık kuruluşlarına yönelmesinde etkili olduğunu ifade etti.
Yazıcıoğlu, “Birçok vatandaşımız da 'Acaba bende de mi var, biraz midem bulanıyor, ben de bir gideyim' diyen vatandaşlarımız da var. Sayı biraz da o yüzden artıyor. Biraz da psikolojik” dedi.
Bununla birlikte norovirüsün bulaşıcı olduğunun açıklandığını hatırlatan Yazıcıoğlu, tedbirlerin bu doğrultuda alındığını söyledi.

Okulların bir gün tatil edilmesini değerlendirdi
Tokat'ta vakaların artmasının ardından 12 Ekim Pazartesi günü kent merkezindeki okullarda eğitime bir gün ara verilmesi kararına da değinen Başkan Yazıcıoğlu, bu kararın salgının bulaşıcı niteliği dikkate alınarak alındığını belirtti.
Yazıcıoğlu, “Tabii ki bulaşıcı olduğunu söylediler. O yüzden zaten okullar bir gün tatil edildi valimizin kararıyla” ifadelerini kullandı.
Salgın sürecinin Valilik, Sağlık Bakanlığı ve halk sağlığı birimleri tarafından yakından takip edildiğini söyleyen Başkan Yazıcıoğlu, vatandaşların açıklanmamış iddialar yerine resmî bilgilere yönelmesi gerektiğini vurguladı.

Şebeke suyundaki klor seviyesi artırıldı
Belediyenin salgın sürecinde aldığı tedbirlerden birinin de içme suyu şebekesindeki klor seviyesini artırmak olduğunu açıklayan Yazıcıoğlu, bu işlemin halk sağlığı birimlerinin yönlendirmesiyle yapıldığını söyledi.
Başkan Yazıcıoğlu, “Biz de bütün detaylı araştırmalarımızı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Hatta öyle ya da böyle her ihtimali göz önünde bulundurarak klor seviyelerini de biraz artırdık hatlarımızla alakalı. Çünkü halk sağlığı biraz daha seviyeyi artırın dedi” ifadelerini kullandı.
Klor seviyesindeki artışın musluk suyunda kokuya neden olabileceğini belirten Yazıcıoğlu, vatandaşların bu konuda da bilgilendirildiğini aktardı.
Yazıcıoğlu, “Bu da tabii vatandaşlarımızın kullandığı çeşme sularında biraz koku yapabilir. Bunun da duyurusunu, açıklamasını kamuoyuyla paylaştık. Endişe etmeyin. Biz yapılabilecek tüm müdahaleleri yaptık” diye konuştu.

“Dedikodulara değil, kamu kurumlarının açıklamalarına bakın”
Canlı yayında vatandaşlara çağrıda bulunan Başkan Yazıcıoğlu, özellikle sosyal çevrede yayılan doğrulanmamış iddialara karşı dikkatli olunmasını istedi.
Valilik, Sağlık Bakanlığı ve ilgili halk sağlığı birimlerinin süreci yakından takip ettiğini belirten Yazıcıoğlu, hijyen kurallarının da ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Yazıcıoğlu, “Burada şuna dikkat etmek lazım. Bir, dedikodulara, söylenenlere değil, kamu kurum ve kuruluşlarının açıklamalarını baz almaları lazım vatandaşlarımız. İki, her şekilde kendi hijyenlerine, el sağlıklarına, yani ellerini yıkayarak daha sağlıklı ve daha titizlikle davranmalarını istirham ediyoruz” dedi.
Yaşanan salgının bütün yönleriyle araştırıldığını ifade eden Başkan Yazıcıoğlu, belediyenin de kendi sorumluluk alanındaki çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.

“Sonuç su denir ya da su değil denir, ondan sonra bakılır”
Başkan Yazıcıoğlu, canlı yayındaki açıklamalarının sonunda Ankara'ya gönderilen su numunelerinin sonuçlarına dikkat çekti.
İncelemeler tamamlanmadan kesin bir yargıya varılmaması gerektiğini bir kez daha vurgulayan Yazıcıoğlu, değerlendirmelerin bilimsel analizler doğrultusunda yapılacağını söyledi. Yazıcıoğlu, “Evet, böyle bir şey başımıza geldi. Biz de bütün detaylı araştırmalarımızı yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Biz yapılabilecek tüm müdahaleleri yaptık. Sonucu bekleyelim. Sonuç su denir ya da su değil denir. Ondan sonra bakılır” ifadelerini kullandı.
Başkan Yazıcıoğlu, “Açıklamasını yine kamu, yani kısacası bakanlığımız, kamu kurumlarımız gerekli açıklamaları yapar. Vatandaşımızın da bu kurumlardan gelen açıklamaları dikkate almasını tekrar tekrar istirham ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.

Tokat'ta binlerce kişinin sağlık kuruluşlarına başvurmasına neden olan salgının ardından gözler şimdi Ankara'da gerçekleştirilen kapsamlı su analizlerine çevrildi. İlk kontrollerde olumsuzluk tespit edilmediğini açıklayan belediye yönetimi, kesin değerlendirme için yeni laboratuvar sonuçlarının beklenmesi gerektiğini belirtiyor. Norovirüs tespit edilmiş olması ise bulaşın kaynağının kesin olarak belirlendiği anlamına gelmiyor. Su kaynaklı bulaş ihtimaline ilişkin belirsizliğin, devam eden incelemeler ve yetkili kurumların açıklamalarıyla netleşmesi bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi