Dedem, babam ekmek için gurbetteydi.

Ben Tokat’tayım.

Ama gidenlerle muhabbetimiz Tokat.

Giden dönerim diye gidiyor.

Pandemi, ekonomik belirsizlik, şehirlerin karmaşası, Tokat’ta iş olsa gideriz düşüncesini ağır bastırıyor.

Memleket hasreti, gurbettekiler için sızı, bir özlem…

Güzel şehrimizden büyükşehirlere uzanan bir göç yolu, yıllardır gençlerimizi, hayallerimizi alıp götürüyor.

Peki, ya bu yolu tersine çevirebilirsek?

Ya Tokat, sadece özlediğimiz bir memleket değil, aynı zamanda üreten, gelişen ve gençlerimizi kucaklayan bir şehir olsa!

Bugün, Tokat’ta iş olanaklarının artırılması için atılan her adım, bu hayali gerçeğe bir adım daha yaklaştırırdı!

Özellikle beyaz yaka çalışanlar için nitelikli istihdam alanlarının oluşturulması, tersine göçün kapısını aralardı.

Büyük şehirlerin kaotik temposuna mahkûm olmadan, memleketimizin toprağında kök salmak isteyen gençler için bu bir umut ışığı olsa!

Dikkat ederseniz pek umutlu yazamıyorum

Neler yapılabilir, herkes biliyor, ama adım atılmıyor.

Geçen hafta köşe yazımda ‘Bu yazımı, Tokat'a 27 milyon dolar yatırım yapmak için yer bekleyen yatırımcının verdiği dosyanın kaybolması sonrası kurumun penceresinden "dosyanızı bulduk" diye bağırtan bir sistemsizlik, önemsemezlik, ciddiyetsizlik üzerine yazdım’ demiştim.

İş adamı Sami Ülkü, 6 ay önce ‘Niksar Sarıyazı 5 yıldızlı kaplıca otel kompleksi ve 35 bin m2 cam sera proje tanıtım toplantımıza katılım sağlayan milletvekillerimize ve sayın misafirlerimize çok teşekkür ederiz. Artık icraat zamanı’ diye paylaşmıştı.

Bizimkilerde haberi ‘ İş’te Tokat Tarım Sanayi Ticaret Girişimcileri Derneği, Tokat’ın Niksar ilçesi Sarıyazı mevkiinde tam 30 milyon dolarlık bir yatırım projesi başlatıyor. Bu proje, Tokat’ın ekonomik kalkınmasına ve turizm potansiyelinin artmasına büyük katkı sağlayacak. Proje kapsamında, modern konaklama alanlarından spor tesislerine, alışveriş merkezinden tarım teknolojilerine kadar birçok yenilik hayata geçirilecek’ diye yapmışlardı.

Ne oldu dedim.

Ve pencereden dosyanı bulduk diye bağıran bir sistemden bahsetti Ve oturdum hırsımdan ağladım dedi.

Benimde ağladığım zamanlar çok oldu.

Kızdım, dağlara kaçtım.

Gölge etmeseniz, bazen çok şey yapmış olursunuz diye düşünmedim değil.

Kanal 60 TV uydu yayıncılığı döneminde Tokat’ı, Tokatlıyı sevmediklerini, sadece Tokat’ı kullandıklarını iliklerime kadar hissetmiştim.

Şimdi olur mu diye hayal kuruyorum ben yine.


Tokat, sadece geçmişiyle değil, geleceğiyle de gurur duyacağımız şehir olmalı.

Gurbette, memleket hasretiyle yaşayanlar eminiz böyle bir vizyon olsa, bu değişimi desteklemeye hazırlar.

Uzun bir süre Ankara ve İstanbul geçmişi olan birisi olarak söylüyorum, şehirler beton yığınlarına dönüşürken, Tokat’ın doğası, kültürü ve sıcaklığı bize bir başka hayatın mümkün olduğunu gösteriyor.


Tokat’ı üreten, gelişen ve burada doğan gençlerimizi kucaklayan bir şehir yapmak düşüncesi bir hayal olarak burada kalsın.


Belli mi olur imkânı vardır.

Konuştuğum gurbete gidenlerin hayali, memlekete dönmek, toprağa kök salmak!

Haydi bir yol açın devleti koruyacağız diye düşünürken, devletin hizmet etmekle mecbur olduğu milletimizi, Tokatlıları umutsuz bırakmayın.

Ya Bir Yol Bulun, Ya Bir Yol Açın, Ya da Yoldan Çekilin.

Lütfen bu şehre yazık etmeyin.

Vesselam

Hüseyin Kömür