Nesiller, yetiştiği ideolojiye hizmet eder.

Bu gerçek, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleriyle bir kez daha ortada.

Bakanlığın genelgesini ve uygulamalarını memnuniyetle karşılıyorum.

Ramazan boyunca paylaşma, yardımlaşma, adalet, merhamet ve vatanseverlik gibi millî-manevi değerleri çocuklara aşılamak, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin tam gereği.

Çocuklarımızı kökleriyle buluşturmak, ahlaki yozlaşmaya karşı kalkan oluşturmak eğitimden beklenen görevi.

Ne var ki Eğitim-İş, Eğitim Sen ve Birleşik Kamu-İş gibi sendikalar bu girişimi “laiklik ihlali”, “dini dayatma” diye yaftalıyor.

İdeolojik körlükle her millî adıma düşmanlık besliyorlar.

Gerçek yüzleri ortada:

Gazze’deki çocuk katliamına sessiz kalanlar,

PKK’nın çocukları dağa kaçırmasına göz yumanlar,

LGBT propagandasına ses çıkarmayanlar,

Başörtüsü düşmanlığı yapanlar,

-Ahlaki çöküşe, suça, uyuşturucuya tek kelime edemeyenler…

Bunlar, milli ve inançlı nesillerin yetişmesine her fırsatta engel oluyor.

Aslına bakarsanız hadlerini aşıyorlar.

İdeolojik bağnazlıktan vazgeçmeye, millete ve değerlerine düşmanlıktan kurtulmaya çağırıyorum.

Bakan Yusuf Tekin, eleştirilere “Muhalefeti önce okuma yazma öğrenmeye davet ediyorum… Noel, Cadılar Bayramı laikliğe aykırı değil ama Ramazan olunca laiklik akıllarına geliyor” diye konuştu.

Etkinlikler gönüllü, Anayasa’ya uygun ve birçok okulda coşkuyla başladı bile.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da Valiler Buluşması’nda laiklik bildirisine “Türkiye’de laiklik tartışması yokken, özgürlük alanları kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun Ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin nifak sokmasına eyvallah demeyeceğiz”diyerek mesajını verdi.

Çocuklarımızın geleceği köklerine, değerlerine ve manevi derinliğine bağlı.

Ramazan’ın ışığı tam da bu aydınlığı getirmek içindir.

Hayırlı ramazanlar dilerim.

Vesselam.

Hüseyin Kömür