Bir yanlışı düzeltelim.

Emekliler yüzünden ekonomi böyle değil.

25-30 yıl prim ödeyen bir emeklinin açlık sınırının altında maaş alması gerçekten büyük sorun.

Ülkeme yakışmıyor bu durum.

Sermaye sahiplerine tıkır tıkır ödenen kur korumalı faizler emeklilere ödenen rakamın 30 katı olduğunu bilmiyor değiliz.

Emekli maaşlarının hazineye yükü 30 milyar dolarken. Kur korumalıda sermaye sahiplerine öden faiz tutarı 800 milyar dolardan fazla.

Enerji şirketlerinin dolar borcununun, Türk Lirasına çevrilmesinin karşılığı bile emeklilere ödenen yıllık maaştan fazla.

Paradan para kazanan ailelere verilen imtiyazlarla kıyasla, emeklilerin aldığı sadaka bile değil.

Devlet milleti ezerek tasarruf yapamaz.

Devlet sermaye sahiplerine vererekde onları memnun edemez zaten.

Yoksulluğu,çaresizliği, fakirliği yönetmeyin.

Kökten çözüm üretin.

Emekliye verilen paralar hazenin falan parası değil.

Sadaka, fitre değil.

Yılların alın teri var o maaşlarda.

Ve ana sütü gibi helal.

Emekliyi açlığa mahkum edip, en düşük emekli maaşını 12 500 lira yapmak çözüm değil.

Bu milletin evlatları zor zamanda devletin yanında canı ve malı ile olduysa.

Devlette milletin zor zamanında yanında olsun.

Enflasyon, fahiş fiyatlar, yüksek faiz, kredi kart ödemeleri altında ezdirmesin.

Aynayı kendinize tutun.

Açlık sınırı altında emekliye verdiğiniz maaş ile siz geçinin, milletde geçinir.

Vesselam...