Yunus Emre'nin o dizeleri, Tokat Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) seçimleri üzerinden yeniden okunduğunda, tam da hayal ettiğim "biz" kelimesinin derin anlamını hatırlatıyor.

"Ben, ben" diyenden
hiçbir şey olmaz arkadaşlar!

Bir tek yerde ben güzel gelir kulağıma.

Severim ben seni candan içeri,

Yolum vardır bu erkandan içeri,

Beni bende demem bende değilim,

Bir ben vardır bende benden içeri.

Bugün Tokat iş dünyasının en kritik sınavı, işte bu "biz"i ne kadar içselleştirebileceğimizde yatıyor.

Kim olsun diye konuştuğumuz bu günlerde kimse olmasın "biz" olalım diyorum.

Kızacaklar bana ama, son 8 yıldır Tokat Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı yok.

Yoksunuz kardeşim yok.

Tokat"ta sayenizde hiç biryerde yok!

Adı varda Tokat yok.

Sanayici yok.


Ahmet Arat basın toplantısında adaylığını ilan etti, "TSO'nun sorunu kişiler değil, güvendir" diyerek güvenin yeniden inşasından dem vurdu.

Mücahit Yılmaz'ın hazırlıkları tam, biz başarırız diyor.

Dursun Sansar'ın kulislerde dolaşan adı, Günaydın Altuntaş ve olası adaylar...

Hepsini konuşuyoruz ama asıl mesele şu: Bu isimler "ben" mi diyecek, yoksa "biz" mi?

Tokat'ın geleceği ve iş dünyasının kalkınması, bireysel hırsların ötesinde ortak bir kararda saklı.

Şehir yıllardır sanayi yatırımlarında geride kalıyor, istihdam fırsatları sınırlı, ihracat potansiyeli yeterince değerlendirilemiyor.

Organize Sanayi Bölgesi'nin genişlemesi, yeni sektörlerin çekilmesi, turizmle entegre tarım-sanayi zinciri, genç girişimcilere destek...

Bunların hiçbiri tek bir kişinin "ben oldum" demesiyle olmaz. "Biz" olmadan olmaz.

"Biz" demek, oda üyelerinin, esnafın, sanayicinin, çiftçinin, gencin sesini bir araya getirmek demek.

Siyasi hesapları, kişisel hesaplaşmaları bir kenara bırakıp, Tokat'ın ortak menfaatini öncelemek demek.

Yunus'un içindeki o büyük "ben", egonun değil, topluma adanmışlığın adıdır.

O 'ben" Tokat olursa biz oluyoruz.

TSO başkanlığı da öyle olmalı, koltuk değil, hizmet makamı, "ben" değil, "biz"in temsilcisi.

Ben bir gazeteciden öte Tokat Ticaret ve Sanayi Odası baskanı adayına şunu soruyorum, Bu aday Tokat'ın geleceğini "biz" diye mi kurguluyor?

Sanayi kalkınmasını, istihdamı, şehrin itibarını ortak akılla mı büyütecek?

Yoksa "ben, ben" diye diye enerji mi tüketecek?

Eğer cevap "biz" olursa, yol erkandan içeri açılır. Tokat kazanır: Daha güçlü sanayi, daha çok istihdam, daha yüksek refah.

Çok mu önemli derseniz TSO Başkanlığı.

Tokatta bu gün ekonomik, yatırım, teşvik, cazibe merkezi, Mega Osb alanları gibi olmadığımız ne varsa TSO Başkanımızın olmadigindandır.

Yoksa yine kaybederiz, zamanı, gücü, geleceği.

Bu seçim bir makam değişikliğinden öte, bir duruş sınavı biz üyeler için.

"Biz" kelimesini gerçekten benimseyen kazanmalı.

Tokat iş dünyası, bunu başarabilir mi?

Umut, her zaman o benden içerideki seste.


Kimse Tokattan, bizden öte değil..

Başarabilirmiyiz.

Tam emin değilim.

Vesselam

Hüseyin Kömür