İnsanoğlu her dönem birbirine muhtaç olmuş ve muhtaç yaşamıştır. Ferdi yaşaması ve tek başına hayatını sürdürmesi durumunda yaşam kalitesi ve hayat standartları da o denli düşük olmuş hatta nerede ise sürdürülebilirliği imkansız bir hale dönüşmüştür. Bu yaşam kalitesinin arttırmanın tek ve yegane yolu birlikte yaşama seçeneğinin işlerlik kazanması ve doğrultuda hayatın idame ettirilmesidir.

Yani başka bir anlatım ile toplu yaşamaya el mahkum bulunmaktayız. O halde toplu yaşamı sürdürmek zorunda isek onunda bazı kural ve kaidelerine de topyekun uymamız gerekir ki bu inanın olmazsa olmazlardandır. Toplu yaşam var olduğuna göre her bireyin buna sahip çıkması ve bunu sahiplenmesi de yine elzem olmaktadır. Zira toplu yaşamın içinde hepimize hitap eden ortak çıkarlarımızda mevcuttur. İşte bu ortak çıkarlarımız toplu yaşamımızın kalite ve standartlarını da bir başka açıdan arttırır.

Hepimize ait olan bu ortak alanların kullanılması ve korunması da bi o kadar önemlidir. Peki bizler bu konuda gereken hassasiyeti gösterip önem veriyor muyuz acaba ? Gönül ister ki bu soruya gönül rahatlığı ile evet diyelim ancak ne yazık ki diyemiyoruz. Hastanelerimize bir göz atınca hepimizin görebileceği acı tablo var. Devletimizin bizlere en güzel şekilde modern bir bina yapıp içini tıbbi cihazlarla donatıp bizlerin kullanımına sunmuş. Sıvası, boyası, cilası vs bakınca mükemmel bir yapı ortak alanları geniş ve ferah. Bu ortak bekleme alanlarındaki duvarlar ayakkabı ile nasıl kirletilmiş beklenirken ayaklar bükülerek o güzelim boyaların üzerine adeta ayakkabı resimleri resim edilmiş. Bir başka ortak alanlarda banklar sıralar yontulmuş kırılmış vaziyette. Yine toplu taşıma araçlarımız da ki koltuklar da böyle değil mi?

Lavabo ve tuvaletlerde keza yine öyle eğer temizliğinde bir aksama olsa bir iki saat içinde oralara girileceği kalmıyor. Neden öyle olsun ki daha dikkatli kullanmalıyız buraları. Kamu binalarının ortak alanlarına vatandaşların beklediği yada yoğun bulunduğu her dairede de durum bundan farklı değil. Bunun böyle olması gerekmez ortak alanlarımız hepimizin bunu asla unutmamalıyız.

Ayrıca ziyan edilen kaynak da hepimizin kaynağının olduğunu ve bizlerin vergileri ile oluştuğunu unutmamalıyız. Hatta ortak alanlarda tutunda her yerde her zaman kamunun malını kendi öz malımız sayıp onu gereği gibi sahiplenerek muhafaza etmek den hiç bir zaman geri durmamalıyız. Bu bizim ne kadar duyarlı bir vatandaş olduğumuzunda bir başka açıda göstergesi olacaktır.