Devletin yani hükümetin FETÖ terör örgütüyle mücadelede gerçek anlamda başarılı olabilmesi için devletin içindeki hainleri temizlemede de başarılı olmasıgerekir
Bugün 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü; FETÖ terör örgütünün ülkemizi bölmek, Türk milletini esaret altına almak amacıyla gerçekleştirmeye çalıştığı hain darbe girişiminin 10. yılı.
Devletimiz, hain FETÖ terör örgütüyle 10 yıldır ciddi bir mücadele yürütüyor.
İhanetin ilk gününden bugüne kadar hükümetimiz yaptığı çalışmalarla milletimizin bölünmez bütünlüğünü korurken, beyinleri yıkanmış, okumuş ama cahil insanların haince faaliyetlerinin de sürdüğü görülüyor.
Hain FETÖ terör örgütünün Türk milletine verdiği zarar, 100 yıl içinde telafisi zor bir sürecin başlamasına neden oldu.
Beyinleri yıkanmış, sözde okumuş ama cahil insanlar, Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkmak için hain ve satılmış FETÖ'nün kontrolüne girmiş, uzun zamandır bu ihanet yapısının baskısından kurtulamamıştır.
FETÖ terör örgütü ülkemiz insanlarının 100 yılını çalmıştır.
Hükümetimiz FETÖ terör örgütüyle ciddi mücadele ederek bugünlere gelmiş olsa da örgütün güçlü yapısı nedeniyle henüz tam anlamıyla çözülmesini sağlayamadığını görüyoruz.
Hükümetin terör örgütleriyle mücadelesi bitmedi, bitmeyecektir de.
Atalarımız ne demiş; "Su uyur, düşman uyumaz." demiş.
Gerçekten de FETÖ terör örgütünün kalıntıları hâlâ yeniden palazlanma girişimlerine devam ederken, hükümet terör örgütüyle amansız mücadelesini sürdürmektedir. Peki yeterli midir?
Terör örgütünün tamamen temizlenmesi için bu alanda çalışma yapacak özel bir birim oluşturulmalı mıdır?
Evet; oluşturulmalıdır!
Dünyada en zor mücadele, terör örgütleriyle yapılan mücadeledir.
Devletler arasında gerçekleşen savaşlar, terör örgütleriyle yapılan mücadeleden daha kolaydır.
Çünkü...
Terör örgütü sempatizanları kendilerini öyle iyi saklayıp kamufle ediyorlar ki, birlikte konuştuğunuz, devlet ve millet için fedakârlık yapacağını düşündüğünüz insanın bir de bakıyorsunuz devlete ve Türk milletine ihanet etmekten geri durmadığını görüyorsunuz.
İhanetin üzerinden tam 10 yıl geçti.
Daha dün gibi hatırlıyorum.
Akşam saatlerinde televizyonlar Genelkurmay Başkanlığının önünde oluşan hareketliliği haber vermeye başladı.
TRT'de bir spikerin, "Türk Silahlı Kuvvetleri yönetime el koydu." sözleriyle doruğa çıkan gerginlik sırasında halkın ne yapacağı bilinmeden zaman ilerliyordu. Korku, panik, heyecan, tepki ve nefret duyguları yaşanırken, son anda oluşan halkın hükümete sahip çıkma bilinci; ihanetin şehrimizde ve bölgemizde yeşermesine engel oldu.
Türk halkı darbe girişiminin ilk saatlerinde neye uğradığını şaşırırken, insanların bilinç altındaki vatan ve millet sevgisi ön plana çıktı. İşgal edilen resmî kurumların bulunduğu bölgelere gidilerek, ihanete kalkışan resmî üniformalı hainlere karşı direniş başlatıldı.
Zaman içinde Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın televizyondan yaptığı açıklamayla, "Sokaklara inin, hainlere asla taviz vermeyin." çağrısı üzerine, evlerinde pijamalarıyla bekleyen vatanseverlerin duyguları zirveye çıktı. Uçakların bombalarına, silahların kurşunlarına göğüslerini siper ederek cadde ve sokaklarda devletine sahip çıkmayı başardı.
15 Temmuz darbe girişiminde Niksar'da yeterli temizlik yapıldı mı?
Bizler açık yüreklilikle "Hayır!" diyoruz.
