Gazi Osman Paşa Üniversitesi'nde öğrenciydim o yıllarda.
Tokat'ın soğuk kışlarında, kampüsün koridorlarında başörtüsü yasağı, fişlemeler, yasaklar...
28 Şubat postmodern darbesinin en ağır günleri.
Ülkemiz, baskı ve zulüm altında nefes almaya çalışıyordu.
Başörtüsü takmak suç, namaz kılmak subaylara ihraç sebebi, inancını yaşamak üniversiteden atılma nedeniydi.
Yaş kararları, ikna odaları, katsayı engeli...
Anadolu çocuklarının hayalleri bir bir kırılıyordu.
Ben ayrıca radyoda da çalışıyordum o sıralar.
Susmayanlardandım.
Bir gün duyduk, Cumhuriyet Meydanı'nda eylem var.
Başörtüsüne özgürlük istiyoruz.
Anadolu çocukları inançlarını yaşasın, inancına uygun üniversitede okusun diye meydandayız.
Suç işlemişiz!
Sadece özgürlük istiyorduk.
28 Şubatçılar bizi suçlu ilan etti.
Fotoğraflarımızı çektiler, kırmızı sayılarla sicilimizi bozdular.
Nezarethanelere tıktılar.
Orada, soğuk demir parmaklıkların arasında beklerken bir ziyaret geldi.
Ergün Dağcıoğlu ve Nizamettin Aydın...
O günün yiğitleri, dava adamları.
"Aslanlarım, yiğitlerim, hepinizi alnınızdan öpüyorum" dedi Ergün Abi.
"Sizi almadan buradan gitmeyeceğiz" diye ekledi.
O sözler nezarethanenin buz gibi havasında güneş gibi doğmuştu içime.
Nizamettin başkanımı saygıyla yad ediyorum.
İçimde bir şeyler dirildi o an.
Ben o gün gerçekten dirildim.
O güne kadar susmuşum demek ki.
Annemin, rahmetli babamın haberi bile olmadı.
Onları asla üzmek istemedim.
Ama o nezarethanede anladım.
İtiraz etmek değil, güçlenmek lazım.
İsyan değil, dava adamı olmak lazım.
Devletime, milletime o gün daha güçlü bağlandım.
28 Şubat bir neslin bilinçlenmesi, uyanışı oldu.
Zulmün payidar olmadığını, millet ferasetinin her zaman galip geleceğini öğretti bize.
Yıllar sonra Ankara'da Ergün Abi'yle görüştüğümüzde o anıyı anlattım. "Seni o gün sevdim abi" dedim.
Gözleri doldu.
Biz hâlâ aynı duyguyla seviyoruz memleketi.
Bayrak bizim için en değerli, devletimiz en kutsal.
28 Şubatçılar devlete, millete darbe yaptı ama millet o zihniyeti tarihin çöplüğüne attı.
Bugün, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi'nde bile 28 Şubat'ı anma panelleri düzenleniyor.
O günleri unutturmamak, yeni nesle anlatmak lazım.
Bir daha olmaması, yaşanmaması için..
Zulüm payidar olmadı.
Milletimizin feraseti her zaman en doğrusunu gösterdi.
Allah devletimize, milletimize zeval vermesin.
Sonsuza kadar var olsun.
İhanet şebekelerine fırsat vermesin.
Bu satırları bugüne kadar yazmamıştım.
Ama 28 Şubat'ın yıldönümlerinde içimde bir şeyler kıpırdanıyor.
Bazen eyvahlarım oluyor mu.
Bizim inancımız, direnişimiz üzerinden siyaset yapıp, bize zulmedenleri görünce dediğim zamanlar oluyor diyeyim.
Vesselam