Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatı Milli değildir. Milli Olmayan hiç bir sistem sağlıklı, mutlu, huzurlu nesillerin yetişmesini sağlayamaz!
Bu güzel söz sayfalar dolusu yazıya bedeldir.
İyi oku, anla, yaşa ve yaşat!
Bir çocuğun en büyük düşmanı; “Kendisine Allah’ı anlatmayan, O’nu tanıtmayan ve sürekli dünyada yaşayacakmış gibi yetiştiren Anne Babasıdır…
Hz. Ömer (r.a)
Ana-Baba sevgisinden yoksun, Öğretmen disiplininden uzak, sevgi ve saygıyı, hoyratlığı sokakta öğrenen, Sosyal paylaşım ağlatındaki her kötülüğü ders çalışırken gören, merak eden, sonra ahlaksız paylaşımlar sitelerine merakla giriş yaptıktan sonra hayatının çoğunluğunu sosyal paylaşım, sitelerinde geçiren çocuklara kimse suç bulamaz!
Çocuk masumdur ama, çocuğun masumluğunu ortadan kaldıran aileler, sistem, eğitim, Ceza ile insanları baskı altına alarak yaşatmak istenen sistem artık çürümüştür!
Çürümüş sistem tamiratlarla hayat bulamaz.
Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatı Milli değildir.
Milli Olmayan hiç bir sistem sağlıklı, mutlu, huzurlu nesillerin yetişmesini sağlayamaz!
Kimseyi suçlamıyoruz!
Suçlamak değil, sistemin al aşağı edilerek sorgulanması, devrimmidir, inkilapmıdır, ihtilalmidir nedir bilmeyiz ama, Milli Eğitim Bakanlığı sistemimde bir şey yapılmalı, İktidar bütün imkanları ile gücü ile kimsenin sözüne kulak asmadan, Milli ve Manevi değerlerle yetişen nesillerin yetişmesini sağlamalıdır.
Lüks Okullar yapmak, her türlü maddi imkanların sağladığı halde, eğitimde tökezleme ileri boyutta ise, kimsenin mazeret üretmeye hakkı olamaz!
Gün suçlama, mazeret üretme günü değildir, zaman Türk gençliğinin aleyhinedir.
Bir ata sözü şunu der; ” kızı kendi gönlüne bırakırsan, ya Davulcuya, ya Zurnacıya kaçar” der.
Burada Davulcuda, Zurnacıda bir meslektir, ama verilen mesaj anlamlıdır!
şunu desek zıplayanlar çok olacak!
8 yıllık eğitimi düzelteceğim diyerek yola çıkıldı, 12 yıllık eğitim Tük halkına dayatıldı!
8 yıllık Zorunlu Eğitimi düzeltelim derken 12 yıllık zorunlu eğitim ortaya atıldığında Türk milletinin bütün değerleri ile oynandı. Ana sınıfı öğrencisi ile 8. sınıf öğrencisinin aynı laobayı, tuvaleti kullanması mecbur bırakıldı.
Yapılan binaların lüks ve maddi imkanların tamamlanması ile çocuklar eğitilmiyor!
Bu güzel söz sayfalar dolusu yazıya bedeldir.
İyi oku, anla, yaşa ve yaşat!
Bir çocuğun en büyük düşmanı; “Kendisine Allah’ı anlatmayan, O’nu tanıtmayan ve sürekli dünyada yaşayacakmış gibi yetiştiren Anne Babasıdır…
Hz. Ömer (r.a)
Ana-Baba sevgisinden yoksun, Öğretmen disiplininden uzak, sevgi ve saygıyı, hoyratlığı sokakta öğrenen, Sosyal paylaşım ağlatındaki her kötülüğü ders çalışırken gören, merak eden, sonra ahlaksız paylaşımlar sitelerine merakla giriş yaptıktan sonra hayatının çoğunluğunu sosyal paylaşım, sitelerinde geçiren çocuklara kimse suç bulamaz!
