Konu ile ilgili önceki yazımızda: Tokat'ın Sürdürülebilir Kalkınma Potansiyeli Var; Peki Ortak Stratejik İradesi Var mı? diye sormuştuk. Bu durumu var veya yok gibi bir tartışma zemininden ziyade nasıl oluşturulabileceğine odaklanılması daha doğrusu olacaktır. Aslında bunu bir metafor-mecaz olarak da açıklayabileceğimiz bir örnekle başlayalım. Sözleri ve müziği Türk halk müzik sanatçısı Mahmut Tuncer’e ait olan ve 1992-1993 yıllarında yayımlanarak popülerleşmiş “Bakkal Amca” adlı türküsü ve çocuk şarkısı var. Türkünün sözleri Tokat’ın mevcut ekonomik yapısını yansıtması açısından aslında çok da manidar duruyor. Nedir bu sözler hatırlayalım:
Bakkal amca bakkal amca? (Ne var?)
Yağın var mı? (Var, var)
Unun var mı? (Var, var)
Şekerin var mı? (Var, var)
Ne yapayım?
Ne duruyorsun? Helva yapsana!
Evet. Tokat’ın helva yapması için her şeyi var. Fakat helvayı neden yapamıyor? Çünkü helvayı yapacak ortak bir stratejik iradesi yok.
Tokat ile ilgili konuşma yapan hemen her kesimden insanımızın ifadesi ile tescillenmiş nitelikli ovalarımız, tarımımız, sanayimiz, üniversitemiz, girişimcilerimiz, kamu kurumlarımız, belediyelerimiz ve meslek kuruluşlarımız, insan kaynağımız hatta Ankara’da yetkin-güçlü siyasi temsilcilerimiz ve bürokratlarımız var mı? Evet var.
O zaman Tokat il olarak neden TÜİK raporlarında ekonomik ve sosyal gelişmişlik sıralamalarında etrafındaki mevcut illerin arkasından nal topluyor? Çünkü yağ, un, su ve şeker kendiliğinden bir araya gelip karışarak helvaya dönüşmüyor. Yani sahip olunan kaynakların varlığı tek başına kalkınmayı garanti etmiyor.
Ve de konu ile ilgili dünya çapında yapılan bilimsel çalışmalar incelendiğinde bunların yetmediği açık ve net bir şekilde de belirtiliyor. Çünkü asıl mesele kaynakların varlığından ziyade, bu kaynakların ortak bir stratejik yön doğrultusunda harekete geçirilebilmektir.
Daha doğrusu yönetim ve strateji bilimi açısından değerlendirdiğimizde, stratejik yön, bu kaynakların uzun vadeli, yani stratejik olarak, planlanma, organize etme, yöneltme (emir komuta), koordinasyon-eşgüdüm (işbirliği) ve kontrol gibi yönetsel süreçler kullanılarak rasyonel çıktılar elde edebilmektir.
O halde şimdi daha zor soruyu sormamız gerekiyor; Tokat'ta ortak stratejik irade ve ortak stratejik yön nasıl oluşturulabilir? Şimdilik kısa birkaç başlık altında sıralayalım.
Yeni Bir Kurumdan Önce Yeni Bir Çalışma Sistemi Olmalıdır. Yani Tokat’ın Sistemi Yoktur.
Durum ile ilgili olarak çoğunlukla ilk akla gelen çözüm yeni bir kurul veya platform oluşturmak diye düşünülür. Ancak Tokat'ın ihtiyacının öncelikle yeni bir kurum olduğu düşünmek biraz erkenci bakış açısı olacaktır. Çünkü yeni bir kurul oluşturmak, ortak stratejik irade oluşturmak anlamına gelmez.
Hatta toplantılar yapılabilir, kararlar alınabilir, karşılıklı protokoller de imzalanabilir. Fakat bunlar uygulamaya ya da sürdürülebilir bir yapıya dönüşmeyecek ise kurumsal yapıya yeni bir halka eklemekten başka bir işe de yaramayacaktır.
