Tokat’ın turizmde nereye gittiğini anlamak için bazen rakamlara, bazen de şehrin sokaklarına bakmak gerek.

18 Ağustos’ta gerçekleştirilen İl Tanıtım ve Geliştirme Kurulu Toplantısı’nda 2026’nın ilk altı ayı değerlendirildi. Ortaya çıkan tablo umut verici.

İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdi Dölek ile Sulusokak”ta ki yerlerinde Tokat Turizmi üzerine konuştuk.

Tokat Havalimanı’nda 2025’in ilk altı ayında 79 bin 311 olan yolcu sayısı, 2026’nın aynı döneminde 92 bin 828’e yükseldi. Yaklaşık yüzde 17’lik artış. Bu rakam çok net bir şey söylüyor.

Tokat’a ulaşmak isteyen insan sayısı artıyor.

Ama mesele sadece insan getirmek değil. Gelen insanı Tokat’ta tutabilmek, konaklatmak, yemek yedirmek, alışveriş yaptırmak, ilçelerimizi gezdirmek ve şehir ekonomisine katkı sağlamasını sağlamak…

Turizm tam da bu.

Bizde hikâye çok.

Ballıca Mağarası, Tokat Müzesi, Gökmedrese, Taşhan, Sulu Sokak, Yağıbasan Medresesi, Kaz Gölü, Zile ve Niksar kaleleri… Daha saymakla bitmeyecek doğal, tarihi ve kültürel değer.

Üstüne bir de Tokat mutfağını koyun. Ama “bizde bunlar var” demekle olmuyor. Bunları dünyaya nasıl anlatacağımız asıl mesele.

Bana göre çok önemli bir başka alan daha var: sinema ve dizi sektörü. Tokat’ın tarihi sokakları, konakları, kaleleri, medreseleri ve doğal güzellikleri film yapımcıları için adeta doğal bir plato.

Bir film ya da dizi düşünün; Taşhan ekrana geliyor, Niksar Kalesi görüntüleniyor, Zile’nin tarihi dokusu hikâyeye giriyor, Ballıca bir sahnenin parçası oluyor, Almus’un doğası izleyiciyle buluşuyor. Sadece film çekilmiyor, Tokat’ın tanıtımı da yapılıyor. Üstelik bunu izleyen milyonlar farkında olmadan şehri tanımaya başlıyor.

Birçok şehir bugün film ve diziler sayesinde turizm destinasyonuna dönüşüyor. Tokat’ın da film yapımcılarına kapılarını daha fazla açması, “Tokat Film Platosu” fikrini ciddi şekilde gündeme alması gerektiğini düşünüyorum. Film yapımcılarına kolaylık sağlayacak bir film ofisi veya koordinasyon birimi önemli bir başlangıç olabilir.
Geçen ay Türk Dünyası Sinema Vakfı’nın organizasyonuyla film yapımcıları, yönetmenler ve oyuncular Tokat’ı ziyaret etti. Gezilerini yakından takip ettim.

Tokat, sinema dostu bir şehir olabilir.

EMITT Fuarı’nda 20 farklı ülkeden 200 tur operatörüyle yapılan temaslar önemli.

Influencer çalışmaları da öyle. Bugün milyonlarca insan bir şehri televizyon reklamından önce telefon ekranından keşfediyor. Bir video, bir fotoğraf, bir Tokat yemeği ya da bir film sahnesi bazen milyonlarca liralık reklamdan daha etkili.

Tokat’ın bu alanda daha cesur olması gerek.

Festivallerimiz de sadece eğlence değil. Turizm Haftası, Türk Mutfağı Haftası, Hıdrellez, Yaşayan Miras Şöleni ve diğerleri… Doğru planlandığında otele, lokantaya, esnafa ve yerel ürüne hareket getirir.

Bunları Tokat’ın turizm takviminin önemli parçaları haline getirmeliyiz.

Turizm Master Planı’nın revize edilmesi, Ballıca’nın ve tarihi değerlerimizin uluslararası alanda daha güçlü tanıtılması, Samsun, Çorum ve Amasya ile ortak tur rotaları oluşturulması, gastronominin daha güçlü bir turizm ürününe dönüştürülmesi ve konaklama imkânlarının çeşitlendirilmesi şart.

Sinema sektörüne yönelik ayrı bir çalışma da mutlaka yapılmalı.

Tokat’ın bahanesi kalmadı.

Havalimanımız var, tarihimiz var, doğamız var, gastronomimiz var, el sanatlarımız var, festivallerimiz var, üniversitemiz var, film platosu olabilecek mekânlarımız var.

Ve en önemlisi artık Tokat’a gelmek isteyenler var.

İhtiyacımız olan şey; ortak akıl, güçlü tanıtım, iyi planlama ve cesur adımlar.

Marka şehir olmak, “marka şehir olacağız” demekle olmaz.

Marka şehir, ziyaretçinin gelip tekrar gelmek istediği şehirdir.

2026’nın ilk altı ayındaki rakamlar umut veriyor.

Benim beklentim çok açık, Tokat artık turizm potansiyeli olan şehir olarak değil; turizmden kazanan, turist ağırlayan, film ekiplerini misafir eden ve değerlerini dünyaya anlatan şehir olarak konuşulmalı.

Vesselam.

Hüseyin Kömür