Arkadaşlar, bugün bir konuyu sizlerle açık açık konuşmak istiyorum.
Tokat artık sorunlarını geride bırakmalı.
Sorumluk almaları gerekenler var.
Yatırımlar bu kadar uzamamalı.
Millet umut etmeli.
Çok büyük karamsarlık var.
Kişiler büyüyor şehir ve umutlar küçülüyor.
Tokat, yıllardır Ankara’da güçlü isimlerle temsil ediliyor. Milletvekillerimiz var, önemli siyasi görevlerde bulunan hemşehrilerimiz var, devletin üst kademelerinde görev yapan bürokratlarımız var.
Ama insan ister istemez şu soruyu soruyor:
Bu kadar güçlü temsilimiz varsa, Tokat neden hâlâ birçok temel sorununu çözmek için bekliyor?
Son günlerde Milletvekilimiz Yusuf Beyazıt’ın TBMM Başkanvekilliği görevinde bulunmasıyla birlikte şehirde yeni bir beklenti oluştu.
Acaba yıllardır bekleyen projeler tamamlanacak mı?
Ankara’daki siyasi ve bürokratik gücümüz, artık Tokat’ın yatırımlarına daha güçlü biçimde yansıyacak mı?
Bu yazımda benim derdim kimseyi övmek ya da yermek değil.
Benim şehriminartık yalnızca projeleri konuşmaya değil, sonuç almaya ihtiyacı var.
Bir düşünün arkadaşlar…
TBMM Başkanvekili Yusuf Beyazıt, tecrübeli bir bürokrat ve siyasetçi.
AK Parti Tokat milletvekilleri Mustafa Arslan ki her işi koparan bir yapısı var.
Cüneyt Aldemir.
MHP Tokat Milletvekili Yücel Bulut…
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz…
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Zafer Sırakaya…
Önceki dönem Tokat milletvekilimiz, bugün AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin…
Ve daha kaçtane.
Üstelik sayılar yalnızca siyasetçilerimizle de sınırlı değil.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Artovalı hemşerim. Gururla yazdım. Tokat’ın son 10 yılda ki projelerinin arkasında ki gizli kahraman.
Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu da Tokatlı hemşehrilerimiz arasında.
Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan ve Adalet Bakanlığı özel kalem müdürlüğünde görev yapan hemşehrimiz Hakan Pervanlar da bu çerçevede anılması gereken isimler.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Semih Karaca ve bünyesinde görev yapan Tokatlı hemşehrimizin yanı sıra Adalet Bakanlığı ve diğer önemli kurumlarda görev alan hemşehrilerimizin de şehrimizin ihtiyaçlarının gündeme taşınmasına katkı sunmasını bekliyoruz.
Bu kadar siyasi temsil, bu kadar bürokratik birikim ve bu kadar güçlü bağlantı varken Tokat neden daha fazlasını başaramasın?
Diyebilirsiniz ki herkesin görevi, yetkisi ve sorumluluğu farklı.
Gelin barışalım işi kolay kılalım.
Tokat önceliğinde buluşalım.
Tokat’ın ortak meselelerinde iş birliği yapmak, ilgili kurumları harekete geçirmek ve şehrin ihtiyaçlarını takip etmek hepimizin beklentisi olmalı.
Yusuf Beyazıt’tan beklentimiz, TBMM Başkanvekilliği makamının sağladığı imkânlarla Tokat’ın öncelikli sorunlarının Ankara’da daha güçlü takip edilmesine katkı sunmasıdır.
Mustafa Arslan”dan beklentim, şehrin yatırım ihtiyaçlarını, ulaşım projelerini ve ilçelerin sorunlarını ilgili bakanlıklar nezdinde takip etmelerini bekliyorum, zaten takip ediyor..
Cüneyt Aldemir, Yücel Bulut ve Kadim Durmaz’dan da siyasi sorumlulukları çerçevesinde Tokat’ın ortak meselelerinde çözüm arayışlarına katkı sunmalarını istiyoruz.