Bu nedenle başlangıç noktası “Hangi yeni bir kurumu kuralım?” değildir. Asıl olan “Mevcut aktörlerin birlikte karar vermesini ve birlikte hareket etmesini sağlayacak sistemi nasıl kuralım?” sorusu olmalıdır. Aynı zamanda bu aktörlerin Tokat'ın geleceğine ilişkin ortak bir stratejik hedef etrafında nasıl buluşturulacaktır?
Öncelikli Olarak Yapılması Gereken Ortak Masanın Doğru Kurulmasıdır.
Tokat'ın geleceğini ilgilendiren stratejik bir yapı oluşturmak, ne sadece siyasi iradeden ne de tek başına kamu kurumlarından ibaret olmalıdır. Bu oluşum da siyasi irade ve kamu yönetimi ile birlikte yerel yönetimler, üniversite, iş dünyası, üretici kuruluşları, meslek örgütleri, girişimciler ve gerektiğinde sivil toplumun ilgili temsilcileri de sürecin gerçek aktörleri olmalıdır.
Ancak burada önemli bir ayrım daha vardır ki bunun gözden kaçırılmaması gerekir. O da bir masada bulunmak ile karar sürecinin parçası olmanın aynı şey olmadığıdır. Bir kurum yalnızca herhangi bir toplantıya öylesine davet ediliyorsa sadece katılımcıdır. Bilgisi, kaynağı, yeteneği ve sorumluluğu ortak stratejinin oluşumuna katkı sağlayacak bir şekilde dahil ediliyorsa stratejik bir aktördür. Tokat'ın ihtiyacı olan ikinci konumda bulunan kurumlar olmalıdır.
Bu Süreçte Siyasi İrade ve Kamu Yönetiminin Üstleneceği Rol Tek Merkezli Kararlar Almak Değil, Yapılacak İşleri Kolaylaştırıcı Olmalıdır.
Tabiki bölgesel kalkınmanın siyasi iradeden tamamen bağımsız olduğunun düşünülmesi gerçekçi değildir. Kamu yatırımları, kaynak tahsisleri ve birçok politika kararı doğal olarak siyasi karar süreçleriyle ilişkilidir ve siyasi destek çok önemlidir. Bu nedenle siyasi irade ortak stratejinin dışında değil, önemli aktörlerinden biri olmalıdır.
Ancak burada hassas bir denge de gerekir. Siyasi irade sürece güç kazandırmalı, fakat bütün sürecin yerine geçmemelidir. Çünkü Tokat'ın on veya yirmi yıllık kalkınma yönü kişilerin görev sürelerinden daha uzun olmak zorundadır. Siyasi iradenin en değerli katkılarından biri; kurumları ortak hedefler etrafında buluşturmak, gerekli kararların alınmasını kolaylaştırmak ve Tokat'ın ortak önceliklerini daha üst karar mekanizmalarına taşıyabilmek olabilir.
Fakat sistem öyle kurulmalıdır ki kişiler değiştiğinde stratejik yön ortadan kalkmamalıdır. Çünkü bir ilde vali değişebilir, belediye başkanı değişebilir, rektör değişebilir, oda yönetimi değişebilir, kurum müdürleri değişebilir. Dolayısıyla Tokat'ın bin bir emekle başlatılan uzun vadeli stratejik yönü her yönetici değişikliğinde yeniden başlamamalıdır.
Yani yönetim erklerinin görev süreleri ve etkileri, temsil ettikleri kurumların başlattığı projelerin geleceğini etkilememelidir. Her yönetim erki değişikliğinde tekrar başa dönmek alınan karar ve uygulamaların sürdürülebilirliğinin en büyük engellerinden birisidir.
Başka bir konuda, bu masada alınan kararlar doğrultusunda; Tokat'ın geleceğini belirleyecek şekilde oluşturulan bir strateji sadece kamu kurumlarının hazırladığı bir belge de olmamalıdır. Çünkü ulusal ya da bölgesel bir kalkınmayı kamu tek başına gerçekleştiremez. Çünkü kalkınma sürecinde ilgili konuda destekleyecek ve ekosistemi güçlendirecek paydaşlara ihtiyaç vardır. Aynı şekilde iş dünyası, üniversite veya belediyeler de böyle bir birlikteliği tek başına gerçekleştiremez.
