Doluşun yine oturduğunuz yerden dedikodu yapacağınız bir yazı ile geldim.

Kemal Yazıcıoğlu’nun çalışma azmini takdir etmek başka, Tokat’ın 30 yıldır çözüm bekleyen sorunlarını görmezden gelmek başka.

Tokat’ta bugün tartışmamız gereken, bir belediye başkanının sosyal medyada görünüp görünmemesi değil, ortaya koyduğu çabanın şehrin hayatına ne ölçüde yansıdığı.

Belediye Başkanı Kemal Yazıcıoğlu, sahada olmayı seven, hareketli, girişken ve sorumluluk almaktan çekinmeyen bir profil çiziyor.

Bazı insanların makam odalarından yönetmeyi tercih ettiği bir dönemde, onun sahaya çıkması ve sorunlara doğrudan müdahil olması önemli.

Bu yaklaşımın takdir edilmesi gerekir.

Tokat’ta içme suyuyla bağlantılı olduğu iddia edilen hastalık sürecinde Kemal Yazıcıoğlu’nun üç kez basının karşısına çıkarak açıklama yapması, hastaneleri ziyaret etmesi kamuoyunun karşısında durması ve sorumluluk almaktan kaçınmaması önemli.

Hastalığın sudan kaynaklandığı iddiasının yapılan değerlendirmelerde doğrulanmadığı belirtilmiş olsa da vatandaşların aklındaki temel soruların açık ve anlaşılır biçimde yanıtlanması Tokat Sağlık İl Müdürlüğüne düşer..

Hastalığın nedeni neydi?

Yapılan incelemelerin sonuçları neyi gösterdi?

Benzer bir durumun tekrar yaşanmaması için hangi önlemler alındı?

Bu soruların cevabı siyasi tartışmaların ötesindedir.

Halk sağlığı söz konusu olduğunda şeffaflık bir tercih değil, kamu kurumlarının temel sorumluluğu.

Bu nedenle Tokat İl Sağlık Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumların kamuoyunu yeterince bilgilendirip bilgilendirmediği sorgulanmalı.

Sadece benim yazmamla olacak bir konu değil bu, hastalık sudan kaynaklanmıyor o zaman Tokat neden hasta?

Kesinleşmemiş iddialarla kimseyi suçlamadan, bütün sonuçların anlaşılır biçimde paylaşılmasını istemek Tokatlıların en doğal hakkı.

Bu vesileyle yoğunluk altında fedakârca görev yapan acil servis doktorlarımıza, hemşirelerimize ve tüm sağlık çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.

Onlar, zor şartlarda hemşehrilerimize yardımcı olmak için büyük bir emek ortaya koydular.

Yağmur yağınca ortaya çıkan sorun, yağmurla başlamıyor.

Son günlerde etkili olan yağışlar, 30 yıldır devam eden Tokat’ın altyapı sorunlarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Bazı bölgelerde yaşanan su birikintileri ve ulaşım güçlükleri, şehrin yağmur suyunu tahliye etme kapasitesinin sıfırdan tekrar planlanması gerçeğini yüzümüze vurdu.

Burada dürüst olmak zorundayız.

Her yoğun yağışın etkisini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmayabilir.

Ancak riskleri azaltmak, mazgalları ve yağmur suyu hatlarını düzenli temizlemek, yetersiz kalan altyapıyı güçlendirmek ve sorunlu noktaları önceden tespit etmek belediyeciliğin temel görevleri arasında.

Bu nedenle meseleye yalnızca o gün yaşanan görüntüler üzerinden bakmamalıyız.

Hangi bölgelerde sorun tekrar ediyor?

Hangi altyapı yatırımları gerekiyor?

Öncelik sıralaması ve uygulama takvimi nedir?

Kemal Yazıcıoğlu’nun tıkanmış bir logardan poşet çıkardığı görüntüler üzerinden eleştiriler yapıldı.

“Belediye başkanının görevi bu değil” diyenler var.

Fakat bir başkanın sahada gördüğü bir soruna anında müdahale etmesi de tek başına şov yaptığının kanıtı değil.

Ben o görüntüyü, başkanın sahadaki hareketliliğinin ve gördüğü soruna kayıtsız kalmama eğiliminin bir göstergesi olarak değerlendiriyorum.

Öte yandan, iyi niyetli bir müdahalenin kurumsal işleyişin yerini almaması gerektiğini de söylemeliyiz.

Bir başkanın sahada çalışması değerli; Yazıcıoğlu’nun bundan sonra en büyük başarısı, kendisi orada olmasa da belediye sisteminin tıkır tıkır işlemesi olmalı.

Mayıs ayında yaşanan sel felaketinde de benzer biçimde sahaya müdahil olması, onun kriz anlarında geri planda kalmak istemediğini gösteriyor.

Bu özelliği doğru yönetildiğinde Tokat için önemli bir avantaja dönüşebilir.

