“Neden biz yokuz?” diye kaç köşe yazdım, paylaşım yaptım.
Gençlerimiz valizlerini toplayıp büyük şehirlere, yurtdışına giderken arkalarında bıraktıkları annelerin gözyaşları, babaların sessizliğini dedemden beri yaşarım.
Biz ekmeği gurbette kazandık.
Ya bırakıp gitseydik diye düşünmediğim zamanlar olmadı değil.
Çoklar gitti biz çok azımız kaldı burada.
Şehrimde, tarım bereketli, toprak bereketli, insan bereketli de, sanayi yatırımları, mega projeler, istihdam umudu hep yanımızdan akıp gidiyor.
Komşu iller kapıyor, biz seyrediyoruz.
Sanayi Alanları Master Planı’nın ilk fazında, Samsun-Mersin hattında 13 ilde toplam 59 bin hektarlık 16 yeni mega yatırım alanı ilan edildi.
Bu alanlar, mevcut OSB’lerin ortalama 11 katı büyüklüğünde olacak; demiryolu-limanı bağlantılı, lojmanlı, teknoloji kolejli, yeşil üretim odaklı dev endüstriyel bölgeler…
Ülkenin sanayi geleceğini 100 yıl sonrasına taşıyacak tarihi bir adım.
Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın sözleriyle, mevcut planlı sanayi alanlarının yüzde 37’si kadar ilave alan kazandırılıyor ülkemize.
İlan edilen iller; Aksaray, Amasya, Ankara, Eskişehir, Hatay, Karaman, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat. Amasya var, Yozgat var, Kastamonu var…
Komşularımız listede Tokat neden yok!
Kriterlere bakıyoruz; deprem riski düşük, su kaynakları verimli, arazi eğimi uygun, tarıma az dokunma, demiryolu yakınlığı, sektörel kümelenme…
Tokat’ın bereketli ovaları, genç nüfusu, Karadeniz-İç Anadolu geçişindeki stratejik konumuyla hepsi bize de uyuyor. Peki neden dışarıda kaldık?
Lobi mi eksik kaldı, sesimiz mi duyulmadı, yoksa görünmez miyiz artık? Bu sorular içimi kemiriyor.
Tokat’ın çocukları, burada iş yok, burada gelecek yok diyerek şehri terk ediyor.
İş’te Tokat Derneği Başkanı Ahmet Sami Ülkü, basın toplantısında “Sanayi yatırımlarında dışarıda kalmamız iş dünyasında derin bir hayal kırıklığı yarattı. Tokat’ın bu mega projelerde yer almaması, şehrin ticari potansiyelini öldürüyor. Ortak bir duruş sergilenmediği sürece bu tablo değişmez.” dedi.
Sağol başkanım sağol.
Ülkü “Yalnızca siyasilerden beklenti içine girmeyelim. İş insanları, meslek odaları, birlikler, sivil toplum… Hepimiz ‘Tokatlılık bilinciyle kenetlenmeliyiz. Siyasetin elini güçlendirecek sosyal ve ekonomik argümanları birlikte oluşturalım. Sıcak para üretimden kaçarken, yatırım ortamını cazip kılmak için mega projelere ihtiyacımız var. Tokat’ı yatırım merkezi yapacak avantajları talep edelim!” dedi.
Sami Ülkü güzel iki konuya daha değinerek; DİMES’ten Ozan Diren’in TÜSİAD başkanlığı, hayvancılık birliklerindeki Tokatlı genel başkanlar… Bunlar umut ışığı. Ama yetmez. Bir Tokatlı’nın Tarım ve Orman Bakanlığı’na gelmesi bile şehrin kaderini değiştirebilir.
Cazibe Merkezlerine Tokat’ın alınması. Tokat’ı “az gelişmiş bölgelerdeki yatırım ortamını canlandırarak istihdam, üretim ve ihracat artışı yoluyla bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla, özel sektör yatırımlarını desteklemeye yönelik olarak uygulanan bu programa alın.
Bu mega endüstri bölgeleri ve Cazibe Merkezleri arasında Tokat olsun artık. Hem de en büyüğünden, en kalitelisinden. İş’te Tokat Derneği’nin çağrısı, “birlik olalım, sesimizi Ankara’da daha gür çıkaralım. Siyasetçilerimiz, bürokratlarımız, iş insanlarımız… Herkes elini taşın altına koysun” oldu.
Bu çağrıya ben çoktan evet dedim.
Umut etmek istiyorum.
Siz bu daveti aldıysanız bireysel çıkar kaygılarınızı bırakın.
Tokat kazanırsa hep birlikte kazanacağız.
Vesselam
Hüseyin Kömür