Düğünler, sevdiklerimizin en mutlu anlarını paylaştığımız, neşe ve umut dolu özel günler. Eskilerin deyimi ile boşanmaların çok olduğu bu günlerde ihtiyaç olan “Allah tek yastıkta kocatsın” diyerek genç çiftlerin yeni başlangıçlarına ortak oluyoruz.
Son yıllarda düğünler, gösteriş uğruna girilen borçlar düğün sahiplerini, otopark kaosu, sağlığı tehdit eden yüksek sesler ve trafik güvenliği sorunları da bu mutlu güne ortak olmak için giden dostları zora sokuyor.
Özellikle Geyras bölgesindeki düğün salonlarında yaşanan bu problemler, hem çiftlerin hem de misafirlerin keyfini kaçırıyor.
Bu yazıyı, düğün sahiplerini, salon işletmecilerini ve yetkilileri uyarmak için kaleme aldım.
Hafta sonu, Geyras’ta üç düğüne katıldım.
Dostların mutluluğunu paylaşmak güzel olsa da, her düğünde aynı sorunlarla boğuşmak zorunda kaldık.
Geyrasta’ki düğün salonlarının çevresinde akşam saatlerinde trafik adeta felç oluyor. Araçlar, iki, üç sıra yan yana park ediliyor; bu da hem trafiği içinden çıkılmaz hale getiriyor hem de ciddi güvenlik riskleri oluşturuyor.
Düğün çıkışlarında yaşanan trafik kazaları, hatta ne yazık ki ölümlü vakalar, bu sorunun vahametini gözler önüne seriyor.
Düğün salonları, “her şey dahil” paketlerle ailelerden yüksek ücretler alırken, otopark sorununa çözüm üretmekten ısrarla kaçınıyor.
Düğün sahipleri otoparktan sorumlu değil, ancak yıllardır bu problemi görmezden gelen salon işletmecileri ve yerel yönetimler, bu sorunu çözmek için neden adım atmıyor?
Trafik güvenliği açısından durum daha da vahim.
Düzensiz parklar ve tıkanan yollar, acil durum araçlarının geçişini dahi engelliyor. Ambulans veya itfaiye gibi araçların bu keşmekeşte mahsur kalması, telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabilir.
Üstelik, otopark olmadığından trafik kurallarını ihlal eden araç sahiplerine kesilen cezalar da sorunu çözmüyor. Bölgede yeterli otopark alanı sağlanmadıkça, bu cezalar sadece vatandaşın cebini yakıyor; trafiği rahatlatmıyor.
Yerel yönetimler, düğün salonlarına ruhsat verirken otopark kapasitesini zorunlu kılacak düzenlemeler getirmeli.
Aksi takdirde, bu sorun kaos olarak büyüyerek devam edecek.
Düğün salonlarındaki bir diğer büyük sorun ise ses düzeni.
Salonlardaki hoparlörler o kadar yüksek ve kalitesiz ki, beş dakika içeride kalmak bile insanı “Hayırlı olsun” deyip kaçma noktasına getiriyor.
Dört-beş saat boyunca bu gürültüye maruz kalan düğün sahipleri ve misafirler, adeta “Allah bizi kurtarsın” diye dua ediyordur.
Yüksek ses, sadece rahatsız edici değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık tehdidi. Uzmanlar, uzun süre yüksek desibelli sese maruz kalmanın işitme kaybına, strese ve hatta kalp rahatsızlıklarına yol açabileceğini belirtiyor.
Düğün salonlarının ses sistemleri, gürültü yönetmeliklerine uygun mu?
Denetimler yapılıyor mu?
Bu soruların cevabı, ne yazık ki genellikle “hayır”.
Düğüne mi gidiyoruz çileye mi bilmiyoruz şu an. Kesilen trafik cezaları da düğün hediyesi olarak peşimizden geliyor.
Bu sorunlar, şu an çözümsüz gözüküyor.
Yerel yönetimler, düğün salonlarına ruhsat verirken yeterli otopark alanını zorunlu kılmalı. Salon işletmecileri, otopark kapasitesini artırmak için çevredeki uygun alanlarla anlaşmalar yapmalı.
Trafik güvenliği için ise emniyet birimleri, düğün saatlerinde yoğun bölgelerde trafik akışını düzenleyecek önlemler almalı; örneğin, geçici trafik yönlendirmeleri veya ek trafik polisleri görevlendirilebilir.
Ceza yazmak yerine, önleyici çözümler üretilmeli.
Ses sorunu içinse, salonların ses sistemleri düzenli olarak denetlenmeli ve gürültü sınırlarını aşan işletmelere yaptırım uygulanmalı. Düğün sahipleri de bu konuda bilinçlenmeli; daha kaliteli ses sistemleri talep etmeli ve misafirlerinin sağlığını riske atmamalı.
Aslına bakarsanız Bolu Kartalkaya’da otel yangını sonrası konaklama sektöründen çok ciddi yaptırımlar geldi. Düğün salonlarında da aynı durum olmalı.
Önlem almak için illaki büyük felaketler yaşanmamalı.
Geyras’taki bu sorunlar, sadece düğün sahiplerinin değil, Tokat’ın meselesi.
Yetkilileri göreve, salon sahiplerini sorumluluğa davet ediyorum.
Sizce bu çileye dur demek için başka neler yapılabilir?
Görüşlerinizi mesaj olarak yazın.
Vesselam
Hüseyin Kömür