Müslüman Türk millet olarak İstişareye önem vermemiz gerekirken, nerede ise İstişareden kopuk hayat yaşamaya başladık.
Tokat ve ilçeleri önemli şehirlerdir.
Tarihin derinliklerinden gelen Tokat ve ilçeleri bir türlü beklenen hamleyi yapamamaktadır.
Cenab-ı Allah Tokat ve ilçelerine bütün nimetlerini vermiş ama Tokat insanı bu özel ve kıymetli nimetleri yeterince değerlendiremiyor!
Tokat, tarihin derinliklerinden gelen önemli bir şehir olmasına rağmen kıymeti bilinmiyor!
4 mevsimin yaşandığı ender şehirlerden bir tanesi olmasına rağmen ne yazık ki hiçbir alanda tek başına bir başarı gösterememiştir!
Tokat genel anlamda Tarım ve Hayvancılıkla hayatına devam etmesi istenen ve beklenen bir şehir olmasına rağmen bugüne kadar Tarım ve Hayvancılık alanlarında kazandıklarını da tek tek kaybetmeye devam ediyor.
Tokat, yol ulaşımı bakımından çok zengin olmasına rağmen 14 yıldır TOKAT–ORDU yolunu tamamlayamamış; küçük bahanelerle kendi ekseninde oyalanıp gidiyor.
Dedik ya, Cenab-ı Allah Tokat ve ilçelerine her türlü nimeti vermiş ama insanlar hâlâ bunun kıymetini bilmiyor!
Tokat’ta her İle nasip olmayan Ziraat Fakültesi bulunmaktadır. Böyle bir fakültenin bulunduğu şehir, Tarım ve Hayvancılık alanında zirve yapmalı ve ülkede sebze ve meyve alanında parmakla gösterilecek bir İl olmalıdır. Ne yazık ki STK’lar ve insanlar üniversiteden yeterince faydalanmamıştır. Faydalanmak istemediklerini görürken, Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Fatih Yılmaz hocamız rektörlük görevine geldikten sonra Tarım alanındaki gayretlerinin bile yeterli şekilde değerlendirilemediğini görüyoruz.
Bir şehirde 4 mevsim yaşanırken ve o şehirde Ziraat Fakültesi olduğu hâlde geçmiş yıllarda var olan değerlerini kaybediyorsa burada kimsenin sızlanmaya hakkı yoktur; hele eleştirmeye hiç hakkı olamaz!
Tokat’ta her kurum bulunmaktadır. Zaman zaman bazı kurumların bölge müdürlükleri kurulmuş, zaman içinde işlevlerini yitirmiş; giden bölge müdürlüklerinin arkasından ağlamayı seven bir noktaya gelinmiştir.
Tokat Tarım şehri olmasına rağmen ve olması gerekirken ne yazık ki var olan değerlerine sahip çıkamamış, hâlen de kaybetmeye devam ederken; İstanbul ili ve bölgesinde olan illerin dışında bulunan, 16 ile yapılması planlanan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Mersin–Samsun hattında sanayi yatırım alanına giren iller içinde Tokat’ın olmamasına tepkiler bir hayli fazla olmasına rağmen şu ana kadar sonucun değişmediğini görüyoruz.
Tokat’a gelmesi planlanan her yatırıma sahip çıkılmalı, yapılması için mücadele edilmelidir.
Ancak Tokat, var olan Tarım alanlarındaki çalışmalara ne kadar sahip çıkabildi?
Tokat ili domates ürünü ile ülke genelinde isim yaparken ve üretirken, son yıllarda TOKAT DOMATESİNDEN söz eden oldu mu?
En verimli topraklarını beton yığınına çevirmeye devam eden Tokat, DİMES gibi yurt içinde ve dışında marka olmuş bir işletmeyi de İzmir’e kaybetmiş, Niksar’da var olan ve ülke çapında salça gıdasında marka olan NİKSAR OLCA (Türsant) işletmesine de sahip çıkamamıştır.
Tokat’ın kaybettiği pek çok fabrikayı ve işletmeyi yazmak mümkün; ancak en bilinen ve çarpıcı iki işletmeyi yazarak Tokat’ın neler kaybettiğini hatırlatmak gerekir.
Daha önce yazdığım bir yazımda; “TOKAT KAYBEDEN LİĞDE OLMAYA DEVAM EDECEKTİR!” başlıklı yazımda gerçekleri kısmen ortaya koymaya çalışmıştım. Bugün de yine gerçekleri yazmaya gayret ediyoruz.
Tokat’ta birlik ve beraberlik yoktur.
Tokat’ta “BİZ” sözü ile başlayan ve işletmelerin, hizmetlerin yapılması için “bu işi biz yaparız” değil, “bu işi ben yaparım, benden başkası yapamaz” diyerek “BEN’lik” duygusuna kapılan ciddi bir kesim vardır.
Atalarımız ne demiş: “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” dedikleri hâlde geçmişten ders almayan ve hâlâ küçük çıkarlar için büyük hayallerin önünü kesen çok sayıda insan kesimi vardır.
Tokat’ta koskoca Organize Sanayi Bölgesi var!.
30 yıl önce kurulan Tokat OSB, Tokat için çok önemli bir aynadır.
30 yıl önce kurulan OSB’ye bakıldığında daha önce 6500 kişiye iş imkânı veren önemli bir kurum iken, bugün çalışan sayısının 2500’lere düşmesi Tokat’ın kaybeden ligde oynamaya devam ettiğini göstermektedir.
Tokat merkezde pek çok merkezci insan her gün Tokat’ta kargaşa, flu renklerin olmasını istiyor.
Tokat’ta Beyaz, şeffaf işlerin, hizmetlerin ve kurumların olmasını istemeyen çok ciddi kişiler ve sonrasında gruplar oluşmuş.
Tokat adeta mirasyedi insanların yaşadığı şehre dönüşmüş ve dönüşmeye de devam ediyor.
Az olsun benim olsun diyen ciddi kitleler var!!!
Yani kişisel çıkarlarını düşünen kişiler sonrasında gruplar hâline geliyor, ilçeler dışlanıyor, merkezde çok sayıda insan birbirinin paçasından tutarak alaşağı etmekte maharetli görülüyor.
Tokat’ın en büyük handikaplarından bir tanesi çeşitli kişi ve kurumlar ETÜT ve PROJE adı altında çok ciddi paralar harcıyor, bu çalışmalar kısa süreli kağıt üzerinde konuşuluyor ve sonrası Etüt ve Proje çöplüğüne dönen bir İl konumuna düşüyor.
Bugüne kadar hangi proje çalışması yapıldı da uzun süreli bu çalışmalar hayat buldu?
Bir örnek vermek gerekirse; TEMİZ TOKAT projesi!
Aslında temizlik konusunda özel bir proje yapmaya gerek varmı idi?
Şehirler proje yapmadanda tertemiz olması gerekmiyormu?
Tokat ve ilçelerine giden yollara ve kasaba ve köy t-yollarına bakınız, Çöp yığınları yükselmeye devam ederken, TEMİZ TOKAT sözünün bile hayat bulmadığını, yani zorunlu yapılması gereken Çevre Temizliğine bile sahip çıkılamamış!!!
Müslüman Türk millet olarak İstişareye önem vermemiz gerekirken, nerede ise İstişareden kopuk hayat yaşamaya başladık.
Çünkü Makam koltukları insanların Kör etmiş!
Günün Sözü; Geçmişimi iyi bil ki, Geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki, Nereye gideceğini şaşırmayasın!!!