81. BM Genel Kurulu görüşmeleri, 22 - 28 Eylül 2026 tarihleri arasında ABD'nin New York kentindeki BM genel merkezinde düzenlenmiştir.
Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna dünyanın liderleri hitap etti. Bu kürsü öyle sırada bir kürsü olmadığı muhakkak. Birleşmiş Milletler 2.Cihan harbinden sonra kurulan 5 sözde büyük ülkeye veto hakkı tanıyan ve bu 5 ülke içerisinde bir Müslüman toplumun devleti bulunmayan bir oluşum. Böyle olsada yine de dünyada saygın bir kuruluş olma özelliğini muhafaza ediyor. İşte bu genel kurula hitap etme sırasında dünya da var olan devletlerin ortak ifade ettikleri konu Gazze de ki katliamlar ve soykırım oldu. Özellikle Cumhurbaşkanımız yapılan zulmü tüm ayrıntıları ile anlattı sonunda da Sezai üstadın muhteşem şiirini okuyarak tüm insanlığa yapılan zulmün kimsenin yanına kar kalmayacağının mesajını verdi.
Eleştirinin odağında yer alan İsrail temsilcisi katil Netenyahu yakalanmama korkusu ile neredeyse dünyayı turlayarak ancak gelebildi. Konuşma için kürsüye çıktığında ise adeta salon boşaldı. Kalan ülkelerin sayısı parmak sayısını geçmedi.
Netanyahu konuşması sırasında Lübnan'da çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine ve binlerce kişinin de ölmesine neden olan saldırılarda kullanılan çağrı cihazlarından birini de canlı yayında göstererek dünyayı adeta tehdit etti.
Ayrıca Kudüs Hz Musa'dan beri bizim şehrimiz ve öyle de kalacak diyerek Cumhurbaşkanımıza cevap verdi. Aynı mantıkla düşünecek olsak doğru Kudüs Hz Musa'nın şehri. Hz. Musa dönemin hak peygamberi yani o günün İslam’ı; şimdi ise İslam geldi öyleyse Kudüs İslam şehridir. Dolayısıyla Kudüs İslam şehri olarak anılacak bir gün mutlaka gerçek sahiplerine dönecektir.
Katil devlet ve onun yardakçılarını anlıyoruz lakin gel gör ki bazı halkı Müslüman olan devletlerin temsilcileri de genel kurulda dünyanın yaptığı protestoya katılmayarak bu katili dinledi. Tezatlıkta işte tam da burada, katil devletin zulmüne uğrayan mazlum halk Müslüman kitle. Bu Müslüman topluluklar her gün haberlerde yapılan zulümleri görüyor şahit oluyorlar. Şimdi bu devletin mensuplarının içi sızlamayacak mı? Hele biri var ki can Azerbaycan da protestoya katılmadı.
Yine Fas, BAE, Bahreyn, Kazakistan, Senegal, Arnavutluk gibi halkı Müslüman ülkelerin temsilcileri de ne yazık ki salonda olduğunu basında öğreniyoruz.
Buyurun burada yakın misali, İslam dünyasının ne hallere geldiğinin başsız çaresiz zavallı bir duruma düştüğünün/düşürüldüğünün somut bir örneğidir bu. Bu tezatlık olduğu müddetçe İslam dünyası daha çok zulümlere, işkencelere ve kırımlara uğrayacaktır. Bu günlerin temeli onlarca yıl önce çok ince hesaplarla atılmıştır.
Kısaca göle çalınan maya tutmuştur ve alınan netice bunun sonucudur.