Bu nedenle masada Tokat'ın kalkınmasını gerçekten etkileyebilecek aktörlerin bulunması gerekir. Bu aktörler; Siyasi irade ve Kamu yönetimi başta olmak üzere, yerel yönetimler, üniversite, iş dünyası ve girişimciler, meslek kuruluşları, üretici örgütleri, ilgili sivil toplum kuruluşlarıdır. Fakat burada sayıdan daha önemli bir konu da, masada bulunan herkesin neyi temsil ettiği ve hangi kaynağı harekete geçirebileceğinin açık olarak belirlenmesidir. Çünkü temsil yalnızca toplantıya katılmak olmamalıdır. Gerçek temsil, alınan kararın kendi kurumunda karşılık bulmasını sağlayabilmektir. Yoksa kurum katılımcılarının kalabalığından başka bir anlamı olmayacaktır. Özetle, siyasi irade güç vermelidir, sistemin yerine geçmemelidir.
Her Şeyi Değil, Birkaç Şeyin Seçilmesi Bir Tercih Değil Zorunluluktur.
Aslında oluşturulacak ortak stratejik iradenin ilk gerçek sınavı tercih yapabilmektir. Çünkü bu yapının önünde Tokat ile ilgili her şeyin çok önemli olduğu şeklinde bir kamuoyu baskısı olacaktır.
Hep söylenen ifadeler, Tokat için tarım önemlidir, gıda sanayisi önemlidir, turizm önemlidir, eğitim önemlidir, sağlık önemlidir, ihracat önemlidir, teknoloji önemlidir gibi. Fakat bir il bütün alanlarda aynı anda sıçrama yapamaz.
Bu nedenle Tokat'ın önümüzdeki on yıl için birkaç stratejik öncelik belirlemesi gerekir. Bu öncelikler de yalnızca temenniyle değil; Tokat'ın mevcut kapasitesi, gelecekteki pazar fırsatları, rekabet üstünlüğü oluşturma ihtimali, katma değer yaratma potansiyeli, istihdam etkisi ve diğer sektörleri harekete geçirme gücü gibi ölçütlerle seçilmelidir.
Örneğin gıda sanayisi stratejik alanlardan biri olacaksa “gıda sanayisini geliştirelim” demek artık yeterli değildir. Bu gelişme, Hangi ürünlerde? Hangi pazarlarda? Hangi teknolojiyle? Hangi firmalarla? Hangi üretici yapısıyla? Gerçekleştirilecektir.
Bütün bu sorular cevaplanmadan yapılacak olan bir strateji olsa olsa temennilerden oluşan bir düşünceler birikimi olur. Çünkü gerçek strateji, genel ifadelerin bittiği yerde başlar.
Her Stratejik Önceliğin Bir Sahibi Olmalıdır.
Tokat'ın tamamını ilgilendiren bir hedefin tek bir kuruma verilmesi doğru olmadığı gibi hiç kimseye verilmemesi daha büyük bir sorundur. Bu nedenle her stratejik öncelik için bir lider aktör ve onunla birlikte ortak hareket edecek aktörler belirlenmelidir.
Örneğin bir alanda üniversite bilgi üretimini üstlenirken iş dünyası yatırımı, kamu destek mekanizmalarını, belediyeler altyapıyı, meslek kuruluşları ise işletmeler arasındaki organizasyonu üstlenebilir. Böylece iş akış zinciri kurulabilir:
Hedef → Sorumluluk → Kaynak → Takvim → Sonuç
Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür. Bu zincirin herhangi bir halkası yoksa strateji büyük ihtimalle kağıt üzerinde kalacaktır.
Ekosistemdeki Kurumlar Toplantı Yapabilir Ancak Taahhüt Üretmemelidir.
