Son günlerde Tokat’ta etkili olan yoğun yağışlar ve sel tehdidi, yalnızca günlük yaşamı değil; şehir planlaması, altyapı güvenliği ve kamu yatırımlarının geleceğini de yeniden tartışmaya açtı.
Özellikle sağlık altyapısı konusunda yaşanan riskler, geleceğe dönük yatırımların hangi anlayışla planlanması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bugün Tokat’ta hizmet veren büyük hastanelerin önemli bir bölümünün Yeşilırmak hattına yakın bölgelerde bulunması, aşırı yağış dönemlerinde ciddi riskleri beraberinde getiriyor. Sel tehdidi yalnızca ulaşımı değil; sağlık hizmetinin sürekliliğini, acil müdahale kapasitesini ve afet anındaki organizasyonu da doğrudan etkileyebiliyor. Böyle dönemlerde hastane yöneticileri ve sağlık çalışanları büyük bir yük altında kalıyor.
Bu durum, gelecekte yapılması planlanan şehir hastanesinin konum seçimi konusunda çok daha dikkatli davranılması gerektiğini açık biçimde gösteriyor.
Bir sağlık profesyoneli yakın dostumun dikkat çektiği şu değerlendirme aslında meselenin özünü ortaya koyuyor:
“Kadir Bey, Tokat’ta hâlihazırda 3 büyük hastane hizmet verirken, bunların ikisi Yeşilırmak hattına yakın bölgelerde bulunmakta ve idarecileri şu günlerde sel baskını tehdidi nedeni ile ciddi sorunlarla uğraşmaktadır. Tabi bu sorunlar bir şekilde aşılır köprüleri yıkarak vs. Önümüzdeki süreçte yapılacak şehir hastanesinin yerini umarım tekrar düşünürler. Şehir hastanesi gibi uzun yıllar hizmet verecek stratejik bir yatırımın; ulaşım, zemin güvenliği, deprem ve taşkın riski göz önünde bulundurularak planlanması gerekir.
Sağlık profesyonelleri bugünden ders çıkararak umarım yeni yapılacak şehir hastanesiniKazova’ nın ortasında ırmak yatağına değil de, geçmişte yapılan hataların tekrarlandığı bir noktaya da değil; güvenli, ulaşımı kolay, sel baskını olmayacak ve geleceği doğru planlanmış bir alana inşa edilir.
Tokat’ın artık günü kurtaran değil, geleceği düşünen yatırımlara ihtiyacı var diye düşünüyorum”
Bu uyarı yalnızca bir görüş değil; aynı zamanda şehir planlaması açısından önemli bir stratejik çağrıdır.
Çünkü şehir hastaneleri sıradan kamu yatırımları değildir. Bu yapılar onlarca yıl boyunca hizmet verecek, afet anlarında şehrin ayakta kalmasını sağlayacak kritik merkezlerdir.
Dolayısıyla yalnızca bugünün ulaşım kolaylığına ya da mevcut imar durumuna göre değil; gelecekte oluşabilecek risk senaryolarına göre planlanmaları gerekir.
Modern şehircilik anlayışı artık “yapılabilecek alan” değil, “en güvenli ve sürdürülebilir alan” yaklaşımını esas alıyor.
Özellikle:taşkın riski, zemin yapısı, deprem güvenliği, alternatif ulaşım bağlantıları, afet anında erişilebilirlik, enerji ve altyapı sürekliliği gibi kriterler, sağlık yatırımlarında temel öncelik olarak değerlendiriliyor.
Bugün yaşananlar, Tokat için önemli bir fırsata da dönüşebilir. Eğer doğru dersler çıkarılırsa, geleceğin Tokat’ı daha dirençli, daha güvenli ve daha planlı bir şehir haline gelebilir.
Şehir hastanesi yalnızca bir bina değildir; geleceğin sağlık güvenliği altyapısıdır. Bu nedenle yer seçimi konusunda bilimsel verilerin, şehir planlamacılarının, jeoloji uzmanlarının, sağlık profesyonellerinin ve afet yönetimi uzmanlarının ortak değerlendirmesi belirleyici olmalıdır.
Tokat’ın gerçekten ihtiyacı olan şey; kısa vadeli çözümler değil, gelecek nesilleri koruyacak uzun vadeli akılcı yatırımlardır.