Sosyal medyada Tuğba Gedik Hanımefendi’nin "Yeni Bir Federasyon Daha Kuralım…" başlıklı yazısını okudum. Her cümlesine aynı şekilde yaklaşmasam da ortaya koyduğu soru hepimizi ilgilendiriyor: Bunca Tokatlıyız, peki ne kadar birlikteyiz?

İstanbul'daki Tokatlı nüfusumuzun büyüklüğüyle gurur duyuyoruz; her seçim döneminde bu nüfusun bir güç olduğu konuşuluyor. Ama asıl soru şu: iş dünyasında, siyasette, yerel yönetimlerde, bürokraside, akademide ve sivil toplumda sahip olduğumuz insan kaynağı, nüfusumuzla orantılı bir etkiye dönüşebiliyor mu? Ve daha önemlisi, bu potansiyeli Tokat'ın kalkınması için ne kadar kullanabiliyoruz?

Bu soruları kimseyi eleştirmek için sormuyorum. Kendi gücümüzü ve eksiklerimizi doğru görebilmek için birbirimize sormamız gerekiyor. Çünkü nüfus tek başına güç değildir; güce dönüşmesi için ortak akla, ortak hedefe ve birlikte hareket edebilme iradesine ihtiyaç vardır.

Açıkçası, Tokat Kadın Derneği Başkanı Sayın Tuğba Gedik ile henüz tanışma fırsatı bulamadık. Bu satırları yazarken fark ettim ki, bu bile başlı başına yazının konusu olan eksikliğin küçük bir örneği.

Mesele Yeni Bir Tabela Değil!

Yeni bir federasyon, yeni bir dernek, yeni bir tabela kurmak her zaman mümkündür. Ama asıl soru şu: elimizdeki mevcut insan gücünü ne kadar ortaklaştırabiliyoruz?

Tokatlı iş insanlarının memlekete yatırım yapmasını kolaylaştırabiliyor muyuz? Gençlerimize staj ve mentorluk imkânı sunabiliyor muyuz? Tokat'ın ürünlerini, turizmini ve kültürünü birlikte tanıtabiliyor muyuz? Ve en önemlisi: ortak bir mesele söz konusu olduğunda, farklı siyasi görüşlerimizi bir kenara bırakıp aynı cümleyi samimi olarak içtenlikle kurabiliyor muyuz?

Gerçek Tokat lobisi bence tam burada başlıyor. Kiminin sermayesi vardır, yatırım yapar. Kiminin bilgisi vardır, yol gösterir. Kiminin çevresi vardır, bir kapı açar. Kiminin zamanı vardır, gönüllü olur. Herkes aynı katkıyı yapmak zorunda değil ama herkes "Ben Tokat için ne yapabilirim?" diye kendine sorabilir.

Ankara'da Biz Ne Yapmaya Çalışıyoruz?

BAŞTEK olarak Ankara'da gücümüz yettiğince bunun gayreti içindeyiz. Amacımız yalnızca etkinlik yapmak ya da Tokatlıları güzel bir sofra etrafında bir araya getirmek değil bunların da elbette bir değeri var, ama asıl arayışımız, Ankara'daki Tokatlıların insan kaynağını, bilgi birikimini ve imkânlarını Tokat'ın meseleleri etrafında ortaklaştırabilmek.

Daha güçlü bir Tokat lobisi kurmak, sorunları konuşmak, çözüm önerileri geliştirmek, başka şehirlerin iyi örneklerini Tokat'a taşımak, fikirleri projeye dönüştürmek ve gerektiğinde Tokat için birlikte söz söylemek istiyoruz. Bunun kolay olmadığını biliyoruz insanları bir masa etrafında toplamak kolaydır, onları aynı hedef etrafında buluşturmak çok daha zordur.

Bazen bu emeği anlatmak da zorlaşıyor; tıpkı Orhan Veli'nin bir şiirinde söylediği gibi, bir şeyi ne kadar derinden hissetsek de doğru kelimeyi bulup tam olarak anlatabilmek kolay değildir. Tokat için taşıdığımız duyguyu ifade etmeye çalışırken bazen tam da bu duyguyu yaşıyoruz.

Pusulamız Belli: Önce Tokat

Bize göre bu söz bir slogan değil, bir siyasi tercih hiç değil. Farklı siyasi düşüncelere, farklı ilçelere ve farklı STK yapılarına rağmen Tokat söz konusu olduğunda ortak bir paydada buluşabilme iradesidir.

Bu satırlar bir eleştiri arayışı değil, ortak paydada buluşma çağrısıdır. Tokat için kim ne yapıyorsa bizim için değerlidir; bizim çağrımız mevcut yapıların birbirini tamamlaması, iletişim kurması ve gerektiğinde ortak hareket edebilmesidir. Federasyonlarımız, derneklerimiz, vakıflarımız elbette var olsun ama hepsinin üzerinde tek bir ortak paydamız olsun: TOKAT.

Biz BAŞTEK olarak, Tokat'ın ortak meselelerinde STK dayanışmasına açık ve hazır olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Kim hangi dernekte, hangi federasyonda ya da hangi siyasi görüşte olursa olsun, Tokat için kurulacak her samimi masada bizim de bir sandalyemiz olsun isteriz.

Çünkü mesele kimin daha büyük ya da daha görünür olduğu değil; Tokat için ne yaptığımızdır. Belki de artık "Kaç Tokatlıyız?" sorusundan bir adım öteye geçmenin zamanı gelmedi mi:

Kaçımız Tokat için birlikte hareket edebiliyoruz?

Gerçek gücümüzü işte orada aramalıyız. Bütün eksiklerimize rağmen aynı cümleyi söylemeye devam edeceğiz: ÖNCE TOKAT.