Bilgi kirliliğinin zirve yaptığı toplumlarda huzur olmaz, ahenk sağlanmaz; her an kaos ve kavga beklentisi oluşur!
Bilgi Kirliliği ile Saldırıya Hazır Olmak!
Günümüzün en büyük sıkıntısı “BİLGİ KİRLİLİĞİ”dir!
Bilgi kirliliğinin zirve yaptığı toplumlarda huzur olmaz, ahenk sağlanmaz; her an kaos ve kavga beklentisi oluşur!
Bilgi kirliliği yaratan siyaset cenahı, yaptıkları kirli siyaset ile toplumları kaosa sürüklemekten asla bir şey elde edemez!
Toplumları ayakta tutmak, hoşgörünün hâkim olmasıyla mümkündür.
Hoşgörünün olmadığı hayat, sürekli kaostan beslenmek ister ve kaostan beslenmek isteyenler toplum tarafından dışlanmaya mahkûmdur!
Siyasetin içinde hoşgörünün hâkim olması gerekir. Ancak özellikle son günlerde siyasetçilerin toplumu gerdiğini, hoşgörünün yok edilmek istendiğini, kaostan faydalanarak siyasette ayakta kalmaya çalıştıklarını görüyoruz!
Biz gazeteci olarak her zaman hoşgörü içinde yaşamaya, hizmet etmeye, mesleğimiz içinde hoşgörünün hâkim olmasına gayret ediyoruz!
Birileri bizlerin hoşgörüsünü farklı taraflara çekerek bizi kışkırtmaya, gereksiz polemiklerin içine çekmeye çalışmış olsa da bizler doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam edeceğiz.
Son günlerin en çarpıcı gündemi CHP içinde ve dışında yaşanan gelişmelerdir.
Daha önceki yazımda; “Ben Olsam İlk Darbeyi Özgür Özel’e Vururdum!” başlıklı makalemi yazarken gerçekleri ortaya koymaya çalıştık.
Yine bir başka yazımızda; “Bu Görüntüler CHP’ye Yakışmıyor!” dedik, doğru tespitler yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz.
Yazdığımız her yazının, her haberin arkasındayız. Bundan böyle de aynı şekilde yolumuza devam edeceğiz. Bizlere karşı atılan iftiraları, baskıları ve hakaretleri bizim için yok hükmünde sayarız. Yazılarımızı gerekirse hoşgörünün dışına taşırız ki o zaman çok kişi sıkıntıya düşer!
Hoşgörülü olmak, sistem içinde etik kurallara uymak her zaman kazanan tarafta olmak demektir!
Yazdığım yazıda; “Ben Olsam İlk Darbeyi Özgür Özel’e Vururdum!” sözleri, gerçeklerin gün yüzüne çıkması içindir.
Eski CHP Genel Başkanı Özgür Özel bugün karşılaştığı durumda kendi yaptığı hataların bedelini ödüyor!
Genel başkanlıkta kalmak için geldiği günden itibaren ömrünü CHP için mücadele ederek geçirmiş, CHP’nin büyümesi ve yükselmesi için çaba göstermiş insanları hiçbir gerekçe göstermeden parti üyeliğinden atarsa, bugün CHP Genel Başkanlığı’na gelen Kemal Kılıçdaroğlu’nun haklı olarak ilk önce Özgür Özel’den hesap sorması gayet doğaldır!
Biz CHP’li değiliz ama çok sayıda CHP’li arkadaşımız ve dostumuz var, bundan sonra da olacaktır.
Bizler CHP içinde ve dışında yaşanan süreçlerin hoşgörü çerçevesinde çözülmesini, ülkede iktidar alternatifi olan bir partinin genel başkanı ve ekibinin halka, her insana hoşgörü içinde davranması gerektiğine inanıyoruz.
Bu yazımı polemiğe fırsat vermeden tamamlamak istiyorum!
Bir önceki yazım olan; “Ben Olsam İlk Darbeyi Özgür Özel’e Vururdum!” başlıklı makaleme Niksar CHP İlçe Başkanı Avukat Pelin Buket Olcay cevap yazmış!
Bizler hoşgörü düşüncesi içinde olmasak, bizlere gelen cevabı yayımlamazdık!
Bizler gerçekleri yazacağız, muhatapları da kendi doğrularını yazacak; bu da doğruyu ortaya çıkaracaktır.
Bizler doğruları yazdık, bundan sonra da yazacağız!
Tokat CHP Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan’ı kardeşim, arkadaşım ve hatta dostum olarak bilirim! Bir gazete haberine farklı bir başlık ekleyerek habere destek vermiş! Ayan; “Gazetecilik gerçekleri yazmaktır. Cemalettin Bilgin, hele hukuk işin içindeyse bilmeden yazdığın zaman biri cevabını verir.” demiş!
Dedik ya, yarın Kurban Bayramı; böyle özel ve güzel bir günde polemik yaratmak istemem!
Birileri bir koltuğa oturunca kendisini âlemin cihanı sanıyor ama hayatın gerçeği öyle değil!
Hani derler ya; “Bu dünya Sultan Süleyman’a kalmamış ki” küçük koltukları işgal edenlere kalsın!
Sevgili Aytekin kardeşime ikili görüşmelerimizde hep söylemişimdir: “Siyaset uzun, ince bir yoldur. Dikkatli olmak, siyaseti kirletmeden yol almak gerekir.” demişimdir!
CHP İnsanlarını Savunmak Bize mi Kaldı!
CHP’yi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz’ı savunmak bana mı kaldı?
Aytekin Ayan, büyük sözü dinlemeden; oturduğu koltuğun verdiği baskıcı güç ve etrafındaki “Haydi aslanım, yaşa başkan!” sözleriyle İl Başkanı Çağdaş Kurtgöz’e kafa tutarak, il başkanından ve yönetiminden ayrı hareket edip adeta farklı havalara girerek çıtasını daha yükseklere taşımaya çalışması, CHP’nin Tokat’taki tek milletvekili olan Kadim Durmaz hakkında yazdığı not ise tarihe kara leke olarak düşmüştür!
CHP Merkez İlçe Başkanı Aytekin Ayan’ın; “Kadim Durmaz sarayın vekilidir, bizim vekilimiz değildir!” sözleri çirkindir, ukalalıktır, iftiradır, siyasi etik kurallarına aykırıdır, insani değildir!
İnsanlar makamlara geçince daha mütevazı olmalı, alçak gönüllü ve hoşgörülü davranmalıdır! Böyle olanlar siyasetin uzun soluklu yolunda devrilmez!
Sonuç olarak; yaşanan süreçler CHP’nin iç meselesi olmaktan çıkmıştır, her insanın söz söyleme hakkı vardır.
Bir kez daha ifade ediyorum:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genel başkanlığı döneminde inişli çıkışlı siyasi dönemler yaşamıştır ama siyaseten hakkını aradığı için hakaretlere ve küfürlere maruz kalmamalıdır.
Birileri istemese de Kemal Kılıçdaroğlu CHP’nin yeni genel başkanıdır. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı mahkeme tarafından iptal edilmiş ve Kılıçdaroğlu’na “CHP’yi yeniden olağan genel kurula götürme” imkânı sunulmuştur.
CHP Tokat Milletvekili Kadim Durmaz, Tokat milletvekilleri içinde halka en yakın, samimi, bölgedeki her etkinliğe katılarak halkla iç içe olan bir Miiletvekildir.
Bir ilçe başkanının ve muhalif kişilerin hakaretlerine maruz bırakılmamalıdır.
Günün Sözü: “Hakikat karşısında hakkı savunmayan dilsiz şeytandır!”