Gaziantep heyetinin Tokat ziyareti birçok mesaj barındırıyordu. Sanko Holding Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun açıklamaları, Tokat’ın yıllardır çözülemeyen birlik sorunu için önemli bir uyarı niteliğindeydi.

Geçtiğimiz günlerde Tokat, önemli bir heyeti ağırladı. Gaziantep Valisi Kemal Çeber ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin başkanlığındaki heyet, iş dünyasının güçlü isimleriyle birlikte Tokat’ı adım adım gezdi, dinledi, tattı, gördü. Ama en önemlisi, bir değerlendirme toplantısı yaptı. Belki yoğun program nedeniyle gözden kaçtı, belki de artık alıştık; ama o toplantıda söylenen bazı cümleler, şehrin geleceğini yeniden düşünmemiz için güçlü bir uyarıydı.

Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu... Adı yıllardır Gaziantep denince ilk akla gelen isimlerden. Bir iş insanı ama aynı zamanda bir şehir hafızası. Küresel Gazeteciler Konseyi Tokat Temsilcisi Kemal Özdilek’in sorusu üzerine yaptığı değerlendirme, adeta Tokat’ta yıllardır konuşulan ama bir türlü çözüm bulunamayan meseleleri tek cümlede özetledi:

“Biz şehir için bir şey olduğunda hiçbir siyasi unsuru öne koymayız. Yalnızca Gaziantep için bir araya geliriz.”

Bu söz öylesine bir söz değil. Ardında şehirleşme bilinci, kolektif akıl ve çok uzun yılların deneyimi var. Bugün Gaziantep, sanayisiyle, gastronomisiyle, ihracat gücüyle Türkiye’nin örnek kentlerinden biri haline geldiyse, temelinde işte bu yaklaşım yatıyor. Ortak akıl, ortak hedef, ortak irade...

Peki ya biz? Tokat?

Yıllardır Aynı Döngü
Tokat’ta nereye gitsek, kime kulak versek aynı cümle: “Bu şehirde ortak iş yürümez.” Bu artık bir sitemden öteye geçmiş durumda. Kimi havaya, kimi suya bağlıyor ama sonuç değişmiyor. Ne yazık ki Tokat’ta başlanan projelerin birçoğu tamamlanamıyor, projelerin sahipleri değiştikçe fikirler de rafa kalkıyor. Her yeni gelen, bir öncekini silerek işe başlıyor. Bu kısır döngü yıllardır devam ediyor.

Egosuz Ortaklık Kültürü

Adil Sani Konukoğlu’nun şu sözleri aslında bizde eksik olanın özetiydi:

“Birimiz itiraz ettiğimiz zaman niye itiraz ettiğimizi anlatırız. Eğer doğruysa diğerleri vazgeçer. Ama ikna ederlerse ben geri çekilirim. Oradan tek karar çıkar.”

Bu sözler, neye ihtiyacımız olduğunu gösteriyor: egolardan arınmış bir ortaklık kültürü. Kırmızı çizgilerle değil, diyalogla karar alma anlayışı. “Ben yaptım oldu” değil, “Biz konuştuk, birlikte karar verdik” diyen bir yönetim refleksi…

Ama Tokat’ta bu kültür ne yazık ki yeterince yerleşemedi. Siyasetin gölgesinde kalan projeler, kişisel çekişmeler yüzünden rafa kaldırılan fikirler, birbirinin başarısından rahatsız olan yapılar… Bu zihniyetle şehir ne kadar ilerleyebilir?

Tokat’ın Rantı mı, Siyasetin Rantı mı?

Hepimiz biliyoruz ki Tokat’ın birçok potansiyeli var. Tarımda, turizmde, gastronomide… Fakat bu potansiyelin ete kemiğe bürünmesi için şehir menfaatinin siyasetin önüne geçmesi gerekiyor. Herkesin kendi siyasi geleceğini değil, Tokat’ın geleceğini düşünmesi gerekiyor.

Gaziantep bunu başarmış. Kamu, özel sektör, STK’lar aynı masa etrafında toplanabilmiş. Tokat’ta da aynı tablo neden oluşmasın? Neden her dönem aynı çekişmeler, aynı senaryolar sahneleniyor?

Şu soru artık herkesin dilinde ama cevabı muallakta: “Tokat neden bir türlü ortak akılda buluşamıyor?”

Güzel Başlayan İşler Güzel Devam Etmeli

Tokat’ta herkesin bildiği ama yüksek sesle konuşmadığı bir başka gerçek daha var. O da, birlikte yola çıkılsa bile yol boyunca yaşanan çözülmeler… Seçim döneminde sergilenen birlik tablosu, henüz ilk yılını doldurmadan sorunlarla örülü bir düğüme dönüştü. Kapalı kapılar ardında yürütülen hesaplar, fikirlerin değil, kişisel beklentilerin ön planda olduğu gündemler, şehre değil, bireylere hizmet eden bir tavra dönüşebiliyor.

Tokat yerelinde herkesin uzaktan izlediği ama müdahil olamadığı bu çekişmeler, şehirde umutla başlayan birçok işin hız kesmesine neden oluyor. Kimse kimsenin paçasından tutup aşağıya çekmesin, birbirine set olmasın isteniyor artık. Çünkü bu şehir artık entrikayı değil, iş birliğini hak ediyor.

Rant değil, Tokat’ın ortak rantı gözetildiğinde; kişisel gelecekler değil, Tokat’ın geleceği öncelediğinde; güzel başlayan işler güzel devam eder. Şehirde herkesin bu olgunlukla hareket etmesi, Tokat’ın önünü açacaktır.

Sonuç mu?

Gaziantep heyetinin ziyareti, sadece karşılıklı hediyelerin, nezaket konuşmalarının ötesinde bir anlam taşıyordu. Bu ziyaretin Tokat’ta en azından zihinlerde bir kırılma yaratmasını umut edelim. Konukoğlu’nun sözleri duvarlara değil, hafızalara yazılsın.

Tokat’ın kaybetmeye mahkûm bir şehir olmadığını göstermek bizim elimizde. Ama bunun için önce birlikte düşünmeye, birlikte üretmeye, birlikte yürümeye niyet etmeliyiz.

Yoksa her gelen heyet bize bir “ayna” tutar, biz de sadece kendimize bakar geçeriz.

SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun hafızalara kazınan sözleri:

“Biz, şehir için bir şey olduğunda asla siyasi unsurları öne koymayız. Yalnızca Gaziantep için bir araya geliriz. Sağ olsun, valimiz ve belediye başkanımız bu konuda önderlik eder; hepimiz bir masaya oturur, şehir için alınması gereken ortak kararı birlikte veririz.

Eğer içimizden biri itiraz ederse, neden itiraz ettiğimizi açıkça anlatırız. Eğer itirazımız haklıysa, diğerleri o işten vazgeçer. Ama eğer onlar beni ikna ederlerse, o zaman ben de derim ki: ‘Siz haklısınız.’ O masadan sadece tek bir karar çıkar.”