Tarım ve Orman Bakanlığı Emekli Bakanlık Müşaviri Ziraat Yüksek Mühendisi Yaşar KAVAK, son yağışların tarımsal üretime etkileri hakkında genel bir değerlendirmede bulundu.
Merak edilen sorular ve yanıtlarıyla yağışların tarıma etkisi
1. Türkiye son 66 yılın en yağışlı dönemlerinden birini mi yaşadı?
Evet. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 1 Ekim 2025–31 Ağustos 2026 dönemini kapsayan raporuna göre Türkiye genelinde 709,2 milimetre yağış kaydedildi.
Bu miktar, uzun yıllar ortalaması olan 548,5 milimetrenin yüzde 29 üzerinde gerçekleşti.
Geçen yılın aynı dönemine göre ise yağış miktarı yüzde 77 arttı. Böylece son 66 yılın en yüksek 11 aylık su yılı yağışı görüldü.

2. Türkiye'de en fazla yağış hangi ilde görüldü?
Rize, 1.455,2 milimetreyle en fazla yağış alan il oldu.
Adana, Hatay, İzmir, Tokat ve Yozgat'ın da aralarında bulunduğu 14 ilde son 66 yılın yağış rekorları kırıldı.
3. Yağışların artması her zaman tarımsal üretimi ve çiftçinin kazancını artırır mı?
Hayır. Yağışlar; barajların dolması, toprak neminin artması ve yer altı su kaynaklarının beslenmesi açısından önemli avantajlar sağlar.
Ancak yağışın miktarı kadar zamanı, süresi ve toprağın fazla suyu uzaklaştırabilmesi de önemlidir.
Bitkinin suya ihtiyaç duyduğu dönemde yağan yağmur bereketken, hasat döneminde aşırı yağış ürün kaybına ve maliyet artışına neden olabilir.
4. Hasadı henüz tamamlanmamış hangi ürünler yağışlardan olumsuz etkilenebilir?
Başta dane mısır ve ayçiçeği olmak üzere, domates, biber, patlıcan ve salatalık gibi açık alanda yetiştirilen sebzeler risk altındadır.
Ancak zararın boyutu; bölgenin aldığı son yağışlara, toprak yapısına, drenaj durumuna ve ürünün gelişme dönemine göre değişir.
5. Yağışlar dane mısır üreticisini nasıl etkileyebilir?
Çamurlaşan tarlalar biçerdöverlerin çalışmasını güçleştirerek hasadı geciktirebilir.
Koçanların uzun süre nemli kalması küflenme ve çürüme riskini artırabilir.
Hasat edilen mısırın kurutulması için daha fazla enerji harcanması da maliyetleri yükseltebilir.
Uygun koşullarda gelişen bazı mantarlar, insan ve hayvan sağlığı açısından risk oluşturan mikotoksinlerin ortaya çıkmasına yol açabilir.
6. Ayçiçeği üretiminde hangi sorunlar yaşanabilir?
Uzun süreli nem, tabla çürüklükleri ve kalite kayıpları açısından risk oluşturabilir.
Şiddetli yağış ve rüzgârla bitkilerin yatması, olgunlaşmış tablaların zarar görmesi ve hasadın gecikmesi verimi ve ürünün ekonomik değerini düşürebilir.
7. Açık alan sebzelerinde aşırı yağışın sonuçları nelerdir?
Domateste meyve çatlaması ve çürüme, biber ve patlıcanda kalite kayıpları, salatalıkta ise mildiyö gibi hastalıkların gelişme riski artabilir.
Suya doygun topraklarda köklerin yeterince hava alamaması bitki gelişimini olumsuz etkileyebilir.
Ayrıca hasadın birkaç gün gecikmesi bile ürünün pazarlanabilir kalitesini ve üreticinin gelirini düşürebilir.
8. Aşırı yağışların çiftçiye görünmeyen maliyetleri de var mı?
Evet. Islak toprağa giren ağır makineler, özellikle killi ve drenajı zayıf arazilerde toprak sıkışmasına neden olabilir.
