Türkiye’de 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fon için başlayan tasfiye süreci, yatırımcıların alacakları paraya ilişkin tartışmayı beraberinde getirdi. Bir canlı yayında konuşan ekonomist Kerim Rota, tasfiye kapsamındaki fonların büyüklüğünün yaklaşık 800 milyar liraya ulaştığını, sürecin yaklaşık 500 bin yatırımcıyı doğrudan ilgilendirdiğini belirtti.

Fonların üç kat büyüdüğünü savundu

Rota, piyasadaki risklere geçen yıl kasım ayında dikkat çekildiğini ancak müdahalenin geciktiğini öne sürdü. Bu dönemden sonra tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğünün yaklaşık üç katına, hisse fonlarının ise 45 katına çıktığını savunan Rota, daha erken adım atılması halinde çok daha küçük bir tutarın tasfiye edileceğini ileri sürdü.

Hisse fonları için yüzde 20 tahmini yaptı

Tasfiyede en fazla merak edilen konu yatırımcının parasının ne kadarını geri alacağı oldu. Rota, özellikle Tera ve Pusula fonlarındaki yatırımcılar açısından geri dönüşün düşük kalabileceğini belirterek, “Yüzde 20’ler falan ancak olur diye düşünüyorum. Benim şahsi tahminim alınabilecek tutar” dedi.

Para piyasası fonlarında ise yüzde 70-80 seviyesinde geri kazanım olabileceğini tahmin etti. Rota, bu oranların kesinleşmiş rakamlar değil, kendi değerlendirmesi olduğunu özellikle belirtti.

Diğer beş portföy yönetim şirketinin fonlarında ise önemli bir kayıp beklemediğini söyledi.

Emlak ilanlarında yeni dönem: Fiyat değişiklikleri vergi denetimine girecek
Emlak ilanlarında yeni dönem: Fiyat değişiklikleri vergi denetimine girecek
İçeriği Görüntüle

“Son girenler en büyük kayba uğrayacak”

Bazı fonların yüksek getiriler nedeniyle küçük yatırımcıların da ilgisini çektiğini belirten Rota, gençlerin ve emeklilerin birikimleriyle bu ürünlere yöneldiğini anlattı.

Bazı fonlarda aylık yüzde 105’e varan getirilerin görüldüğünü söyleyen Rota, söz konusu yapıyı “Ponzi” olarak nitelendirdi ve “Bütün Ponzilerde olduğu gibi son girenler en büyük kayba uğrayacaklar” ifadelerini kullandı.

Zararın yatırımcıda kalacağını savundu

Rota’ya göre hisse ağırlıklı fonlarda oluşacak kaybı doğrudan kamunun karşılaması beklenmiyor. Tasfiye öncesinde hesabında 1 milyon liralık fon görünen bir yatırımcının süreç tamamlandığında çok daha düşük bir rakamla karşılaşabileceğini ileri süren Rota, “O kayıp o vatandaşın olacak” dedi.

Yönetim ücretlerinin de incelenmesini istedi

Rota, portföy yönetim şirketlerinin geçmiş yıllarda fonlardan aldığı yönetim ücretlerinin de mercek altına alınması gerektiğini savundu.

500 milyar liralık bir hisse fonunda yüzde 2 yönetim ücreti üzerinden yıllık 10 milyar liralık gelir oluşabileceğini örnek veren Rota, geçmişte alınan ücretlerin mümkün olması halinde yatırımcı zararlarının karşılanmasında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şeffaflık çağrısı yaptı

Rota, sürecin yalnızca sermaye piyasası tarafıyla ele alınmaması gerektiğini savunurken düzenleyici ve denetleyici mekanizmaların da incelenmesini istedi.

Yatırımcıların yasal ve düzenlemeye tabi finansal ürünlere para yatırdığına işaret eden Rota, oluşan tablonun sorumluluğunun yalnızca yatırımcılara yüklenmesine karşı çıktı.

Tasfiye sürecinde varlıkların likidite koşulları dikkate alınarak satılması ve elde edilen nakdin yatırımcılara sahip oldukları pay oranında aktarılması öngörülüyor.

Kaynak: Karar