Niksar'da ve özellikle Tokat'ta FETÖ terör örgütü yapılanması çok ciddi boyutlardayken, ne yazık ki karmaşa içinde yönetilen Tokat ve Niksar'da terör örgütü yeterli darbeyi yememiştir.
Niksar'da dershaneleri, okulları, yurtları ve iş yerleri bulunan bir örgütün, sadece 3-5 kişinin gözaltına alınıp bir süre tutuklu kaldıktan sonra işin içinden sıyrıldıklarını görünce, hükümetin terör örgütüyle mücadelesinin o gün de bugün de ne kadar zor olduğunu anlıyoruz.
Düşünün bir kere...
Niksar'da ve Tokat'ta ciddi yapılanması olan bir terör örgütünün en kritik isimlerinden kaç kişi tutuklandı? Kaç kişi yargılandı ve gerçek anlamda temizlik yapıldı?
Devletin, yani hükümetin, FETÖ terör örgütüyle mücadelede gerçek anlamda başarılı olabilmesi için devletin içindeki hainleri temizlemede de başarılı olması gerekir.
Hükümet neden terör örgütüyle ilgili tam başarı sağlayamadı?
Sorunun cevabı şudur:
FETÖ terör örgütü, yapının tam çözülmemesi için ciddi algılar oluşturdu. Devletin içindeki hainler kendilerini çok iyi gizledi. Deşifre olmamak için örgütle ilgisi olmayan insanların isimlerini ortaya atarak algı oluşturdu ve örgütün bel kemiği tam anlamıyla kırılamadı.
Nedeni ise şudur:
Örgüt için her şeyini verecek noktaya gelen, örgütün her faaliyetine destek sağlayan, Zaman Gazetesi'nin dağıtılmasına tam destek veren, resmî kurumlarda Zaman Gazetesi almayanlara baskı yapan, köy, kasaba ve mahalle toplantılarına bizzat katılarak çalışmalar yapan kişilere; kimisine siyasetçiler, kimisine güçlü bürokratlar tam destek sağladı.
Adamını buldular, hainlerin elinden tuttular. İhanet içinde olanlar, hükümeti yıkmak için başlattıkları girişimin başarısız olduğunu görünce bir anda en büyük AK Partili oldular.
Günümüzde AK Parti'yi göstermelik şekilde savunanlar makam sahibi oldu, adam yerine konuldu. Ancak gerçek anlamda AK Parti'yi ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı savunanlar arka plana itildi.
Niksar'daki ihanetle ilgili pek çok şey yazabiliriz.
Zamanında yazdık da...
FETÖ terör örgütü kendi imkânlarını gizlemek, devletin el koymasını önlemek için son derece planlı çalışmalar yaptı.
En basit örneği; Niksar'ın Bendiler Mahallesi'nde geçmişte faaliyet gösteren FETÖ bağlantılı eğitim kurumu olan Niksar FEM Dershanesi idi. Niksar Melikgazi AŞ'ye bağlı olan bu dershane, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında kapatılarak kayyuma devredilmişti.
Peki kayyum ne yaptı?
Sözde kayyum heyeti, türlü yöntemlerle ve dönemin Belediye Başkanı Özdilek Özcan'ın belediye başkanlığı makamını kullanarak, FETÖ terör örgütüne ait dershanenin akrabalarının üzerine geçirilmesini sağladı.
Niksar gibi vatan ve millet sevdalısı bir şehirde terör örgütüyle mücadelede başarılı olunamadıysa, milletin parasıyla yapılan koskoca dershaneye devlet sahip çıkamayarak örgütün rant elde etmesine zemin hazırlandıysa, o zaman Türkiye genelinde "FETÖ terör örgütüyle tam mücadele edildi." demek kolay değildir.
Niksar gibi bir şehirde bizler olağanüstü mücadele verirken, karşımıza çıkan kaymakamlar, belediye başkanları, siyasetçiler ve bürokratlar bu mücadeleyi zorlaştırıyorsa, terörle mücadelede nasıl tam başarı sağlanabilir?
Devletin içindeki paralel yapının tamamen çözüldüğünü sanmıyorum.
En basit örneği verdim.
Peki halen STK lar dikkat çekiyormu?
Peki; 15 Temmuz tarihinden sonra Tokat’ta, Niksar’da operasyon gerçekleşirmi?
Halkın bildiğini Devlerin kurumlarının bilmemesi mümkün değildir!
Günün Sözü: Allah, yürüdüğünüz yolları güzel insanlara çıkarsın!