Zafer Sırakaya ve Özlem Zengin’den, siyasi görev ve tecrübelerini Tokat’ın kalkınma hedefleriyle buluşturmalarını bekliyoruz.
Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel’in konumu ise özellikle önemli. Kamu yatırımlarının planlanması ve bütçe süreçlerinde Tokat’ın ihtiyaçlarının karşılık bulması, projelerin önceliklerinin belirlenmesi ve gerekli kaynakların değerlendirilmesi bakımından ilgili kurumlarla koordinasyon önem taşıyor.
Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun da eğitim, bilim ve gençlerimiz açısından Tokat’la bağları güçlendirecek çalışmalara katkı sunmasını bekliyoruz.
Adalet Bakan Yardımcısı Burak Ceyhan ve Adalet Bakanlığı özel kalem müdürlüğünde görev yapan hemşehrimiz Hakan Pervanlar da kendi görev alanları çerçevesinde Tokat’ın ihtiyaçlarının ilgili mercilere aktarılmasına katkı sağlayabilir.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Semih Karaca ve bünyesinde görev yapan hemşehrimizin de Tokat’ın ulaşım projeleri konusunda iletişim ve koordinasyonun güçlenmesine katkısı önemlidir.
Burada kimseye kendi görev alanının dışında bir sorumluluk yüklemiyoruz.
Ancak herkesin bulunduğu konumdan Tokat’a nasıl katkı sunabileceğini konuşmak zorundayız.
Makamlar elbette önemlidir. Fakat asıl önemli olan, o makamların Tokat’a hangi somut kazanımları sağlayacağıdır.
Çamlıbel Tüneli…
Tokat-Niksar yolu…
Şehir hastanesi…
Yeni stadyum…
Kültür merkezi…
Bunların hepsi Tokat’ın geleceği açısından önemli projeler.
Ancak vatandaş artık, projelerin hangi aşamada olduğunu, ne zaman tamamlanacağını ve şehre ne kazandıracağını bilmek itiyor.
Çamlıbel Tüneli ve Tokat-Niksar yolu gibi ulaşım yatırımlarının tamamlanması, şehrin bağlantılarını ve ekonomik hareketliliğini güçlendirebilir.
Sağlık, kültür ve spor yatırımları da yaşam kalitesine katkı sağlayabilir.
Fakat arkadaşlar, bir şeyi de unutmayalım.
Tokat yalnızca büyük projelerden ibaret değil!
Merkezde ve ilçelerde altyapı sorunları devam ediyorsa, vatandaş temiz ve güvenilir suya erişim konusunda endişe duyuyorsa, köy yolları ve temel hizmetler hâlâ gündemimizdeyse bunları da çözmek zorundayız.
Tünel de lazım, stadyum da lazım. Ama temiz su, sağlam altyapı, sağlıklı çevre, üretim ve istihdam da en az bunlar kadar önemli.
Tokat’ın insanı yatırımları yalnızca temel atma törenlerinde değil, günlük hayatında hissetmek istiyor.
Tokat büyüyor. Şehir içi ulaşım ihtiyacı artıyor. Bugün planlamazsak yarın trafik sorunlarını çözmek daha da zorlaşacak.
Artık yalnızca yeni yollar açmayı değil, toplu ulaşımın geleceğini de konuşmalıyız.
Şehir merkezini üniversiteye, hastaneye, otogara, önemli yerleşim bölgelerine ve ihtiyaç duyulması hâlinde sanayi alanlarına bağlayabilecek bir hafif raylı sistem Tokat için mümkün mü?
Bunun fizibilitesi hazırlanmalı. Güzergâh, maliyet, yolcu kapasitesi ve finansman seçenekleri uzmanlar tarafından değerlendirilmelidir.