Ben Kemal Yazıcıoğlu’nun niyetinin çalışmak ve Tokat”a bir şeyler yapmak olduğunun farkındayım.

O çalışma isteğini doğru yönlendirmek basına ve size düşüyor.

Başkan Yazıcıoğlu’nun sosyal medyada sık sık görünmesi de tartışılıyor.

Bir kesim bunu şov olarak yorumlarken bir kesim de belediye çalışmalarının tanıtılması açısından olumlu buluyor.

Bence burada ölçüyü doğru koymak gerekiyor.

Sosyal medya, belediye hizmetlerini anlatmak, vatandaşla iletişim kurmak ve Tokat’ı Türkiye’nin farklı şehirlerinde tanıtmak için etkili bir araç.

Tokat dışındaki insanların şehrin caddelerini, projelerini ve günlük yaşamını görmesi de şehrimiz adına adına bir kazanım.

Bir çalışmanın videosu çok izleniyorsa, sahada olmak ve samimiyettendir.

Başkan video çekmek için mahalle, cadde gezmiyor. Selam veriyor, Tokatlıların başkana muhabbeti takdir topluyor ve servis edilen video da çok izleniyor.

Önemli olan, yapılan hizmetin ihtiyacı karşılaması, kamu kaynaklarının verimli kullanılması ve vatandaşın yaşamında somut bir iyileşme sağlaması.

Eleştiri yıkmak için değil, daha iyisini yaptırmak için olmalı.

Tokat’ın farklı noktalarında yürütülen çalışmaları elbette takip ediyoruz.

Yapılan işleri takdir etmek, eksikleri dile getirmek ve daha iyisini istemek birbirine zıt tutumlar değil.

Başkanın cesaretini ve çalışma temposunu takdir edebiliriz.

Aynı zamanda altyapı sorunlarının çözümünü, daha güçlü bir planlamayı, şeffaf bir bütçe yönetimini ve hizmetlerin düzenli denetlenmesini de talep edebiliriz.

Belediye başkanını desteklemek, her kararını doğru bulmak anlamına gelmez.

Eleştirmek de yapılan her işi değersiz saymak değil.

Asıl ihtiyaç duyduğumuz şey, kişiselleştirilmiş tartışmalar ve siyasi hesaplaşma yerine çözüm odaklı bir anlayış.

Tokat’ta kimseye fayda sağlamayan, kötü niyetli siyasi hesaplaşmalar, şehrimize çok zarar verdi.

Tokat’ımıza yapılması gereken hizmetlerin, alt yapı çalışmalarının son 30 yıldır geciktiğini hepimiz biliyoruz.

Şehrini seven bu kişisel hesaplaşmayı kurumların başarısızlığına etki ederek yapmaz.

Sorun var buyrun birlikte çözelim. Neden bu sorunları yarınlara bırakalım.

En son sudan kaynaklı hastalık iddialarında dahi Kemal Yazıcıoğlu üzerinde kalsın diye arka planda büyük gayret gösterildi.

Niyet kötü olunca yapılan eleştiriler çok yıkıcı olabiliyor.

Eleştirenler yalnızca neyin yanlış olduğunu değil, mümkünse nasıl düzeltilebileceğini de ortaya koymalı.

Yönetim de eleştirileri bir engel olarak değil, hizmet kalitesini yükseltme fırsatı olarak görmeli.

Ben Kemal Yazıcıoğlu Tokat için bir fırsat olduğunu düşünenlerdenim.

Kemal Yazıcıoğlu’nun sahadaki cesaretinin, hareketliliğinin ve çalışma isteğinin Tokat için önemli bir potansiyel taşıdığını düşünüyorum.

Bu potansiyelin değerini bulması ise yalnızca başkanın kişisel gayretine değil, güçlü bir ekip çalışmasına, doğru projelere ve ölçülebilir sonuçlara bağlı.

Başkanın enerjisini kırmak yerine doğru hedeflere yönlendirmek; eksiklerini görmezden gelmek yerine yapıcı biçimde göstermek gerek.

Tokat’ın öncelikleri bellidir. Güçlü altyapı, etkili yağmur suyu yönetimi, planlı şehirleşme, kaliteli belediye hizmetleri ve vatandaşla açık iletişim.

Kemal Yazıcıoğlu’nun cesaretini ve çalışma azmini Tokat’ın lehine değerlendirelim.

Ama bunu yaparken hesap soran, sonuç isteyen ve daha iyisini talep eden vatandaş olma sorumluluğumuzu da unutmayalım.

Tokat”ta kimin daha çok konuştuğu, yazdığı, dedikodu ürettiği, kumpas kurduğu değil; hangi sorunun çözüldüğü, hangi hizmetin kalıcı hâle geldiği ve şehrin yarınlara ne kadar hazır olduğudur, önemli olan.

Tokat’ta zaman kaybına vesile olan, üretilen dedikodunun kime ne fayda sağladığına bakıyorum ben.

Bize bir şey sağlamıyor.

Vesselam

Hüseyin Kömür