Yok, bolluk içerisinde yokluk çeken bir il Tokat.

Şehirler proje, yatırım, iş, yeni organize sanayi alanları ile yarışırken bizde ne var dersiniz?

Boş boş adamlar.

Tokat Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi, Esnaf Odaları…

Kimsenin babasının dükkânı değil buralar!

Ama yıllardır bir avuç koltuk manyağıburaları kendi özel çiftliği sanıyor.

Aynı suratlar, aynı koltuklar, aynı bayat ayak oyunları…

Esnaf zam üstüne zam yiyip, kredi altında ezilip dükkân kepenk indirirken,

bunlar hâlâ “Bu koltuk benim, bırakırsam ölürüm’ diye nöbet tutuyor.

Babasından miras kalsa akrabaları arasında kan gövdeyi götürürdü.

Koltuğa oturmak için!

Ama konu Tokat esnafı olunca birden en semiz, en tüylü yolunacak kaz görüyorlar.

Hem de tüylerini yolarken keyiften ıslık çalıp, “Esnaf bize dua etsin” diye egolarını besliyorlar.

Bu şehirde “iş” diyen, “hizmet” diyen, Tokat’a gerçekten fayda üretmek isteyen düzgün adamlar var.

Faydasızlara, kişisel çıkar peşinde koşan bu asalaklara mecbur değil Tokat!

Tokat’ın geleceği, kimsenin kişisel ikbalinden daha değersiz değil.

Peki bu koltuk sevdalıları hâlâ neden tepemizde taht kurmuşlar?

Altın mı yumurtluyorlar lan bunlar?

Ankara’dan bir iş adamının yıllar önce çok net söylediği gibi:

Yumurtlamıyorlar!

Sadece koltukta oturup, esnafın derdinden gaz çıkarıyorlar.

Hem de kokusu bütün Tokat’ı saran, burnumuzu tıkayan cinsten!

Oda kasası şişerken esnafın cebi delik deşik…

Ne güzel denge ama!

Yumurtlamadıkları yetmez, koskoca Tokat’ı da küçültüyorlar.

Meclis başka baş, başkanlık başka türlü oynuyor.

Bir birinize güvenmiyorsunuz, Tokat size neden güvensin.

Tokat’ın potansiyeli çöpe giderken bunların egosu şişiyor.

Kira, kredi faizleri boğazına kadar çıkmış, ama hâlâ “Benim dönemim”, “Bizim devrim” diye fiyaka yapıyorlar.

Fiyaka güzel de kardeşim, esnaf bu kadar dertli iken, sen koltukta selfie mi çekiyorsun?

“Hizmet ettim” diye mi poz veriyorsun?

Esnafın, tüccarın, alın teri döken herkesin sesi olması gereken bu kurumların başına,

“iş” ve “hizmet” diye derdi olan insanları getirmek, Tokat esnafının en acil görevi değil, boynunun borcudur.

Koltuk sevdasına teslim olmuş bu çürümüş yapıyı değiştirmek zorunluluktur.

Kafalarını kesmek demiyorum…

Ama o koltuklardan indirmek için ne gerekiyorsa yapmak, Tokat esnafının en doğal, en tatlı ve en zevkli hakkıdır!

Bu şehir kimsenin kişisel ikbal aracı değil.

Hepinizi de gördük bir işe yaramıyonuz!

Kimseyi ayırt etmedim, faydasızlar topluluğu, hepiniz koltuk manyağı olmuşsunuz.

Vesselam

Hüseyin Kömür