Siyasi partinin en tepesindeki insan sağa sola hakaret edince taraftarları da hiç tereddüt etmeden hakaret ediyor. Bu düşüncelerden vazgeçmek gerekir.

Son günlerde yaşanan CHP’deki siyasi kriz büyüyerek devam ediyor.

Siyasetçileri sevmeyebilirsiniz, oy vermeyebilirsiniz, oy verdiğiniz hâlde sizlerin düşünceleri doğrultusunda hareket etmeyebilirler. Ancak hiç kimsenin bir siyasi parti liderine hakaret etme hakkı yoktur, olmamalıdır.

Bataklıktan medet umanlar, bir gün bataklığın içine gömüldüklerinde “Eyvah” deseler de bunun fayda etmeyeceğini bilmelidir.

Bir haber yapıyoruz. Yaptığımız haberlere ve köşe yazılarına en ağır eleştiriler de geliyor, destekler de geliyor. Ancak işin içine küfür ve hakaret girince işler değişiyor!

Hakaret yapanlar aciz insanlardır!

Aşağılık kompleksine girenler insanlara hakaret ederler, iftira atarlar!

Yaptığımız habere gelen şu aşağıdaki yorum: “Bence, konuşmaya, yazmaya değmeyecek kadar basit bir yaratık.” demiş!

Yapılan haber; “BEN KEMAL GELİYORUM” DEDİ VE GELDİ! başlıklı yazıya gelen bu yorumu tasvip etmek mümkün değil. Aslında bu yorumu engellemem gerekir ama ibret-i âlem için insanların nasıl düşük seviyede olduğunu göstermek amacıyla yoruma engel koymadım!

Bir kez daha ifade edelim.

Her siyasetçi eleştirilebilir.

Bir insan siyasete atıldığında eleştiri yapılacağını, en ağır eleştirilere muhatap olacağını bilmeli, ona göre siyasete atılmalıdır.

Hakaret ve iftira atanlara bakıldığında, gerçekleri bilmeden, kulaktan dolma sözlerle insanlara iftira attıkları görülüyor. Ya da gerçekleri tam anlamadan, analiz yapmadan hakaret içeren yorumlar yapıyorlar.

İnsanları tanımadan, hatta tanısanız bile sevmeyebilirsiniz.

Ancak sevmemek; o kişiden beklentilerinize yönelik gerekli desteği alamadığınız zaman küfür etmeyi, iftira atmayı ve hakaret etmeyi gerektirmez.

Bizler, basın hayatında 60 yılı geride bırakan bir gazetenin sahibiyiz.

Bugüne kadar yüzlerce yazı yazdık, yaşadığımız şehrin gelişmesi için olağanüstü gayret ettik. Yemedik, içmedik, hizmet etmeye çalıştık.

Yaşadığımız şehirde yaşayan insanların mutlu, huzurlu ve sağlıklı olması için güç odaklarıyla konuştuk, sohbet ettik ve bazen de kötü olduk. Ancak hiçbir kimseye hakaret etmedik, iftira atmadık!

Bir kişi kendisini ne sanıyor da bir siyasi parti liderine “Bence, konuşmaya, yazmaya değmeyecek kadar basit bir yaratık.” diyebiliyor?

Kişinin kimliğine baksanız, söz konusu siyasi parti genel başkanıyla bir bağlantısı yoktur. Belki de CHP’ye üye bile değildir, sempatizanı da değildir. Ancak klavye başına geçince çakallaşıp sağa sola saldırmaya başlıyor!

Nedir bu şiddet?

Nedir bu öfke?

İnsanları karşıdan görerek iftira atmak, hakaret etmek kimseye bir şey kazandırmaz!

Bizler burada kendimizi anlatmayacağız ama gerçekleri de yazmaktan geri durmayacağız!

Çok ilginçtir, buradan bir not düşelim.

Kişiler insanlıktan çıkınca makamı, mevkisi ve durumu ne olursa olsun, iftirada sınır tanımayanlar var!

Bir makam sahibi zavallı kişi, zamanın birinde birilerine 60 bin TL para veriyor ve bana tuzak kurduruyor!

Ne ilginç değil mi? Beni kendisi için potansiyel bir güç olarak görüyor, beni saf dışı etmek için ahlaksızca 60 bin TL vererek tuzak kurduruyor!

Aynı kişi, görüntüyü kurtarmak için cemaat veya tarikatların peşinden de koşuyor!

Yine aynı kişi, zaman zaman bizim siyaseten önümüzü kesmek için çeşitli kişilere ekonomik imkân sağlıyor; bizlere iftiralar atılması ve kavga etmemiz için ciddi girişimlerde bulunuyor!

Sonuç; kendisi bir hiç olarak günlerini stresle geçirmeye devam ediyor, bizler ise 60 yıllık basın hayatımıza çok şükür sağlıklı bir şekilde devam ediyoruz!

Birileri karanlık dehlizlerden çıkarak rumuz isimlerle yapılan haberlere ve yazdığımız yazılara hakaret ediyor, iftiralar atıyor, bazı zavallılara şirin gözükmeye çalışıyor!

Bizler gibi insanlar kendi hayatını mütevazı bir şekilde yaşamaya çalışırken, atılan iftiralara bakınca; siyasetin içinde parti genel başkanlığı yapmış kişilere yöneltilen iftira ve hakaretleri görünce adeta teselli bulmaya çalışıyoruz.

Hani derler ya; “Demirden korkan trene binmezmiş!”

Biz mesleğimizin ne kadar riskli ve sıkıntılı olduğunu biliyoruz ama sağımıza solumuza bakmadan yolumuza devam ediyoruz.

Yaptığımız her haber doğrudur ve gerçeklerin ta kendisidir.

Bugüne kadar gerçekleri savunduk, bundan sonra da savunmaya devam edeceğiz.

CHP’de yaşananlara biz gazeteci olarak duyarsız kalamayız, kalmayacağız.

Bizler körü körüne hayatımızı yaşamıyoruz. Sorumlu bir gazeteci olarak gerçekleri ortaya koymaya ve bu şehirde, bölgemizde yatırımların gelmesi için; insanların mutlu, huzurlu ve sağlıklı olmaları adına her türlü katkıyı yapmaya devam edeceğiz.

Siyasette gerginlikler her zaman prim yapmaz.

Bizler hukuka saygılıyız, herkes de saygılı olmalıdır.

CHP’de yaşanan süreçlerden dolayı ilgili mahkeme Kemal Kılıçdaroğlu’na genel başkanlığı verdi, biz de onu genel başkan olarak yazıyoruz.

CHP eski Genel Başkanı Özgür Özel elindeki mücevheri kaybetti! Şimdi çırpınıyor ve birçok insana, basın camiasına hakaret ediyor. Bu yaklaşım ve sözler, siyasi parti liderliği yapmış bir kişiye yakışmıyor.

Siyasi partinin en tepesindeki insan sağa sola hakaret edince taraftarları da hiç tereddüt etmeden hakaret ediyor. Bu düşüncelerden vazgeçmek gerekir.

NOT; bizler bir siyasi parti genel başkanının başarılı veya başarısızlığını tartışmıyoruz, o tartışmayı Partililer yapsın!

Günün Sözü: Geçmişimi iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini şaşırmayasın!!!