Bana göre Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz'ın en büyük eksiği Tokatlı olması…
Tokatlı olmasa Rektör kim tanımazdık, bilmezdik, makamının keyfini çıkarır süresi dolunca arkasına bakmadan şehri terk ederdi.
Öncekileri hatırlamıyorum, şimdi bu şehirde yaşamıyorlar zaten.
Fatih Yılmaz bu şehirde yaşamak için iş yapıyor.
Fatih Yılmaz Tokat'ta değil örneğin Sivas'ta rektör olsaydı, Tokatlılar için gurur kaynağı olurdu.
Hemşerimiz rektör ve çok başarılı diye.
Ama Tokatlı olup Tokatta olunca suçlu...
Hayır, yanlış okumadın, suçlu.
Benim için ise, Tokatlı olması aslında en büyük artısı, tam da bu yüzden beklentiyi yükseltiyorum.
1974 Tokat doğumlu, memleket toprağında büyümüş, kökleri burada olan bir akademisyen.
Rektör koltuğuna oturduğunda "benim memleketim" diyebileceği, yüreğiyle sahipleneceği bir şehir var karşısında.
İyi niyetli, samimi, herkese kapısını açan, her yerde görebilirsiniz...
Bu özellik çok kıymetli, ama aynı zamanda riskli.
Kötü niyetliler, samimiyeti suiistimal edebiliyor.
Ben etrafında "Biraz seçse adam olanı" diyorum içimden.
Çünkü o kadar temiz bir enerji taşıyor ki insan, kötü niyetin gölgesinin bile değmemesini istiyor.
Yılmaz, herkesin elini sıkıyor, kimseyi ayırmadan, ama sonrasında ise can sıkılıyor...
Ben üniversitede uzun zamandır ne oluyor olmuyor görüyorum.
Ayrıca, bir Zafer Süsoy hoca var, Rektör Danışmanı. İletişim uzmanı. Adam her konuyu mu özelden atar. Şu da yapılıyor. Bu da.
Sabahın beşinde mesajlaştık.
Ve Yusuf Temur hocam. O varsa doğru işler zaten vardır..
Bu arada ben TOGÜ mezunuyum.
Üniversitede gözle görülür, Tokatlı olmanın farkıyla önemli adımlar atılıyor.
Milletin içinde olma meselesine gelince.
Artık iftar sofralarında şehit aileleriyle, gazi yakınlarıyla yan yana. Şehrin kanaat önderleriyle aynı masada.
STK'larla görüşmeler, ziyaretler.
Rektör makamında oturup beklemiyor; sahaya iniyor, Tokat ile üniversiteyi yakın ediyor.
Geleceğin üniversitesini kurma hayali var.
HAVELSAN ile staj ve iş birliği protokolü imzalandı, savunma sanayiyle temaslar arttı. Üniversite-sanayi köprüsü güçleniyor.
Güneş Enerji Santrali (GES) projeleri tamamlanma aşamasında, sürdürülebilirlik, yeşil kampüs hedefi somutlaştı.
Kendi ekmeğini üreterek milyonluk tasarruf sağlayan bir üniversite modeli ortaya çıktı.
Türkiye'de örnek olarak öğrencilere staj ve üretim alanı oluşturuluyor.
Modern Süt İşleme Tesisi, Gıda Mühendisliği öğrencileri süt ürünlerini bizzat üretecek, AR-GE ve ÜR-GE merkezinde elleri kirlenerek öğrenecek.
Uygulamalı eğitim sadece eczane hizmetlerinde değil; uygulama ve stajı olan tüm bölümler bunu yapıyor.
İtfaiye bölümü itfaiyeye, güzellik ve saç bakımı bölümü kuaförlere gidiyor.
Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi için de 3000 metrekarelik bir uygulama atölyesinin projesi başlayacak, önümüzdeki ay ihalesi yapılacak.
Bu dev tesis, mühendis ve mimar adaylarının ellerini kirleterek gerçek projelerde deneyim kazanmasını sağlayacak, tam bir eğitim devrimi!
Diğer konuda da Hukuk Fakültesi yeni binasının bitmesi.
Aslında son incelemelerde bina yapımı kısa süre önce tamamlanmış görünüyor; çevre düzenlemeleri bitmek üzere ve taşınma süreci yakında başlayacak.
Modern mimarisiyle öğrencilerin nitelikli bir ortamda eğitim alması için hazır.
Diş Hekimliği ile Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi de kampüse taşınılıyor; temel alanı hazırlanıyor şu an.
İhale 2025'te tamamlandı, inşaat başladı ve 2028'e kadar büyük bir sağlık kompleksi (12.730 m² kapalı alan, 170 ünit) olarak hizmete girecek.
Taşlıçiftlik Kampüsü'nde Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi yakın zamanda açıldı.
Ayrıca çok eski ve yetersiz merkezi öğrenci yemekhanesi de yıkılıp yerine içinde kütüphane, yemekhane, yaşam ve oyun alanları da olan devasa bir bina yapılacak ki bütçesi ve proje ihalesi tamam.
Eski yemekhane bu dönem bitmeden yıkılıyor; yerine çok daha modern, çok fonksiyonlu bir yaşam merkezi geliyor.
Öğrencilerin kampüs hayatını dönüştürecek bir yatırım.
TOGÜSEM üzerinden baristadan ekşi mayalı ekmek atölyesine, siber güvenlikten kromatografi eğitimlerine kadar toplumun her kesimine kapı açılıyor.
Çetin Kamil Genç abi ise Tazelenme Üniversitesinden acayip memnun. Gençliğin enerjisini üzerinde taşıyor..
Üreten üniversite, tesisler yükseliyor, protokoller imzalanıyor, öğrenciler sahaya iniyor.
Tokat'ın tarım ve hayvancılık potansiyelini üniversitenin gücüyle buluşturma çabası gözle görülür hale geldi.
Evet, belki hâlâ "benim memleketim Tokat" diyenin kıymetini bilmiyoruz, yakın olanı eleştiriyoruz.
Ben o herkesin elini sıkma huyunu biraz törpülemesini istiyorum.
Ama şunu da kabul etmek lazım. Adam durmuyor. Her gün yeni bir proje, yeni bir açılış, yeni bir temas.
Eleştirenler için tek eksiği Tokatlı olmasıdır.
Dediğim gibi, ben Tokatlı olduğu için bu kadar çok şey bekliyorum.
Çünkü ben iyi bilirim. Memleketin evladı olunca yükün ağır olur.
Fatih Hoca da o yükü omuzluyor gibi görünüyor.
Allah utandırmasın, yolunu açık etsin.
Zafer hoca ramazandan sonra çay ve kahve söyleyecek, uykusuz bir sahurdan sonra yazdım bu yazıyı..
Vesselam
Hüseyin Kömür