Avustralya'nın Güney Avustralya eyaletinde bulunan Coober Pedy kasabası, sıra dışı yaşam tarzıyla dünyanın dikkatini çekiyor. Yaklaşık 110 yıldır yer altında yaşamın sürdüğü kasabada evler, oteller, kiliseler ve çeşitli işletmeler toprağın altına inşa edilmiş durumda.

Kasabanın bu yöntemi tercih etmesinin temel nedeni bölgedeki aşırı sıcaklar. Yaz aylarında sıcaklığın gölgede 50 dereceye yaklaşabildiği Coober Pedy'de gündüz saatlerinde dışarıda yaşam oldukça zor hale geliyor.

A2-30

Bu Model Tokat'a Yakışacak Tarımda Dev Olacak Brezilya'da Uygulandı Aranan Formül Bulundu  Üstelik Yapay Zeka Destekli
Bu Model Tokat'a Yakışacak Tarımda Dev Olacak Brezilya'da Uygulandı Aranan Formül Bulundu Üstelik Yapay Zeka Destekli
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle bölge halkı yıllar içerisinde "dugout" adı verilen yer altı konutlarında yaşamaya başladı. Kayaların içine oyularak yapılan bu evler yıl boyunca yaklaşık 23 derece sıcaklıkta kalıyor. Böylece klima kullanımına ihtiyaç duyulmadan doğal bir serinlik sağlanıyor.

Coober Pedy aynı zamanda dünyanın en önemli opal üretim merkezlerinden biri olarak biliniyor. Kasabanın kuruluşu da opal keşfine dayanıyor. 1 Şubat 1915 tarihinde 14 yaşındaki Willie Hutchison'ın bölgede ilk opali bulmasının ardından madenciler bölgeye akın etti ve kısa sürede yerleşim oluştu.

Aradan geçen yıllarda kasaba dünyanın opal başkenti olarak anılmaya başladı. Bölgeden çıkarılan opaller küresel mücevher pazarında önemli bir yer tutuyor.

A3-18

Kasabada yalnızca evler değil, turistik oteller, restoranlar, barlar ve kiliseler de yer altında bulunuyor. Yer altındaki Sırp Ortodoks Kilisesi ve çeşitli mağara oteller her yıl binlerce turist tarafından ziyaret ediliyor.

Yerel anlatımlara göre bazı sakinler evlerini genişletirken yeni opal damarlarıyla karşılaşabiliyor. Kasabanın opal zenginliği nedeniyle bu tür hikâyeler yıllardır bölgede anlatılmaya devam ediyor.

Bugün Coober Pedy, hem opal madenciliği hem de turizm gelirleriyle ayakta kalırken, dünyanın en sıra dışı yerleşimlerinden biri olarak gösteriliyor.

A4-14

Kaynak: The Times Of Central Asia