Tokat’ta yeni eğitim-öğretim yılına kaynak kitap krizi damga vurdu.

Eğitimde Bir Çıkmaz: Tokat’taki Kaynak Kitap Tartışması

Yeni eğitim-öğretim yılı Tokat’ta sancılı başladı. Bir velinin şikâyetiyle Bakanlık müfettişleri şehirdeki bazı okullarda incelemelerde bulundu. Aslında mesele yalnızca bir şikâyetin ötesinde, yıllardır süren bir çelişkiyi yeniden gündeme taşıdı: Kaynak kitap yasak mı, yoksa eğitimde bir ihtiyaç mı?

Geçmişten Gelen Dosya: Ceza Bu Yıl Açıklandı

Geçtiğimiz yıl başlatılan soruşturmalar kapsamında Şehit Sinan Bilir Ortaokulu’ndaki öğretmenlere “kaynak kitap kullandırma” gerekçesiyle kınama ve maaş kesim cezası verildi. Bu ceza yeni eğitim-öğretim yılı başında öğretmenlere tebliğ edildi. Yeni eğitim öğretim yılının başında öğrenciler, öğretmenlerinin disiplin cezası aldığını öğrenince şaşkınlık yaşadı.

Öğrenciler Cezalandırılıyor mu?

LGS hazırlığındaki öğrenciler için bu gelişmeler adeta bir kriz anlamına geliyor. Merkezi sınavlarda başarı, yalnızca müfredat kitaplarıyla sağlanamıyor. Deneme sınavları ve soru bankaları olmadan sistemin eksik kalacağı ortada. Fakat kaynak kitap yasağı nedeniyle Tokat’taki öğrenciler kendilerini cezalandırılmış gibi hissediyor. Bu durumdan en çok etkilenenler ise sınava hazırlık sürecinin tam ortasında bulunan gençler oldu.

Veliler İkilemde: Yasak Var, Ama İhtiyaç da Büyük

Bakanlığın kararı net: Kaynak kitap alınmayacak. Ancak uygulamada tablo çok farklı. Tokat'ta bir çok okulda ek kaynaklarla hazırlık devam ederken, Şehit Sinan Bilir Okulunda veliler yasak yüzünden çaresiz kaldı. Kimisi gizlice kaynak kitap temin ediyor, kimisi ise “yasak var” korkusuyla eli kolu bağlı bekliyor. Bu ikilem, eğitimde fırsat eşitliğini de derinden yaralıyor.

Yasaklarla Eğitim Olmaz

Söz konusu okulda öğrencisi olan bir veli olarak şunu net söylemeliyim: Eğitimde yasaklarla yol alınamaz. Eğer ders kitapları yeterli değilse, eksiklerin giderilmesi gerekir. Eğer veliler ek kaynak talep ediyorsa, bu talep görmezden gelinemez. Açıklanan bu cezalar, öğrencilerin ve velilerin motivasyonunu zedelemekten başka bir işe yaramıyor.

Okulda yaprak dökümü yaşandı

Yaşanan bu durum ve beraberinde getirdiği moral bozukluğu nedeniyle, yıllardır okullarında eğitim gören, derslerinde başarılı olan ve adeta özel okul kalitesinde eğitim aldığını düşünen öğrenciler büyük bir çıkmaza girdi. Birçok veli çaresiz kalarak çocuklarını başka okullara nakletmek zorunda kaldı. Bu tablo, sorunun ne denli büyük olduğunu açıkça gösteriyor. “Yaptım oldu” anlayışıyla eğitim sistemini yönetmek mümkün değil; öncelikle ortada bir sorun olduğunu kabul etmek ve buna uygun çözümler geliştirmek gerekiyor.

Kaos Değil, Çözüm Zamanı

Tokat’ta yaşanan kaynak kitap krizi, bize eğitimdeki yapısal sorunları bir kez daha hatırlattı. Öğrencilerimizi sınavlara hazırlarken, onları belirsizlik ve yasaklarla değil; güven ve destekle donatmalıyız. Eğitim, günü kurtarmak için değil, geleceği inşa etmek için vardır. Eğitimde kaosa değil, çözüme ihtiyaç var.