Çocuk masumdur ama, çocuğun masumluğunu ortadan kaldıran aileler, sistem, eğitim, Ceza ile insanları baskı altına alarak yaşatmak istenen sistem artık çürümüştür!
Çürümüş sistem tamiratlarla hayat bulamaz.
Milli Eğitim Bakanlığı teşkilatı Milli değildir.
Milli Olmayan hiç bir sistem sağlıklı, mutlu, huzurlu nesillerin yetişmesini sağlayamaz!
Kimseyi suçlamıyoruz!
Suçlamak değil, sistemin al aşağı edilerek sorgulanması, devrimmidir, inkilapmıdır, ihtilalmidir nedir bilmeyiz ama, Milli Eğitim Bakanlığı sistemimde bir şey yapılmalı, İktidar bütün imkanları ile gücü ile kimsenin sözüne kulak asmadan, Milli ve Manevi değerlerle yetişen nesillerin yetişmesini sağlamalıdır.
Lüks Okullar yapmak, her türlü maddi imkanların sağladığı halde, eğitimde tökezleme ileri boyutta ise, kimsenin mazeret üretmeye hakkı olamaz!
Gün suçlama, mazeret üretme günü değildir, zaman Türk gençliğinin aleyhinedir.
Bir ata sözü şunu der; ” kızı kendi gönlüne bırakırsan, ya Davulcuya, ya Zurnacıya kaçar” der.
Burada Davulcuda, Zurnacıda bir meslektir, ama verilen mesaj anlamlıdır!
şunu desek zıplayanlar çok olacak!
8 yıllık eğitimi düzelteceğim diyerek yola çıkıldı, 12 yıllık eğitim Tük halkına dayatıldı!
8 yıllık Zorunlu Eğitimi düzeltelim derken 12 yıllık zorunlu eğitim ortaya atıldığında Türk milletinin bütün değerleri ile oynandı. Ana sınıfı öğrencisi ile 8. sınıf öğrencisinin aynı laobayı, tuvaleti kullanması mecbur bırakıldı.
Yapılan binaların lüks ve maddi imkanların tamamlanması ile çocuklar eğitilmiyor!
Eğitimin ana temeli, Dini ve milli değerlerle yetişen nesillerdir.
Acı ama gerçek; bir yetkili şunu der! “bir gün yurt dışına çıkmıştım ziyaret sırasında bir Rahibe ile karşılaştım, sohbet sırasında Rahibe şunu ifade etti; 6 yaşındaki çocuğu bana verin 7 yaşında geri alın, sonra nerede eğitim alırsa alsın hangi göreve giderse gitsin ömrü boyunca benim verdiğim eğitim dışına çıkamaz” sözlerini sarf etmiş!
Bu sözlerden ders almak gerekir!
Suçlu aramıyoruz ama, Türk milletinin ve devletinin sağlıklı hayatına devam edebilmesi için radikal çalışmalar yapılmalı.
4+4+4= 12 yıllık eğitim masaya yatırılmalı, inatlaşmadan vazgeçilmeli. Eğitimde Avrupa ülkeleri seviyesine gelelim diyerek herkesi Lise mezunu, Üniversite diplomalı olmalı” düşüncesinden vazgeçilmelidir!
Eğitim; 5+3 olmalı 12 yıllık zorunlu eğitimden vazgeçilmeli, kabiliyetli ama kitap okuma hevesi olmayan çocuklara, gençlere baskı ile eğitim verilmemelidir.
Eleştiriler, dikkate alınmalı.
Eleştiriler meslek Körlüğünü önleyen en önemli etkenlerdendir.
Makamlar güçlü, koltuklar tatlı, ama eğitim sancılı!
Problemleri Halı altına sererek hiç bir meseleye çözüm bulunamaz!
Son zamanlarda “Maarif Modeli uygulamasını anlatıyoruz” diyerek en önemli konuyu atlamak, bir iki kare resim çekinerek görüntü vermek eğitimin düzelmesini sağlamaz!
Günün Sözü; Milli Olamayan Milli Eğitim!!!