Yüzey akışı ve erozyon, verimli üst toprağı taşıyabilir. Fazla su, nitrat azotunun kök bölgesinden yıkanmasına da yol açabilir.
Bunlara işçilik, kurutma, hastalıklarla mücadele ve pazarlama giderleri eklendiğinde yağışın ekonomik faydası azalabilir.
9. Üreticiler yağışların olumsuz etkilerini azaltmak için ne yapmalı?
Öncelikle mevcut drenaj kanalları kontrol edilmeli ve tarlalarda suyun uzun süre birikmesi önlenmelidir.
Ancak toprak makine girişine uygun hâle gelmeden ağır araçlarla tarlaya girilmemelidir.
Sebze üreticileri meyve çürüklüklerini ve yaprak hastalıklarını yakından izlemeli; dane mısır üreticileri hasat öncesinde nem ölçümü ve kurutma planlaması yapmalıdır. Ürünler güvenli nem düzeyine getirilmeden uzun süre depolanmamalıdır.
Bitki koruma uygulamalarında ruhsatlı ürünlerin etiket talimatları, yağış koşulları ve hasat aralıkları mutlaka dikkate alınmalıdır.
10. Tarım teşkilatlarına, üniversitelere ve yerel yönetimlere hangi görevler düşüyor?
Bölgesel riskler belirlenmeli, üreticiler zamanında bilgilendirilmeli ve ihtiyaç duyulan alanlarda teknik destek sağlanmalıdır.
Özellikle hasat dönemindeki ürünler için hava tahminleri, hastalık riskleri, drenaj koşulları ve hasat takvimi birlikte değerlendirilmelidir.
11. Yeni haftada beklenen serin ve yağışlı hava tarımı nasıl etkileyebilir?
12 Ekim Pazartesi gününden itibaren Türkiye'nin birçok bölgesinde sıcaklıkların düşmesi ve sağanak yağışların görülmesi bekleniyor.
Sıcaklıklardaki düşüşün ve yağışların etkisi bölgelere göre değişebilir.
Tokat'ta da sıcaklıkların belirgin biçimde düşmesi bekleniyor.
Bu nedenle çiftçilerin güncel meteorolojik uyarıları takip etmeleri, hasat planlarını yerel koşullara göre yapmaları ve kuvvetli yağış ihtimalini dikkate almaları önem taşıyor.
Beklenen yağışın her tarlada mutlaka zarara neden olacağı düşünülmemeli; risk, sahadaki koşullara göre değerlendirilmelidir.
12. Tokat açısından özellikle nelere dikkat edilmeli?
Konya, Türkiye’nin tarımsal üretim ve gıda arzı açısından stratejik öneme sahip illerinden biridir.
Konya Ovası başta olmak üzere üretim alanlarında buğday, arpa ve dane mısır gibi tarla bitkilerinin hasat takvimi; toprak nemi, sulama ve drenaj koşulları ile hastalık ve zararlı takibi birlikte ele alınmalıdır.
Özellikle sonbahar yağışlarının hasat ve tarla hazırlığı üzerindeki etkileri dikkate alınarak, üretim kayıplarını azaltacak tedbirler zamanında alınmalıdır.
Üreticilerin yağış sonrasında tarlalarını kontrol etmeleri, su birikmesi ve ürünlerde bozulma belirtilerini izlemeleri, hasat ve pazarlama planlarını hava koşullarına göre güncellemeleri yararlı olacaktır.
13- Son olarak neler söylersiniz?
YAĞIŞTAN BEREKETE, BEREKETTEN KAZANCA
Yağış gökten gelen bir nimettir. Barajları doldurması, toprağı beslemesi ve üretime katkı sağlaması büyük bir avantajdır.
Ancak bu nimeti korumak ve ekonomik kazanca dönüştürmek; doğru zamanlama, teknik bilgi, planlama ve etkili tarım yönetimi gerektirir.
Unutmayalım: Tarımda başarı yalnızca ne kadar yağış aldığımızla değil, bu yağışı ne ölçüde verime, kaliteye ve çiftçinin kazancına dönüştürebildiğimizle ölçülür.