Buraya kadar ifade ettiklerimizden belki de en önemli değişiklik burada yapılmalıdır. Bir kurumun toplantıya katılması ile stratejiye bağlanması aynı şey midir? Tabiki değildir. Bir kurumun: “Bu hedefi destekliyoruz.” beyanı tabiki değerlidir. Ancak kuruma sorulması gereken asıl soru şudur: Bu hedef için; neyi, nasıl, nerede, ne zaman, ne şekilde farklı yapacaksınız? Ve bunu kim yapacak? 5N 1K
Yani, Üniversite hangi araştırma kapasitesini ayıracak? İş dünyası hangi yatırımı yapacak? Kamu hangi destek mekanizmasını harekete geçirecek? Belediye hangi altyapıya öncelik verecek? Meslek kuruluşu hangi işletmeleri organize edecek? Sorular çoğaltılabilir. Dolayısıyla bir stratejinin gerçekliği verilen destek mesajlarının sayısıyla değil, stratejik aktörlerin kendi kararlarında yaptığı değişikliklerle ölçülmelidir. İşte ortak stratejik irade tam da burada görünür hale gelir.
Mutlaka Ortak Bir Tokat Göstergeleri Sistemi Kurulmalıdır.
Karayollarının hemen her teşkilatının kapısında "Gidemediğin yer senin değildir" yazısı vardır. Bu söz 19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nda valilik ve sonrasında sadrazamlık yapmış olan Halil Rıfat Paşa’ya aittir. Paşa, Sivas valiliği ve diğer görevleri sırasında ulaşım, yol ve köprü yapımına büyük önem vermiştir. Bir toprağa, köye veya şehre yol gitmiyorsa oranın halkına hizmet ulaştırılamayacağını, o yerin gerçekten yönetilememiş ve sahiplenilmemiş sayılacağını vurgulamıştır.
Stratejik yönetim bir bilim alanıdır. Ve yapılan teorik ve saha çalışmaları ile ortaya çıkarılan bir gerçeklik vardır o da; “Eğer bir strateji ölçülemiyorsa bir süre sonra temenniye dönüşür” şeklindedir.
Bu nedenle Tokat'ın belirlediği her stratejik öncelik için birkaç açık gösterge belirlenmelidir. Eğer Tokat için gıda sanayisi öncelikse sorulması gereken sorular; İhracat ne kadar arttı? İşlenmiş ürünün toplam üretimdeki payı değişti mi? Yeni yatırımlar geldi mi? Firmaların ölçeği büyüdü mü? Üniversite-sanayi ortak projeleri arttı mı? Yeni pazarlara girildi mi? Üretici daha fazla katma değer elde etti mi? bunlar olmalı ve bu göstergeler bütün kurumların erişebileceği ortak bir sistemde izlenmelidir.
Böylece kamuoyunda ve ekosisteme dahil olan kurumlarda ortaya çıkacak olan tartışmalar; “Bizce başarılı olundu.” Veya “Bizce hiçbir şey yapılmadı.” düzeyinden çıkıp veriler konuşulmaya başlanır.
Bütün Kurum ve Kuruluşları İçin Tokat İçin Yılda En Az Bir Kez Hesap Verebilecek Bir Sistem kurulmalıdır.
Tokat için ortak stratejik iradesinin sürdürülebilmesi bağlamında belki de en basit görünen, fakat çok önemli olan mekanizmalardan biri yıllık değerlendirme olacaktır. Ve her yıl kamuoyunun önüne; Geçen yıl neyi hedefledik? Ne yaptık? Neyi yapamadık? Neden yapamadık? Hangi kurum hangi sorumluluğu üstlendi? Hangi göstergelerde ilerledik? Gelecek yıl neyi değiştireceğiz? Birkaç soru ile çıkılmalı ve bu sorular sayısal verilerle mutlaka cevaplanmalıdır.
