Biliyorum.

Birazdan “kral çıplak” diyeceğim ve yerel basında çağdaş gelişmelerden ortalama düzeyde yararlanamamış (nasibini alamamış), “etik ya da ahlaki” davranışla olmayanın sınırlarını birbirinden ayıramayan ne kadar kişi varsa saldıracaklar.

Ve doğru söyleyenin tepesi delik olur misali çok da yağı (düşman) kazanacağım.

Ancak, yerel basının önemsenip önemsenmediği (ciddiye alınıp alınmadığı) konusu gün ışığına çıkmadıkça, doğru dürüst bir düzen kurabileceklerine ve toplumda olumlu (pozitif) bir bilinç oluşturabileceklerine inanmak da çok zordur.

Son zamanlarda ama özellikle de geçtiğimiz günlerdeki gelişmeler, bize bu soruyu sormamızı ve bir öz eleştiri yapmamızı zorunlu kılıyor.

Benim için sorunun yanıtı çok açık! Yerel basın yeterince önemsenmiyor (ciddiye alınmıyor). Güvenilirlik sorunu yaşıyor. Aslında bu durum Tokat’ta sınırlı sayıdaki “gazeteci” diyebileceğimiz kişilerce de biliniyor.

Kimileri karşı çıksa (itiraz etse) ya da kimilerine acı verse de ne yazık ki durum bu.

Bu arada yıllardan beri, gazetelerde “yayın danışmanlığı” yaptığımı, kendimi “gazeteci” sınıfına sokmadığımı ve kendimi “gazeteci” olarak tanımlamadığımın da altını çizeyim.

Yerel basının yeterince önemsenmemesi (ciddiye alınmaması) ve saygınlığını giderek yitirmesindeki en büyük sorumluluk; üzücüdür ama kimi gazete sahipleri, bu işten ekmek yiyen kimi basın emekçileri, ucundan köşesinden bu işe bulaşmış kişiler ve safra niteliğindeki sözde basın erbabıdır.

Nesnelliği (objektifliği) öncelemeyen, parayı önceleyen kimi köşe yazarlarının bu saygınlığın yitirilmesindeki (itibarsızlaşmadaki) katkıları ise elbette göz ardı edilemez.

Kimse gazetecilerden, basın erbabından ya da sosyal medyacılardan “tarafsız” olmalarını beklemiyor. Taraf tutmak insani bir duygudur. Ancak bir şekilde medya işine soyunanların yazı, haber ve paylaşımlarında “nesnel-objektif olması bekleniyor.

Tokat merkezden başlamak üzere, ilçelere kadar, halkın gerçek yaşamını ve sorunlarını yapıcı eleştirel tümcelerle yansıtan, kelimenin gerçek anlamıyla bir kamuoyu oluşturan, bu bağlamda bir haber ağı örülmesine çalışan (hizmet eden) bir yerel yayın ve meslek kuruluşları var mı?

Bugün, Tokat yerel medyasının, yaşadığımız topraklarda bir iletişim ortamı yaratmak adına çözümler sunduğunu, sağlıklı bir örgütlenmeyi hedefleyerek bir halk medyası olmaya çalıştığını, halkın somut yaşam gerçekliklerine uygun bir kamuoyu yaratmakta etkin olduğunu kim söyleyebilir? Tokat Basın Konseyi (TOBKON) nin kurulması nedensiz değildir; bu sorunlara çözüm üretme çabasındadır.

Düşünsenize; okurlar biziz, olumsuz gelişmelerden etkilenen biziz ama yerel medya, kamu, siyasi güç ve ekonomik çıkar sağlama sistemi üzerine kurulu. Üzülerek yazıyorum, yerel basın bugün, gerçek haber üretmek yerine, egemen sınıfların yararına “rıza” üretme işlevini yerine getirmektedir.

Bunlar yetmezmiş gibi son aylardaki gelişmeler durumu daha da ağırlaştırıyor.

Yerel basının “irtifa ve itibar” kaybetmesi üzerine kafa yormayı gereksiz bulanlar, bu durumu fırsata çevirerek, durumu daha da çıkmaza sokacak eylemlere imza atmakta, bireysel beğeni ve çıkarlarından hareketle yerel basının yara almasına çanak tutmaktadırlar.

Tokat’taki “gerçek gazeteciler” sağlıksız ve güvenilir olmayan yapılanmalara, yayınların yeniden üretilmesine ve maskelenmesine hizmet etmemelidirler.

Tokat basın dünyasında yer alan kimi basın erbabının Tokat Gazeteciler Cemiyeti ile ilişkileri neden sorunludur? Cemiyet varken neden Tokat Basın Konseyi (TOBKON) kurulmuştur? Bunun yanıtını tüm samimiyetimizle verebiliyor muyuz?

Durumumuz ne olursa olsun, Tokat’taki yerel basın erbabının yapması gereken; memleketlerinde yerel basını ileri götürmek için uğraşlarını (mücadelelerini) sorunlarını açıkça konuşarak kendi aralarında vermeleridir.

İçinde bulunduğu sivil toplum kuruluşuyla bütünleşemeyip, sebep oldukları parçalanma nedeniyle, sağlıksız yapılanmalara, kamu ve siyasi otoriteye kendilerini kullandıranlar, eninde sonunda, sağlıksız yapı ve düşünceleri doğallaştırmakta ne kadar yanlışlık yaptıklarını anlayacaklardır.

Yerel medya temsilcilerinin bilimsellikten ve gerçekçilikten uzak bir şekilde, sırf bir çıkar (para, nüfuz vs.) sağlama anlayışından yola çıkarak, şehirlerindeki yerel basının gelişimini baltalamaları (sabote etmeleri) ve bunca yıldır meslek kültürünü hala özümseyememiş olmaları da şehrin belleğine kaydedilecektir.