Abi ne yaptınız?
Ne yapmışız ki?
Tüm tarım birliklerini Tokatlılar aldı.
Nasıl başardınız?
Uluslararası Basın Konfederasyonu’nun (UBK) düzenlediği üç günlük program kapsamında, Türkiye’nin dört bir yanından gelen gazetecilerle Çanakkale’de Marmara Bölge Çalıştayı’ndaydık.
Sohbetler koyulaşınca konu Tokat’a geldi. Kemal Yazıcıoğlu, Yusuf Beyazıt ve tarım birlikleri derken, Murat Onur da yıllardır doğaya olan sevgimle dalga geçer: “Arılar vız vız...” diye takılır.
O an içimden geçti, başarı, Anadolu’nun sakin yaylalarında, bazen arı vızıltıları arasında, alın teri ve samimi bir sevda ile filizlenir.
Tokat’ta yaşanan tam da bu.
Sessiz, mütevazı ama yüreği kocaman bir il...
Yıllardır Tokatlı arıcılar, kovanlarını sırtlayıp gözlerinde umutla dağlara, yaylalara çıkardı. Varroa ile boğuşur, kaliteli ana arı bulmakta zorlanır, ballarını hak ettiği değere satamazdı.
Ama bir gün bir avuç insan “Yeter” dedi.
“Bu iş böyle gitmez” dedi.
Ve o günden itibaren her şey değişmeye başladı.
Birlik oldular. Gerçekten birlik oldular.
Varroa ile toplu mücadeleyi sahaya indirdiler.
Damızlık ana arı üretimini güçlendirdiler.
Kendi paketleme tesislerini kurdular, Topçam markasını çıkardılar.
Atık mumdan yeni değer yarattılar, organik projelerle doğaya daha nazik dokundular.
Bu yolculukta nice emekçi vardı.
Ve bu emekçilerin yanında, onlara inanan Tokat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Demir yürüyordu.
Ali Demir’in vizyonu ve azmiyle Tokat arıcılığı sadece üretimde değil, disiplin ve kardeşlikte de yükseldi.
Koloni başına verim arttı, balın kalitesi konuşulur hale geldi, Topçam balı gururla sofralara kondu.
Ve sonra o anlamlı an geldi.
Tokat Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Ali Demir, Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği’nin Genel Başkanlığı’na seçildi.
Alkışlar, tebrikler yükseldi...
Ama asıl duyguyu, Tokat’ın dağlarında, arılarını seven nice emekçinin gözünde okumak lazımdı. Balını tükettiğim arıcı Hakan Elibol “Bizim emeğimiz, bizim mücadelemiz ülke çapında kabul gördü.” dediler.
Hakan Elibol ne diyordu beni kovanlarını gezdirirken “Biz işimize âşığız. Toprağımıza bağlıyız. Rabbim izin verdikçe de arının izinde, toprağın kalbinde üretmeye devam edeceğiz”
Bilinç bu.
Arı, doğa aşkı.
Bu, sadece bir başkan değişikliği değildi.
Bu, alın terinin, azmin, doğru iş yapmanın ve kardeşçe dayanışmanın zaferiydi.
Ali Demir’in başkanlığında Tokat, arıcılıkta “yapılabilir” denilen her şeyi gerçekten yaparak gösterdi.
Artık Tokat modeli, Türkiye arıcılığı için bir yol haritası haline geldi.
Şimdi Tokat’ın ballı rüyası, Türkiye’nin dört bir yanına yayılmayı bekliyor.
Eğer Ali Demir’in liderliğindeki bu yaklaşım ülke geneline sirayet ederse, sadece bal üretimi artma<, kırsal kalkınacak, arılar çoğalacak, doğa yeniden nefes alacak.
Hepimiz artık iyi biliyoruz, arıcılık sadece bal demek değil.
Arıcılık, hayat demek.
Arıcılık, gelecek kuşaklara bırakabileceğimiz en tatlı miras demek.
Tokat, sessiz sedasız bir destan yazıyor.
Ve bu destanın en güzel yanı, daha yeni başlıyor olması.
Belki bir gün, bir kaşık Tokat balı tadarken içiniz ısınacak ve “Burada bir insanın büyük hayalleri, büyük bir sevgisi ve büyük bir emek vardı” diyeceksiniz.
Tokat’tan, arıcıların emeğiyle bütün Türkiye’ye bal tadında selamlar...
Vesselam
Hüseyin Kömür