Doğa, insanların yaptığı bütün hilelerin ortaya çıkmasına neden olurken, tahrip edilen doğanın bundan sonra korunması çalışması yapılır mı?

Nisan ayından sonra Mayıs ayı maşallah bereketi ile birlikte geldi.
Mayıs ayında köylerdeki hayvanlar yaylalara göç eder ve doğanın en mükemmel alanlarında sağlıklı büyümelerine devam eder.

Doğa ve insan!
Birbirinden ayrılmaz ikilidir.

Cenab-ı Allah doğayı bütün nimetleri ile insanlığın emrine verirken, insanlar kendilerine sunulan bu nimetlerin kıymetini pek de bilmez.

Son zamanlarda yağan yağmurlar, sahte insanların ve doğayı tahrip edenlerin hilelerini, hatalarını şak diye yüzlerine vurmaya başladı.

Ana yollarda sonbahar aylarından sonra asfalt üzerine yapılan yamaların nasıl bir hile ile yapıldığını, eski yapılmış asfalt sapasağlam dururken, yama yapılan asfaltın nasıl tahrip olduğunu ortaya çıkarması; işine hile katanların ayıplarını ortaya çıkarıyor. Hileli işler, doğanın gücü ile insanların yüzüne çarpıyor!

Dere ve ırmak kenarlarını tahrip ederek hileli işler yapanlar da doğanın yağmurla gelen gücü karşısında nasıl hileli işler yaptıklarını ortaya çıkarıyor!

Doğanın tahrip olması sonrasında aşırı yağmurlar yağınca insanlar nasıl tedirginlik yaşıyor?

Atalarımız şu güzel sözleri söylemiş ama anlayanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor!

“DOĞA İLE DEĞİL, BOĞA İLE GÜREŞİLİR” demiş atalarımız ama kısa gün kârı için hile yapanlar ne yazık ki doğanın tahrip olmasına, doğayı korumamak için var gücü ile çalıştıkları görülmektedir.

Doğa, insanlığın emrine verilmiş en kıymetli nimetlerdendir. Ancak doğayı tahrip etmeden, hoyratça kullanmadan doğanın nimetlerinden faydalanmak gerekir.

Günümüz dünyasında artık küresel ısınmanın ne anlama geldiğini herkes bilmeli ve doğayı tahrip etmeden, hoyratça kullanmadan yaşamanın tadını almak gerekir.

Geçmiş yıllara oranla günümüzde yağmurlar bol yağıyor. Hatalı yapıların foyası tek tek ortaya çıkarken, yetkililer de tedirginlik yaşıyor.

Küresel ısınmanın getirdiği riskler içinde bazı bölgeler sıcaktan yanacakken, bazı bölgelerde buzlanmanın olacağını ortaya koyuyor.

Günümüzde küresel ısınmanın etkisi kısa zamanda mı gerçekleşecek, yoksa yıllara mı sirayet edecek bunu kestirmek mümkün değilken; Mayıs ayında ülkemizde ve bölgemizde ciddi kar yağışlarının olduğunu görmek, doğanın ne kadar kıymetli ve korunması gereken bir yapı olduğunu ortaya koyuyor.

Doğa, insanların yaptığı bütün hilelerin ortaya çıkmasına neden olurken, tahrip edilen doğanın bundan sonra korunması çalışması yapılır mı?

Yaşadığımız günlerden çok ders almalıyız amma, insanoğlu kişisel menfaatlerinden dolayı yaşadığı acıyı kısa zamanda unutur; hile yapmaya, doğayı tahrip etmeye devam eder!

Bölgemizde son günlerde en çok konuşulan konuların başında maden ocakları gündem oluşturmaya devam ediyor.

Doğanın varlığı içinde var olan çeşitli madenler de insanlığın hizmetine sunulmuştur. Ancak doğanın nimetlerinden faydalanırken kırmadan, yıkmadan nimetlerden faydalanmak gerekir!

Ülkemizin ekonomik kalkınması için tabii ki madenlerin yer altından çıkarılması elzemdir. Ancak yer altındaki değerlere sahip olalım derken, yer üstündeki değerleri elimizden kaybetmememiz gerekir.

Doğa tahrip olduğunda eskisi gibi verimli alanları, sağlıklı suları kazanmak mümkün olmuyor.

Birkaç aç gözlü madenci için ülkemiz insanlarının geleceğini karartmaya kimsenin hakkı yoktur.

Doğanın son günlerde insanlara yaşattığı doğal hareketlere bakıldığında, doğa sahipsiz kaldığında nasıl felaketlerle karşılaşıyoruz? Bunu iyi hesap etmek gerekir.

Yağmur, doğanın vazgeçilmez güzelliklerinden bir tanesidir. Ancak yağmur çok yağdığında, tahrip olan alanlardaki zafiyet sonrasında heyelanlar oluyor, seller başlıyor, verimli topraklar denizleri doldurmaya devam ediyor.

Doğal denge çok kıymetlidir.

Doğanın dengesi bozulduğunda Allah korusun, önünde hiçbir gücün durması mümkün olmuyor.

Hani atalarımız demiş ya; “BİR MUSİBET BİN NASİHATTEN İYİDİR” diye.

Hiç değilse musibetlerden ders alalım, doğanın dengesini bozacak eylemlere fırsat vermeyelim.

2 santimlik verimli toprağın ortaya çıkması için bin yıla ihtiyaç duyulduğunu asla unutmamak gerekir.

Son günlerde bölgemizde yaşanan doğal hareketlerden ders alarak hayatımıza devam etmeliyiz.

Günün Sözü: “DOĞA İLE DEĞİL, BOĞA İLE GÜREŞİLİR!”