Arabesk müziğin kendine özgü seslerinden Cansever, 59 yaşında hayatını kaybetti. Cansever’in son yıllardaki en zorlu sağlık mücadelesi 2025’in sonunda başladı. Aralık ayında lösemi teşhisi aldığını kamuoyuyla paylaşan sanatçı, Almanya’da kemoterapi tedavisine başladı. Tedavi devam ederken uygun bir ilik/kök hücre donörü bulundu.
Cansever’e 26 Mart 2026 tarihinde ilik nakli yapıldı. Operasyonun ardından hastanede gözetim altında tutulan sanatçı, sonraki haftalarda sağlık durumuna ilişkin gelişmeleri zaman zaman sosyal medya hesabından takipçileriyle paylaştı. Tedavi sürecinden gelen olumlu haberler sevenlerini umutlandırmıştı.
Ancak lösemi tedavisi devam eden Cansever’in sağlık durumu daha sonra yeniden ağırlaştı. Hastanede tedavi gören 59 yaşındaki sanatçı yaşamını yitirdi. Böylece Balkan ezgileri, Roman müziği ve arabeski aynı yorumda buluşturan özgün bir ses müzik dünyasına veda etti.

Cansever’in son paylaşımındaki sözleri yeniden gündemde
Cansever’in hastanede tedavisi sürerken yaptığı son paylaşımlardan biri, ölüm haberinin ardından yeniden gündeme geldi. Sanatçı, zaman zaman ateşinin yükseldiğini ve tansiyonunun düşük seyrettiğini belirterek sevenlerine sağlık durumu hakkında bilgi vermişti.
Kendisini merak eden çok sayıda kişinin aradığını ve mesaj gönderdiğini anlatan Cansever, konuşmakta ve yazmakta zorlandığını da dile getirmişti. Sürekli serum ve antibiyotik tedavisi aldığını belirten sanatçı, buna rağmen iyileşeceğine dair umudunu koruyordu.
Cansever paylaşımında, “Canlar, merak etmeyin. Allah’ın izniyle bu da geçecek. Çok yazan ve arayan var. Konuşamıyorum, yazamıyorum. Sürekli serum ve antibiyotik alıyorum, sürekli yatıyorum” ifadelerini kullanmıştı.
Sanatçının tedavi sürecinin ağırlığını anlatan bu sözleri, 59 yaşında yaşamını yitirdiği haberinin ardından sevenlerini bir kez daha üzdü.
Cansever kimdir, gerçek adı ne?
Cansever’in gerçek adı Dzansever Dalipova’ydı. 8 Temmuz 1967’de Kuzey Makedonya’nın Veles kentinde dünyaya gelen sanatçı, yedi çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak büyüdü. Müziğe ilgisi küçük yaşlarda başladı.
Hayatı henüz çocukken ağır bir olayla değişti. Cansever, 12 yaşında geçirdiği kaza nedeniyle bir gözünü kaybetti. Buna rağmen müzikle bağını koparmadı ve ilerleyen yıllarda profesyonel sahne hayatına adım attı.
İlk albümü “Kemano Başal E Romenge”yi 1992’de Kuzey Makedonya’da yayımladı. Ancak Türkiye’de geniş kitlelerin onu tanıması birkaç yıl sonra gerçekleşecekti. Cansever’in farklı vokal tarzı ve Balkan müziğinden beslenen yorumu, Türkiye’deki arabesk dinleyicisinin de ilgisini çekti.

İbo Show Cansever’in kariyerinde dönüm noktası oldu
Cansever’in Türkiye’de tanınmasında 1997 yılında katıldığı İbo Show büyük rol oynadı. İbrahim Tatlıses’in sunduğu programda “Kara Çadır”ı seslendiren sanatçı, performansıyla kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.
Aynı yıl yayımladığı “Meçhul” albümüyle Türkiye müzik piyasasındaki yerini güçlendirdi. Roman müziğini, Balkan ezgilerini ve arabeskin yoğun duygusal yapısını bir araya getiren yorumu, Cansever’i dönemin benzer seslerinden ayırdı.
“Kara Çadır”, “Cemalim”, “Kime Bu İnat” ve “Yollar Hasta Ben Yorgunum” gibi eserler sanatçının kariyerinde öne çıktı. Özellikle 1990’ların sonundan itibaren kendine özgü söyleyiş biçimiyle arabesk müziğin tanınan isimlerinden biri haline geldi.
Cansever yıllarca ankilozan spondilit ile mücadele etti
Lösemi, Cansever’in hayatı boyunca karşılaştığı ilk ağır sağlık sorunu değildi. Sanatçıya 1994 yılında ankilozan spondilit teşhisi konuldu. Omurgayı etkileyebilen bu hastalık, yıllar içinde ciddi fiziksel sorunlara yol açtı.
Cansever yaklaşık 15 yıl boyunca hastalığın etkileriyle yaşadı. Sağlık sorunları günlük hayatını ve sahne çalışmalarını zorlaştırsa da müzik kariyerini tamamen bırakmadı.
Tedavi için 2007 yılında Almanya’ya yerleşen sanatçı, 2009’da burada ameliyat geçirdi. Operasyonun ardından yıllardır yaşadığı kamburluk sorunu büyük ölçüde giderildi. Cansever daha sonra yeniden müzik çalışmalarına ağırlık verdi.
Çocuk yaşta bir gözünü kaybetmesi, yıllarca omurga hastalığıyla yaşaması ve son olarak lösemi tedavisi görmesi, Cansever’in yaşam öyküsünün müzik dışındaki en belirgin başlıkları oldu. Sanatçıdan geriye ise kendine özgü sesi ve kuşaklar boyunca dinlenen şarkıları kaldı.





