Bir okulda hangi öğrenci grubu olursa olsun bir öğretmenin mini etek giyerek sınıfta ders vermesi asla tasvip edilecek bir durum olamaz!

Benim ilk okulum 7 Eylül 2026 Pazartesi günü ilk eğitim ve öğretim yılına başladı.

2026-27 yılı eğitim ve öğretim yılı 7 Eylül’de açıldı, ilk zil sabah saat 09.00’da çaldı.

Benim ilkokulum Niksar Büyükata İlkokulu.

Yıllar sonra ilkokuluma giderek sabah okul müdürü Yılmaz Ateş hocama ve sınıf öğretmenlerine “Yeni eğitim ve öğretim yılınız kutlu olsun.” dileklerimizi ilettim.

Yıllar hızlı geçiyor.

Niksar Büyükata İlkokulu, Niksar’da çok başarılı eğitim veren önemli okullardan bir tanesi idi. Sonra 8 yıllık eğitim başlayınca her okulda olduğu gibi Büyükata İlkokulunda da sarsıntı yaşandı ve uzun yıllar sonra Niksar Büyükata İlkokulunda çok önemli ivmeler kazanıldı.

Niksar Büyükata İlkokulunda ilk kayıtlara bakıldığında 50 1. sınıf öğrencisi, 35 tane anasınıfı öğrencisi, toplamda 200 öğrenci ile pırıl pırıl okulda eğitim yapılmaya başlandı.

Eğitim ve öğretimin yapıldığı okullar artık pırıl pırıl, bizlerin zamanında odun ve kömür sobalarına odun taşımak kalmadı!

Yeni eğitim ve öğretim yılında okullar pırıl pırıl, öğretmenlerin kıyafetleri öğrencilere örnek olmuş ve yeni bir eğitim yılına başlandı.

Okullar açılmadan önce Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in genelgesiyle birlikte öğretmen ve idarecilerin kılık kıyafetlerinde düzenleme yapıldı.

Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in yeni eğitim yılında öğretmen ve idarecilerin kılık kıyafetlerinde yaptığı düzenleme takdire şayandır.

Bakan Bey’in yeni genelgesine bazı sendikalar tepki vermiş olsalar da halk yapılan düzenlemeden memnun!

Bir okulda hangi öğrenci grubu olursa olsun bir öğretmenin mini etek giyerek sınıfta ders vermesi asla tasvip edilecek bir durum olamaz!

Yine bir öğretmenin kılık kıyafeti öğrenciye örnek olacak şekilde değilse de yanlış ve öğrenciye örnek olacak şekilde tertipli, düzenli kılık kıyafetle öğrencinin karşısına çıkmalıdır!

Birileri dün olduğu gibi bugün de yapılan değişikliği bahane ederek “Öğretmenin mini etek giymesi, saç sakalının kısa uzun olması, kıyafetlerinin kot pantolon, şalvar gibi pantolon hatta kısa pantolonla ders vermesinin ne sakıncası var? Öğretmen sınıfa girer, dersini anlatır, öğrencinin görevi öğretmenin anlatacağı dersi dinlemektir, kılık kıyafetine bakmamalıdır.” diyecektir!

Çok radikal bir örnek vereyim, insan insanı kıskanır ve karşısındaki insanın her hâlini izler, hayvanlar arasında bile erkek hayvanlar kendi aralarında dişisini kıskanır, hatta ölümlere varan kavgalar ederken dünyanın en mükemmel varlığı insanların kadın ve erkekler arasındaki kıyafetleri görmezden gelmesi mümkün değildir.

Mini etekli bir bayan öğretmenin yazı tahtasına çıkarak öğrencilere eğitim vermesi hangi ahlaki değere sahiptir?

Öğretmen öğrencisi için ROL MODELDİR!

Öğrenciler öğretmenini sevdiğinde onun için adeta kutsal bir varlık hâline gelir, öğrenciler öğretmenlerini sevdikleri kadar anne ve babalarını sevmeyebiliyor!