Bu değerlendirmenin adı ister Tokat Yıllık Kalkınma Değerlendirmesi, ister başka bir şey olsun önemli değil. Ancak bu oluşumun adından çok işlevi önemlidir. Amaç yeni bir tören veya toplantı oluşturmaktan ziyade ortak stratejiyi ölçülebilir ortak sorumluluğa dönüştürmektir.
Tokat İçin Kurulacak Yeni Sistem Kişilerden Bağımsız Olmalıdır.
İşte Tokat'ın ortak stratejik iradesinin gerçek testi burada olacaktır. Vali değiştiğinde, Belediye başkanı değiştiğinde, Rektör değiştiğinde, Oda yönetimi değiştiğinde, Kurum müdürleri değiştiğinde, sistem devam edecek mi? sorularının cevabı tabiki evet olmalıdır.
Eğer her değişimde öncelikler, ilişkiler ve projeler sıfırlanıyorsa ortada kurumsallaşmış bir stratejik irade yoktur. Bu nedenle alınan kararlar, üstlenilen sorumluluklar, kullanılan kaynaklar ve elde edilen sonuçlar mutlaka kurumsal hafızaya dönüşmelidir. Kişiler sistemi taşıyabilir. Ancak sistem kişilere bağımlı olmamalıdır.
Tokat'ın İhtiyacı Herkesin Aynı Düşünmesi de Değildir.
Ortak stratejik irade, herkesin aynı görüşte olması anlamına gelmez ve gelmemelidir. Çünkü üniversitenin öncelikleri ile sanayicinin öncelikleri farklı olabilir. Üreticinin beklentisi ile ihracatçının beklentisi aynı olmayabilir. Kamu ile özel sektörün çalışma biçimleri zaten farklıdır. Bunları ortadan kaldırmaya çalışmak hem gereksiz hem de gerçekçi olmayacaktır.
Asıl başarı; Farklı aktörlerin farklılıklarını koruyarak birkaç ortak stratejik hedef doğrultusunda kendi kararlarını birbirini tamamlayacak şekilde verebilmesidir. Tokat'ın ortak stratejik iradesi böyle oluşabilir. Ve asıl hedef: Birlikte Toplanmak Değil, Birlikte Yönelmek Olmalıdır.
Özet Olarak;
Tabiki Tokat'ın yeni projelere, yeni yatırımlara ve yeni kaynaklara da ihtiyacı vardır. Bütün bunların ötesinde belki daha önemli bir ihtiyacımız olan Ortak yöndür. Ancak bu ortak yön için daha kolay yöntemler varken, çok fonksiyonlu bir matematik problemini çözmek gibi karmaşık bir sistem kurmak olmamalıdır.
Odak olarak birkaç gerçek stratejik öncelik seçmek, bu öncelikler için gerekli ve doğru aktörleri masaya getirmek, her aktörün ne yapacağını açıkça belirlemek, verilen sözleri kurumsal taahhütlere dönüştürmek ve mevcut kaynakları bu önceliklerle ilişkilendirmek yani organize etmek yeterlidir.
Ve yapılan faaliyetlerden ortaya çıkan sonuçlar, ortak göstergelerle ölçülür, her yıl Tokat ilinin ne kadar ilerlediği birlikte değerlendirilir ve bütün bunları kişiler değişse de devam edecek şekilde kurumsallaştırılırsa; İşte o zaman Tokat'ın kalkınması birbirinden bağımsız yüzlerce faaliyetin toplamı olmaktan çıkıp ortak bir stratejik yönün sonucu haline gelebilir.
Çünkü bir ülkenin, bir bölgenin, bir şehrin ya da bir ilin ve bir firmanın gücü yalnızca sahip olduğu kaynaklardan gelmez. Tabiki o kaynakları temel yeteneklere dönüştürmekle, bu temel yetenekleri aynı geleceğe yöneltebilmekle ve bu yetenekleri stratejik bir rekabet aracı olarak kullanabilmekle gelir. Bu bütün dünyada böyledir. Kısaca, yağ var
, un var, şeker var. Su da var. Ne yok? Cevabı sizdedir………..