Her şehirde aynı çözüm uygulanamaz. Ancak Tokat’ın gelecekteki nüfusu, trafik yoğunluğu ve şehirleşme planı dikkate alınarak bugünden bir ulaşım vizyonu oluşturulabilir.
Belediyemize, ilgili bakanlıklara ve ulaşım alanında yetkili kurumlara düşen görev, bu ihtiyacı bilimsel verilerle değerlendirmek ve şehrin uzun vadeli ulaşım planını hazırlamaktır.
Tokat’ın geleceğini yalnızca bugünün trafiğine göre değil, önümüzdeki 20-30 yılı düşünerek planlamalıyız.
Bir diğer önemli konu demiryolu bağlantısı.
Tokat-Turhal demiryolu projesi ve bunun ulusal demiryolu ağıyla bağlantısı, şehrin ulaşım geleceği açısından önem taşıyor. Bu bağlantının güncel durumu, uygulama takvimi ve sağlayacağı imkânlar kamuoyuna açık biçimde anlatılmalı.
Tokat’ın hızlı tren ağlarına erişimi konusunda da uzun vadeli hedefler belirlenmeli. Hangi hatların hangi tarihlerde hayata geçirilebileceği, hangi bağlantıların ekonomik ve teknik açıdan mümkün olduğu ortaya konulmalı.
Demiryolu bağlantıları, doğru planlandığında sanayinin, tarım ürünlerinin, turizmin ve ticaretin gelişmesine katkı sağlayabilir.
Tokat’ın merkezinden demiryoluna erişim kolaylaştırılmalı; istasyon, toplu ulaşım ve şehir içi bağlantılar birlikte düşünülmeli.
Tokat, demiryolu yatırımlarının dışında kalan bir şehir değil, bu yatırımlardan yararlanan ve ekonomik gücünü artıran bir şehir olmalı.
Bu konuda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, milletvekillerimiz, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve yerel kurumlar arasında güçlü bir koordinasyon bekliyoruz.
Dünya ticareti değişiyor. Üretim merkezleri, demiryolu bağlantıları ve lojistik ağları ülkelerin ve şehirlerin ekonomik geleceğini belirliyor.
Orta Koridor da Asya ile Avrupa arasındaki ticaret ve taşımacılık bağlantıları bakımından önemli bir güzergâh.
Peki, Tokat bu büyük ekonomik hareketliliğin neresinde olacak?
Bu soruyu bugünden sormalıyız.
Tokat’ın Orta Koridor üzerindeki bağlantılardan yararlanabilmesi için yalnızca harita üzerinde bir konuma sahip olması yetmez. Demiryolu ve karayolu bağlantıları, lojistik imkânlar, sanayi altyapısı ve üretim kapasitesi birlikte değerlendirilmeli.
Tarım ve gıda ürünlerimizi daha geniş pazarlara ulaştırmak, sanayi yatırımlarını desteklemek ve Tokat’ı bölgesel ticaret ağlarına bağlamak için somut bir plan hazırlanmalı.
Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı ve ilgili kurumların bölgesel lojistik çalışmaları da bu açıdan değerlendirilerek Tokat’ın hangi imkânlara sahip olduğu ortaya konulmalı.
Ankara’daki hemşehrilerimizden beklentimiz, Tokat’ın bu konuda yalnızca değerlendirme yapan değil, somut projeler hazırlayan ve gerekli yatırımlar için girişimde bulunan bir şehir hâline gelmesine katkı sunmalarıdır.
Gelelim sanayi yatırımlarına…
Tokat’ın en önemli meselelerinden biri üretimi artırmak ve gençlere iş imkânı sağlamak. Bunun için mevcut sanayi alanlarının geliştirilmesi kadar yeni ve büyük ölçekli yatırımlara uygun alanların da planlanması gerekiyor.
Mega Endüstri Bölgeleri konusunda Tokat’ın da değerlendirmeye alınmasını istiyoruz.