Yani bir öğretmen her hâli ile öğrencisine örnek olmalı, çocuklar nasıl yetişirse hayatın akışına öyle kapılıp gider.

Günümüzde cadde ve sokakların adeta çıplaklar kampına döndüğü bir dönemde Millî Eğitim Bakanı Sayın Yusuf Tekin’in okullarda iyi bir eğitim ve öğretim ve ahlaki değerlere sahip, millî ve manevi yönden güçlü yetişecek çocuklara katkı sağlayacak çalışmaların önünü açması takdire şayandır.

Günümüzde öğretmenler kendi değerlerini bilmedikleri gibi, dejenere olmuş bu eğitim ordusu hak ettiği değere sahip olmalıdır.

İlkokul öğretmenlerimizi bu arada anmak isterim.

Benim ilkokul öğretmenim rahmetli İsmail Kırdır, sonra Güven Türker, daha sonra Dursun Kaynak’dır.

Vefat edenlere Allah’tan rahmet diliyorum, hayatta olana sağlıklı ömürler diliyorum.

Okul deyince okul müdürüm rahmetli İsa Şen hocamızı da unutamam, Allah rahmet eylesin.

Okullardan bahsedince bizim zamanımızı ve bugünü unutmamak gerekir!

Bugün okullarda ilkokul öğrencileri için uyum haftası başladı, yapılan çalışma doğru bir çalışmadır.

Okulların tamamı açılmadan ilkokul 1. sınıf ve anasınıfı öğrencilerinin okula alışmaları için yapılan düzenleme bizlere şunu hatırlatıyor.

İlkokula başladık, sınıf arkadaşımız Hamdi Kuton ufak tefek hâli ile annesi getirirdi, annesi sınıfa getirir, bir süre sınıfta oturduktan sonra kadın fazla beklemeden sınıftan çıkmak istediğinde Hamdi kardeşimiz annesinin peşine gitmek istediğinde, anne kapıdan dışarı çıkarken Hamdi kardeşim kapıya yöneldiğinde rahmetli öğretmenimiz İsmail Kır; “Çocuklar, kapıyı kapatın, kuş kaçacak kuş!” derdi. Hamdi kardeşimiz kuş kaçmasın diyerek kapanan kapıda kalır, sırada oturur, bir süre mızmızlık yapsa da sınıfa öyle alışırdı. Bu süreç 1 hafta devam etti, sonra Hamdi kardeşimiz de kuş kaçmasın diye sınıfa alışmış oldu!!!

Benim dönemimde sınıf arkadaşlarımdan Kemal Yılmaz (İmam), Usta Hasan köyünden kışın yürüyerek gelirdi, karlı havada kardan adam gibi okula gelirdi! Kar çok yağar, öğrencileri okula getirecek vasıta yoktu!!!

Evet, 2026-27 eğitim ve öğretim yılındaki ilk okul ziyaretimiz Niksar Büyükata İlkokulu oldu.

Büyükata İlkokuluna daha girmeden sizi pırıl pırıl, rengârenk resimler, renkler karşılıyor. Okulun bahçesine girdiğinizde öğrencileri, renklerin adeta dansı gibi her şey mükemmel, okul tertemiz, her karesini izlerken insan mutlu oluyor.

Büyükata İlkokulu Müdürü Yılmaz Ateş hocamız, öğretmenleri ile uyum içinde, velilerle sıcak, samimi ilişkiler kurarak yeni eğitim yılına başladı.

Öğrenci velileri, öğrenciler ve eğitim ordusunun birlikte hareket etmesi mükemmel.

Yeni eğitim ve öğretim yılının şehrimize, bölgemize, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

Yeni eğitim ve öğretim yılına benim okulumla başladık, inşallah bütün okullarımızı ziyaret ederek yeni eğitim ve öğretim yıllarında başarılar dileyeceğiz.

Günün Sözü: Öğretmen, öğrencileri için ROL MODELDİR, kutlu olsun.