Ağaç baskı, Tokat yazmacılığı, yalnızca kumaş üzerine uygulanan bir baskı sanatı değil; hafızayı ve estetik anlayışı taşıyan köklü bir kültür dilidir. Ağaç baskı ürünleri, ustaların emeğiyle birlikte dönemin ruhunu yansıtır; ıhlamur ağacına oyulmuş kalıplar ise bir şehrin hafızasını ve estetik zevkini taşıyan sessiz tanıklardır.
Tarih boyunca ağaç baskı sanatının önemli üretim merkezlerinden biri olan Tokat, üretimin yanında, kültürel aktarımında merkezi ve şahidi konumundadır.
Ne var ki bu köklü sanat, son yüzyılda aktarımın zayıflamasıyla belirgin bir kırılma yaşamıştır. Türkiye genelinde geleneksel el sanatlarının eğitim ve usta-çırak ilişkileriyle olan bağının zamanla kesintiye uğraması, Tokat özelinde daha çarpıcı bir görünüm kazanmıştır. Yaklaşık otuz yıl önce Tokat’ta meslek yüksekokulu bünyesinde yürütülen tekstil baskı programında verilen ağaç baskı eğitimi, yazmacılık için önemli bir kurumsal ve kültürel aktarım zemini oluştururken; bu programların kaldırılmasıyla ağaç baskı yazmacılığı eğitim sisteminin dışına itilmiş ve Tokat yazmacılığı bireysel çabalarla ayakta kalmaya çalışan bir alana dönüşmüştür. Kurumsal eğitim sürmüş olsaydı, bugün kaybedilen otuz yıl değil; geleneği devralacak yeni ustalar ve süreklilikten söz ediliyor olabilirdik.

Bugün gelinen noktada Tokat yazmacılığını geleneksel yöntemlerle icra eden usta sayısı son derece sınırlıdır.
Yaşları ileri olan ve sayıları her geçen yıl azalan bu ustalar, yalnızca üretici değil; sanatın yaşayan hafızalarıdır. Kalıpların dili, motiflerin anlamı, uygulama sırasındaki incelikler bu ustaların belleğinde saklıdır. Ancak bu hafıza kayıt altına alınmadığı sürece, ustalarla birlikte geri dönülmez biçimde kaybolma riskiyle karşı karşıyadır. Bu nedenle ağaç baskı yazmacılık sanatının özellikle son yüzyılı, araştırma ve belgeleme açısından büyük ölçüde “kayıp” bir dönem olarak değerlendirilebilir.
Bu noktada, tüm zorluklara rağmen bu sanatı bugüne taşıyan, atölyelerini kapatmadan üretmeye devam eden, bilgilerini çırak bulamasa dahi yaşatmaya çalışan yazmacı ustalara özel bir teşekkür borcumuz olduğu unutulmamalıdır. Sessizce ve çoğu zaman görünmeden verilen bu emek; Tokat yazmacılığının bugün hâlâ anılabiliyor olmasının en temel nedenidir. Ustaların alın teriyle ayakta kalan bu miras, yalnızca bir sanat değil; sabrın, sadakatin ve mesleğe adanmışlığın somut halidir.
İşte tam da bu noktada üniversiteler başta olmak üzere eğitim kurumlarının rolü hayati hayati önem taşımaktadır.
Tokat’ta uzun süredir hissedilen ve geç kalınan bu boşluğa karşı, göreve gelir gelmez Tokat Yazmacılığı ve Geleneksel El Sanatları Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin gerekliliğini belirleyip açılış sürecini öne alan üniversitemizin kıymetli rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz hocamıza teşekkür borçluyuz. Bu yaklaşım, yalnızca idari bir karar değil; kültürel mirasa karşı duyulan sorumluluğun açık bir göstergesidir. Rektör hocamızın müdahalesi, kültürel mirasa ve sanata olduğu kadar, sanatçıya, ustaya ve evladı olduğu kadim şehre duyduğu derin vefayı da ortaya koymaktadır.
Üniversitemiz bünyesinde faaliyet gösterecek olan bu merkez, Uzun süredir sessizliğe terk edilmiş bir geleneğin yeniden ciddiyetle ele alınması, ağaç baskı Tokat yazmacılığının akademik ve kurumsal hafızaya yeniden dâhil edilmesi demektir. Merkez bünyesinde yürütülecek çalışmalar, usta bilgisinin kayıt altına alınmasını, uygulamaya dayalı öğretimin güçlenmesini ve bu sanatın gelecek kuşaklara doğru biçimde aktarılmasını mümkün kılacaktır.
Ayrıca bu süreç, Tokat yazmacılığının yalnızca geçmişe ait bir değer olarak değil; bugünün ve yarının kültürel üretimine katkı sunabilecek canlı bir miras olarak ele alınmasına imkân tanıyacaktır. Ihlamur kalıplarda saklı kalan anlam dünyası, yeniden görünür olacak; Tokat yazmacılığı geleceğe doğru yeniden söz söylemeye başlayacaktır.
Bugün yapılması gereken, bu iradeyi sürekliliğe dönüştürmek; Tokat yazmacılığını yalnızca geçmişin hatırası olarak değil, yaşayan ve üreten bir kültür değeri olarak geleceğe taşımaktır. Çünkü bazı sanatlar yalnızca korunmaz; sahip çıkıldıkça, anlaşıldıkça ve aktarıldıkça yaşar. Tokat yazmacılık sanatıda, tam olarak böylesi bir vefayı ve bilinçli sahiplenişi beklemektedir.