Bazen insan gerçekten şaşırıyor...

Dünya, yeni bir ekonomik düzen kuruyor.

Çin yeni ticaret yolları açıyor.

Körfez ülkeleri milyarlarca doları limanlara ve lojistik merkezlerine yatırıyor.

Orta Asya, Avrupa'ya uzanacak yeni demiryolu ağlarını planlıyor.

Biz ise Tokat’ta sabah başka, akşam başka bir polemiğin peşinden koşuyoruz.

Oysa dünya artık savaşları sadece cephede vermiyor.

Asıl mücadele; limanlarda, demiryollarında, enerji hatlarında ve ticaret koridorlarında yaşanıyor.

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yücel Erol, kaleme aldığı kapsamlı analizinde çok önemli bir gerçeğe dikkat çekiyor.

Artık çağ değişti.

Jeopolitiğin yerini jeoekonomi alıyor.

Ülkelerin kaderini yalnızca ordular değil, ticaret yolları belirliyor.

Bu tespit, yalnızca akademik bir değerlendirme değil; dünyanın gittiği yönü anlatan güçlü bir uyarı olarak okumak lazım..

Bugün Türkiye'nin önünde tarihî bir fırsat var.

Kalkınma Yolu...

Orta Koridor...

Türk Devletleri ile güçlenen ulaştırma ağı...

Bunların hiçbiri sadece bir ulaşım projesi değildir.

Bunlar, Türkiye'nin gelecek elli yılını şekillendirecek stratejik hamleler.

Asıl soru ise şu:

Biz Tokat olarak bu koridorlardan geçen kamyonları mı sayacağız...

Yoksa o koridorların üreten, yöneten ve kazanan şehri mi olacağız?

İşte bütün mesele burada düğümleniyor.

Prof. Dr. Yücel Erol'un da dikkat çektiği gibi mesele yalnızca coğrafya değil.

Coğrafya bir avantajdır.

Ama o avantajı akıl, planlama, üretim ve teknolojiyle destekleyemezseniz, sadece üzerinden geçilen bir ülke olarak kalırsınız.

Bugün konuşmamız gereken; şehrimizin lojistik üs olmasıdır.

Organize sanayi bölgemizin dünya üretim zincirine entegre olacağıdır.


Demiryolu hattının Türkiye'yi Avrupa ile Asya arasında vazgeçilmez hâle getireceğidir.

İşte gerçek gündem budur.

Çünkü tarih, Büyük Türk Devletleri sadece askerî güçleriyle değil; ticareti yönetme kabiliyetleriyle de yazmıştır.

Bugün yeni dünya düzeni kuruluyor.

Bu düzen kurulurken kenardan izleyenler değil, altını çizerek yazıyorum masaya proje koyanlar kazanacak.

Prof. Dr. Yücel Erol'un yazısındaki en çarpıcı soru da aslında Türkiye'nin önündeki yol ayrımını özetliyor:

"Türkiye yalnızca koridorların geçtiği bir ülke mi olacak, yoksa koridorları yöneten, katma değer üreten ve bölgesel istikrarı ekonomik güce dönüştüren bir koridor gücü mü olacak?"

İşte asıl mesele budur.

Bizim için en önemlisi ise; Tokat bu koridorda yer alacak mı?

Gerisi...

Yarın unutulacak günlük tartışmalardır.

Boş işlerdir.

Ego tatminidir.

Vesselam

Hüseyin Kömür