Her nesil yeni bir umut aslında.

Her çocuk için bir Anne umut ediyor.

Her anne çocuğuna sevgiyi, merhameti, sevgiyi öğretiyor.

Filistin'deki, Doğu Türkistan'daki, Afrika'daki çocuğun, kadının, yaşlının acısını yüreğinde yaşayamayan;

Çocuklarımızdan,
Kadınlarımızdan,
Erkeklerimizden,
Yaşlılarımızdan,

Kendimize de merhamet beklemeyelim!

Merhametli Toplum'un ilk taşını koyacak olan yarının anaları kadınlarımızdır.

Malesef merhametli insan olunmadan merhametli aile olunmuyor.

Merhametli aile olunmadan da, Merhametli Toplum olunmuyor.

Öncelikle "Mücahide Ruhlu Kadın" yetiştirme hedefimiz olmalı, toplum, devlet olarak.

Bu ruh; kötü günde, milletimizi, vatanımızı ayrıca ümmeti de koruyacaktır.

İslam Alemi'ne şöyle bir başımı çevirip baktığımda, Türk, Filistin ve Yemenli kadınların, yozlaşmaya rağmen bu ruhu, bu cesareti koruduğunu görüyorum.

Ama bence direnişin kitabını, kadınıyla-çocuğuyla bizzat Gazze halkı yazıyor.

Çünkü böylesi bir katliama rağmen, hala ülkeyi terketmemek tarihte eşi benzeri görülmemiş örnek bir direniş.


Milli Eğitim ve Gençlik Spor'un, genelde ve yerelde, hızlı bir şekilde, kadınlarımıza yönelik "Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı Ruhlu Kadın Yetiştirme Projesi" kapsamında, kızlarımızı, kadınlarımızı önce ruhen sonra fiziken yetiştirme işine el atması gerekir.

Çünkü hem ülkemize hem mazlumlara yönelik yükümlülüğümüz ağır.

Anne’yi yetiştiren toplumlar çocuklarını da yetiştiriyor.

Gazze’de Kadınlar direniyor, çocuklar bir karış toprak vermeyeceğiz, burası bizim vatanımız diyor.

Annelerin ayaklarına serilen Cenneti, bu dünyada sadece kadınlar yapabilir.

Saygılarımla