Ülkemizde siyaset kirlenmesini yaşıyoruz yazsak pek de yanlış yazmış olmayacağız. Belediyelerde patlak veren rüşvet, iltimas ve pazarlıklara hep beraber şahit olduk. Çok sayıda belediye başkanı şu an tutuklu ve yargılanmaları devam ediyor. Hala da şahit olmaya devam ediyoruz. Yapılan aramalarda cukkalarda külçe külçe altınlar, dövizler, nakit paraların haddi hesabı yok servet çıkıyor. Son günlerde de fon soygunu ülkemizin gündemine bomba gibi düştü. İktidar kanadında bakanlık yapmış partinin Genel Başkan Yardımcısı görevini yürüten bayan ve eşinin fon zenginliği neredeyse şok tesiri yarattı. Bu fon vurgununda iktidar partisinin kurucularından ve eski bakanlar da biri olan deneyimli bir siyasetçinin oğlu ile bir bakan yardımcısının damadında adları geçti. Bütün bu gelişmeler fon vurgunun bunlarla da sınırlı olmayacağa benziyor.
Şimdi bu çürümüşlük neden kaynaklanıyor diye bakıldığında en başta siyaset kirlenmesinin görüyoruz. Peki siyaset neden kirlenir?
Siyaset, güç denetlenmediğinde; çıkar, liyakat ve kamu yararının önüne geçtiğinde, ben varım benim diye kibire teslim olunduğunda kirlenmeye başlar.
Bunun karşısındaki temel panzehirler ise şeffaflık, güçlü denetim, hukuk devleti, liyakat, özgür bilgi akışı ve hesap verebilirlik ile sorumluluk hissetmektir. Vicdani insani duyguları önde tutmak güçlü ve samimi bir maneviyata sahip olmaktır. İşlenecek suça verilecek cezanın caydırıcı olmasıdır. Yargılama sürecinin kısa ve etkili olmasıdır.
Kirlenmenin önlenmesi için ta işin başında tedbir almak gerekir bunu içinde en başta liyakat yerine sadakat uygulaması ivedilikle terk edilmelidir. Görevlendirmelerde ehliyet ve başarıdan ziyade kişisel bağlılığın belirleyici olması bu kapıyı aralayan en büyük faktördür.
Yine şeffaflığın zayıflaması, kararların ve kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığının yeterince denetlenmemesi. Teftiş ve denetimde nüfuz kullanılması, sonuçlarının takip edilerek gereğinin yapılmaması da kirliliğe çanak tutan faktörlerdir.
Birde ahde vefa diye diye bazı makamları babalarının malına döndürmemek, hizmette yorulanları heyecan ve vizyonlarını kaybedenleri kenarı çekip yenilere imkan vererek işin heyecanını yitirmemek gerekir. Kısaca hiç kimse ve kimsecikler iktidarın sevgili kulu olmamalı ve buna asla ve asla müsaade edilmemelidir. Onlarca kişi iddia sonucu tutuklama yapılırken fon vurgununa adı karışan bazılarına istisna tanınmamalı en yetkili ağızdan söylenen sonuna kadar gidilecek iradesi lafta kalmamalıdır. Toplum özellikle büyük vurgun vuran nüfuzlu kişileri de diğer tutuklularla beraber görmek isteyecektir.
Siyaset hizmet için olmalı bir yerlere gelmek servet sahibi olmak şahsi menfaat peşinde koşmak için olmamalı ve buna asla ve asla meydan verilmemelidir. Aksi halde bu tür vurgun ve soygunların ardı arkası kesilmez.
Bizden söylemesi..