Ticaret Bakanlığı, 2026 yılının ocak-eylül dönemine ilişkin piyasa denetimlerinin sonuçlarını açıkladı.
Buna göre, yılın ilk 9 ayında 360 bin 578 firma ile yaklaşık 44 milyon 12 bin ürün denetlendi. Mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle toplam 2,6 milyar TL idari para cezası uygulandı.
En büyük ceza kalemi ise tüketiciye yönelik aykırılıklara kesildi. Bu kapsamda 984 milyon lira ceza kesilmiş oldu.
Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğünün de yılın ilk 9 ayında tüketici sözleşmeleri, reklamlar, haksız ticari uygulamalar ve ürün güvenliği kapsamında 40 bin 857 gerçek ve tüzel kişiyi denetlediği, açıklamalardan anlaşılmaktadır.
Bir yandan denetimlere sevinirken diğer yandan da ne yazık ki bu rakamlar bizleri derin bir düşünceye itiyor. Bütün bu cezalar; firmalarımızın kural ve kaidelere uymamaları, insan sağlığını hiçe saymaları, üretim prosedürlerini dikkate almamaları, gıda güvenliğine gerekli hassasiyeti göstermemeleri, tüketiciyi yanıltan reklamlar yapmaları ve yanlış bilgi vermeleri nedeniyle kesilmiştir. Bu cezalar, maddi yönü tespit edilen kısmıdır. Esas görünmeyen, tespit edilemeyenler ise buz dağının altında kalan görünmeyen kısımdadır.
Diğer tarafta, bu işlere tevessül eden firmaların bitmek, doymak bilmeyen hırsları; kazanç için her şeyi mubah görme anlayışları; zenginleşme amaçlarına hile hurdayı araç etmeleri, kısacası açgözlülükleri ne zaman bitecek?
Şu yazılanlara ve tespit edilenlere bakınca hiç bitmeyeceğe benziyor.
Bu hilelerin ve tüketiciyi yanıltmanın cezası sadece maddi boyutta kalmamalı. Haksız kazancın neticesinde mal varlıklarına el koyma, süresiz ticaretten men etme ve hürriyeti bağlayıcı cezalar da şiddetli bir şekilde uygulanmalıdır.
Bu nedenle, TCK’de yer alan nitelikli dolandırıcılık ve sağlığı tehlikeye düşürme suçlarına ilişkin cezalar ile faaliyetten men ve mühürleme gibi yaptırımlar tekrar gözden geçirilmeli; müeyyideleri artırılarak caydırıcılık sağlanmalıdır.
Öte yandan, bu dünyanın bir de ahireti olduğu unutulmamalı. Kul hakkı olan bu aldatmaların hesabının bu dünyada sorulduğu gibi öteki âlemde de sorulacağı muhakkaktır. İşte o gün, bu gibi hâllerde olanların vay hâllerine! İnançlı olan her mümin bunu bilmeli ve bunu hayatına, üretimine ve satışına tartışmasız biçimde yansıtmalıdır.
Bizden söylemesi...