Bu alanlara dâhil olmak elbette belirli şartlara, arazi büyüklüğüne, altyapıya, ulaşım bağlantılarına ve yatırım planlamasına bağlı. Daha önce Tokat açısından uygun büyüklükte kamu arazisi konusu da gündeme gelmişti.
Öyleyse bu meseleyi bir kenara bırakmak yerine çözüm aramalıyız.
Tokat’ta uygun alanlar belirlenmeli. Arazi mülkiyeti, altyapı, su kaynakları, ulaşım, çevresel etkiler ve lojistik imkânlar bilimsel biçimde incelenmeli. Şehrin tarım, hayvancılık, gıda sanayisi ve üretim potansiyeli ortaya konulmalı.
Tokat’ın Mega Endüstri Bölgeleri kapsamına alınması için gerekli girişimler yapılmalı.
Burada görev yalnızca bir milletvekiline ya da bir bürokrata düşmüyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, ilgili yatırım kurumları, yerel yönetimler, milletvekillerimiz ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ortak bir çalışma yürütmeli.
Tokat’ın geleceği, komşu şehirlerde açılan fabrikaları izlemekle değil, kendi üretim gücünü artırmakla şekillenecek.
Biz yeni fabrikalar, yeni yatırımlar ve yeni istihdam alanları istiyoruz.
Gençlerimiz iş bulmak için başka şehirlere gitmek zorunda kalmasın. Üreticimiz ürettiğinin karşılığını alsın. Esnafımızın yüzü gülsün. Tokat’ın ekonomisi büyüsün.
Bunun yolu da bugünden doğru planlama yapmaktan geçiyor.
Burada yerel kurumlara da önemli görevler düşüyor.
Valilik, belediyeler, İl Özel İdaresi, üniversite ve ilgili kamu kurumları kendi sorumluluk alanlarında projelerini takip etmeli, ihtiyaçları belirlemeli ve Ankara ile koordinasyonu güçlendirmeli.
Milletvekillerimiz ve bürokratlarımız da kendi yetki alanları çerçevesinde bu sürece katkı sunmalı.
Hangi proje hangi aşamada?
Hangi yatırımın kaynağa ihtiyacı var?
Hangi sorunun çözümü için hangi kurumun harekete geçmesi gerekiyor?
Özellikle Ticaret ve Sanayi Odası bu konularda sorumluk almalı. Haftaya Tokat Ticaret ve Sanayi Odası hakkında detaylı bir yazı kaleme alacam.
Tokat’ın ortak meselelerinde partili, partisiz ayrımı yapılmamalı.
BEKLENEN TOKAT MI, GELMEKTE OLAN TOKAT MI?
Arkadaşlar, ben Tokat’ın potansiyeline inanıyorum.
Bu şehrin daha fazla yatırım alabileceğine, ekonomisinin güçlenebileceğine ve gençlerine daha güzel bir gelecek sunabileceğine inanıyorum.
Ankara’da siyasi temsilimiz var. Devletin önemli kurumlarında görev yapan hemşehrilerimiz var.
Şehrimizin ihtiyaçlarını da ertelemeyelim.
Bu soruları sormaya ve cevaplarını takip etmeye devam edelim.
Benim için önemli olan kimin hangi makamda olduğu değil, Tokat’ın hangi kazanımları elde edeceğidir.
Tokat’ın siyasi gücü de var, bürokratik birikimi de var. Şimdi bunların şehrin geleceği için somut sonuçlara dönüşmesini bekliyoruz.
Tokat’ta beklenen gerçekten geliyor mu?
Yoksa biz yine yıllardır konuştuğumuz projeleri konuşmaya devam mı edeceğiz?
Bekleyelim, takip edelim ve sormaya devam edelim.
Umudun tükendiğini biliyorum ama bu umut ışığı yakacak kişilere seslendim bu yazımda.
Vesselam
Hüseyin Kömür